Yonetmen Elif Savas'la roportaj- Brian Mahoney, Chronogram Gazetesi Aralik 1999
"Sadece telefon ettim; kendilerine cok durust davrandim ve kim oldugumu ve bu konuyla neden ilgilendigimi anlattim. Ondan sonra tanisalim, dediler ve herbirinin evine gittim ve bazen kendileriyle 3 saate yakin konusarak durustlugume ve iyi bir film yapmaya calistigima, konusmacilari kullanmaya veya kotu bir bicimde sergilemeye niyetim olmadigina ikna etmeye calistim. Endiseleri bir kadin olmam veya yeni bir yonetmen olmam degil, genc oldugum icin siyasi hayati pek bilemeyecegim idi. Ornegin bir sagci politikaci, solculari filmde daha cok konustururum da film solcu propagandasina doner diye korkuyordu."
"Belki cok kucuk ve naif oldugumdan sokakta olmaktan hicbir zaman korkmadim. Bizim okulu tariyorlardi ve vurulmamak icin siralarin altina giriyorduk. Ama bunlar bize hep buyuk bir oyun gibi geliyordu. Ne oldugunu anlamadik. (Ordu hukumet 1980'lerde) cocuklarin kafasindan politikayi silmeyi guduyordu. Biz bilincsizdik. Herkes herseyden cok Amerikan filmlerine merakliydi."
"Belki medyadan uzak duran insanlara daha cok saygilari var. Ordu nasilsa kendisini gunluk hayattan uzak tutuyor. Ayrica cok egitimliler. Politikaci olmak icin okula gitmek zorunda degilsiniz- bir gun politikaci olmaya karar verirsiniz, o kadar. Hicbirseyden haberdar olmaya gerek yok, etrafinizda bu imaji yaratabilirsiniz. Turkler bunu goruyorlar, ayrica politikacilarin bir gun solcu, bir gun solcu gibi davrandigini da goruyorlar. Insanlar orduya daha cok guveniyorlar, cunku ordu onlar icin hep orada."
"Eger politikacilar normal davransalar, ordu mudahale etmek zorunda kalmaz. Darbenin harika birsey oldugunu soylemiyorum; bence ordunun baba figuru gibi tepemizden bakmasi Turkiye icin cok utanc verici birsey. Ama durumu anlamaniz icin orada yasiyor olmaniz lazim, cunku politikacilar oyle bir yuze goze bulastiriyorlar ki, gercekten sokaklara cikip yardim edecek bir asker arar oluyorsunuz."
Produktor Brian Felsen'le roportaj - Ann Morrow, Metroland Gazetesi, Aralik 1999
"Daha once hic politik olarak aktif olmamistim, ancak tesadufen Turkiye Cumhuriyeti'nin 75. yildonumu idi," diyor Felsen kendisinin ve esi Elif Savas'in Turk tarihine nasil kapildiklarinin hikayesini anlatirken. "Kutlamalar sirasinda Turkiye'de yasiyorduk ve biz laik yuruyuse katildik. Mumlar ve milli kahraman Ataturk'un resimlerini tasiyan binlerce insanla "Turkiye laiktir, laik kalacak" ve "Turkiye seriatla yonetilemez!" diye bagiriyorduk.
"Ordu zoruyla Demokrasi" fikri hem ilginc, hem tuhaf, hem de kafa karistirici." Oyle ilginc ki, Felsen ve esi bu konuda bir dokumanter film yaptilar. DARBE, dijital-format dokumanter, ender bulunur goruntuler gosterirken ordu otoritesi ile sivillerin Turkiye'deki cekismesini anlatiyor. Turkiye'nin politik kargasasindan buyulendigi kadar, Felsen ayni zamanda Turk halkinin alakasindan da etkilenmis.
"Insanlar hayret edilecek kadar aktifler. Biz bu ulkeleri Amerika'dan daha naif kabul ederiz ama tam tersi. Insanlar etraflarinda olanlardan haberdarlar. Bu deneyim benim icin hem keyifliydi, hem de kulturel bir sok oldu."
"…Konustugum kisiler orduya bagliydilar ve gelip bir darbe yapmasini umidediyorlardi. Insanlar ordunun Basbakani dusurmesi ve kendi istedigi kisiyi basa gecirmesini, bu kisinin daha demokratik olacagi umidiyle istiyorlardi.,Ben bunun cok celiskili oldugunu dusunuyordum. Amerika Birlesik Devletleri'nin destekledigi bir demokrasinin ordunun korumasina ihtiyaci olmasi cok tuhaf. Ben ne onemli bir olayin olustugunu anlayana kadar Turkiye'de bir yil gecirdik...ordu yonetimdeki dinci partiye diyor ki: 'Asagi ineceksin, ya da onceki 3 darbede olanlar yine olacak.' Refah Partisi gercekten indi ve ordu yeni bir Basbakan gorevlendirdi, ama hala bazi dinci belediye baskanlari gorevde."
Ciftin daha once gorulmemis goruntuler bulmasi ve yuksek dereceli kisilerle roportaj yapmasindaki basari zamanlamada. "Turkiye; cok partili sistemle yonetiliyor ve politik hava cok cabuk degisebiliyor. !998'de essiz bir firsat yakaladik. 97 darbesi muhtira seklindeydi ve sokaklarda pek olay yoktu. 1980 darbesine kadar olan olaylarin ortasinda bulunmus ve simdiye kadar konusmaya niyeti olmayan kisiler simdi konusmaya hazirlardi. Bazi asiri gorusluler artik korkmuyorlardi. Ayrica 1960 darbesine katilanlar simdi daha yaslilar- hala hayattalarken onlarla konusabilmemiz bizim icin buyuk sans. Iki ay kadar once filmde konusan bir general kalp krizinden oldu."
Ancak Felsen en cok filmin tarafsizligiyla gurur duyuyor: "Ben ve Elif kendi fikirlerimizi filme yansitmama hedefindeydik. Filmin sordugu sorulardan biri abstrakt Amerikan demokratik idealinin kuresel olarak yasanip yasanamayacagi. Ben, bizim cok karmasik bir olayi kapsamli bir tartisma ortaminda anlattigimiza inaniyorum."