Yazmayacağım işte!

Ülkenin hali hazırda en önemli gündem maddesi olabilir, ancak enteliyle, dincisiyle, faşistiyle, naifiyle, en zekisinden en gerizekalısına kadar, hiç ayırd etmeden öyle pespaye ve vıcık, rezil, çirkin, aciz, insanları boğazlarından kıskıvrak yakalayıp çamura atan bir konu ki türban konusu, yazmayacağım hakkında.

Ben çocukların her kılıkta öğrenim görmesinden yanayım. Ama özgürlükten, temel değerlerden bahseden üniversitelerin içinde. Kafaların kemikleştirilmediği, ezilmediği, serumlarının yağ niyetine akıtılmadığı, ögretmenlerin burunlarından kıl aldırdığı, yayınlanan eserlerin başkalarından aşırılmadığı, torpilsiz eğitim yuvalarında. O zaman çocuk türbanlıymış, saçını mora boyamışmış, hiç farketmez. Medeni ve ilmi insanlar yetişir.

Ortamı hastalıklı üniversitelerde türbanlı çocuklar, türbansız çocuklar, bunların birbirine girmesini kim önleyecek? Bunların birbirlerini it sürüsü gibi görmelerini kim önleyecek? Kafalarını örttüren, açtıran, kazıttıran, boyattıran etkilerden sıyrılmayı, en azından kuşkulanmasını öğretmesi gereken yüksek eğitimi kim verecek?

Lise havasıyla, ezberci ve didaktik üniversitelerden türbanlı türbansiz öğrenci mezun olsa ne olur? Olmasa ne olur. Zaten üniversiteler meslek lisesinin meslek de edindiremeyen bir çeşidi gibi bir yerler.Çenesinin altıymış da bilmemne, koskoca adamlar, neredeyse kanunlara fotoğraf koyacaklardı. Bu kadar bir fikri yazıya vurmaktan acizlik varken, şımarıklık içinde, gündelik rüzgarlara kapılmış, bir hedefi olmadan yuvarlanıp giden bir millet.

Başı açık bir sürü kadının kafasının içi hurafe dolu. İlmi gerçekleri ülkenin gündelik hayatına geçiremedik. Salağın teki, yaya geçidinden geçen birine çarpmış. Öldürmüş, öldürmemiş, konu o değil. Saçlar açık, saçlar boyalı. Niye yol vermedin diyene, ama yol veren kim var ki, diye, herhalde Taliban’ın çadırlı karılarından farksız, cehalet kokan cevap verebiliyor. İşte ben bu medeniyetten, bu ilimden bahsediyorum. Türbanlı, türbansız, çuvala sokup şöyle bir sallasan, kafasının içinde hepsi aynı çıkacak. Biz, türban leşi ortasında dikkatimizi toplamamız gereken konuları, önem sırasını kaybettik.

8 Comments

  1. Çıldırtıcı değil mi? Yaya geçidinde üstelik de bana yeşil yanarken üzerime araba süren o kadar çok kişi oluyordu ki Ankara’da… Koşarak geçmek zorundasın yaya geçidinde, sanki lütfen bekliyorlar. Hollanda’da trafik ışıklarının olmadığı yaya geçitlerinde adımını atar atmaz arabalar durup beklemek zorunda. Türkiye’den yeni gelmiş bizler birkaç ayda ancak alışabildik bu duruma.

  2. üniversitelere türbanlıları almayarak dinci kızları elediğini zanneden eğitim sistemimiz, dinci erkekleri nasıl ayırmayı ve elemeyi düşünüyor üniversitede merak ediyorum?

  3. Gaykedi dogru soylemis. Gecen gun gazetede yaziyordu, turbanli kiza oku, sonra da evinde otur diyorlarmis. Oysa 15 sene once ben fakultede ogrenciyken bizim okulu imam hatip mezunu bir suru erkek istila etmisti bile. Ozellikle de kamu yonetimi ve maliye gibi, mezun olduklarinda devletin idari bolumlerine yerlesebilecekleri bolumlere girmislerdi. Amaclari devlet idaresini ele gecirmekti, iste simdi meyvalarini topluyorlar, yerlestiler, yukseldiler bile. Gecmis olsun!
    Imam hatiplilerin universiteye girisini sagladiklarinda yollar acilmisti, simdi turbani universitelere sokmak onlara cok is degil aslinda, agirdan almalari yapamiyacaklarindan degil! Alistiriyorlar!!!
    Ben bundan on sene once Ankara belediyesinde calisan bir suru turbanli kiz gormustum, ilkinde yadirgamis, sonra da gozum alismisti. Oyle olacak iste…

  4. Elif yazdıklarında haklısın… Şu sıralar türban kadınların başından çok, tepemizdeki abd emperyalizmini, hakların eşitsiz ve adeletsiz dağılımını, yağma düzeninin tam gaz devamının sağlanmasını ve daha pek çok şeyi örtüyor…

    Olumsuz olan her bi halta karşı birlikte mücadele etmemiz gereken insanlarla aramıza ‘türban’ sayesinde dikenli teller çekiliyor. Filler tepemizde tepişirken altta biz çimenler ezilip gidiyoruz.

  5. Elif hanım, blogunuzu yeni keşfettim, keyifle okuyorum. Türban ile ilgli 1-2 şey söylemek istiyorum.

    Türkiye 2 farklı fundamentalizm arasında sıkışmış durumda. biri türbanı hiç bir yerde taktırmam diyor, diğeri her yerde taktırırım diyor. bu iki baskı arasında çözümü çok basit olan bu krizini aşamıyoruz. lanet bir iş. şuanda tartışmamamız gerekiyordu bunu. bir özgürlük açılımı olacaksa, bu bir paket olmalı, sadece türbanla ilgili değil başka alanlarıda kapsamalıydı. Ama o zaman AKP, MHP yi yanında bulamazdı. tek anlaştıkları konuda buluştular ve türkiye’nin içine ettikler 3 haftadır.

    aslında ahmet nesin’in dediği gibi düşünce özgürlüğü geriye doğru işlemez, yoktur. olduğu zaman iran’a giden yolu açarsınız. biliyorsunuz iran rejimide şahı devirdikten sonra şeriatı demokratik yollarla kabul ettirdi. referandum yaptı.

    Arkadaşlar diyorlarki batıda hiçbir üniversite türban yasak değilmiş. yasak değil elbet, onların türban gibi siyasi bir simgesi yok. ayrıca onlar bizim yaptığımız gibi yeni nesillerini geçmiş özlemi ile yetiştirmedi. hiç öyle bir kaygıları yok. aslında bizde de yokta, benim gibi 1-2 aklı evvel kendince kaygılanıyor işte. yoksa herkes memnun görünüyor. ses çıkaran yok doğru düzgün. batı ile türkiye universiteleri bu konuda kıyaslama yapılacaksa nobel ödüllerimizi kıyaslayalım. göreceksinizki 85 yıllık tarihimizde alınmış 1 tane nobel ödülümüz yok.

    nasıl osmanlı endustri devrimi kaçırdıysa, nasıl bilişim devrimini kaçırdıysak şuanda da genetik devrimini kaçırıyoruz. ama kimsenin derdi değil. herkes bir bez parçasına takmış durumda. alın takın istediğiniz yerinize. göreceksiniz bu bizi çok ileri taşıyacak -arap ülkeri arasında-

  6. + bir şeyda eklemek istiyorum. Almanya’da gamalı haç lı bir tişörtle universiteye girmeyi deneyin bakalım, düşünce özgürlüğü nasıl oluyormuş görürsünüz.

  7. Sefer, hosgeldiniz!

    Iyice sarpasaran bir konuda, seviyelerini koruyamayan (belki de seviyeleri bu kadar ve gayet iyi koruyorlar!) devlet adamlarimizin izini suren bir milletten medeni olmayi nasil bekleyebiliriz? Her iki taraf icin de gecerli bir problem…

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


one × four =