Sözlük anlamıyla eşcinsel evlilik

Amerika’da eşcinsel hak savaşımı bitmedi. Sonuna kadar devam. Iowa mahkemeleri eşcinsel evliliği onayladılar da, bir nefes aldık. Hedef Yüce Mahkeme ama ona da sıra gelecek. Etrafındaki zinciri daralta daralta.

Eşcinsel evliliğe karşı çıkanlar bir İncil’i gösteriyorlardı, bir de sözlükleri. İncil şöyle böyle dermiş, sanki ülke ülke değil, papatokrasi! İncil’de daha neler neler diyor. Bu tartışmaya girdik mi, yandı gülüm keten helva.  Dinle yönetilen ülkelerde elbet bu düz beyinlilere de yer vardır. Orada artık bütün kutsal kitapları açıp kol mu kesecekler, ne yapacaklarsa yapsınlar.

Sözlük işi enteresan. Bir kelime sözlüğe girdi mi, bolca kullanılırlık ve açıklamasında bir anlaşma hali gösteriyor. homofobikler de evliliğin anlamını çıkarıp çıkarıp burnumuza sokuyorlardı. Ancaaaak! En önemli İngilizce sözlükler evlilik kelimesinin anlamını değiştirmeye başladılar.  Mesela Webster Sözlüğü, aynı seksten evliliği de evlilikten sayıyor. Ve Oxford English Dictionary! Bu sözlükler, Türkiye’de kolej veya yabancı dille eğitim yapan üniversitelerden geçen herkesin aşina olduğu, çok önemli sözlüklerdir.

“A union between two persons having the customary but usually not the legal force of marriage: a same-sex marriage.”

Ha! Utanç verici evlilik yasağı bütün İngilizce konuşan ülkelerde alaşağı edilince, cümlenin but’dan sonraki kısmına da gerek kalmayacak.

Türkçe’ye çevirmesi zor. Birisi iyi bir tercüme yaparsa buraya koyacağım. Kısacası, geleneksel olarak yasaların saydığı ama aynı cinslerin evliliğinde geleneksel olarak yasaların saymadığı, iki kişi arasındaki birliktelik.

Sırf aşırı uç olmuş olmak için yazmıyorum ama yasalar hakları tam yerine oturtabilse, bence birden fazla kişinin birbiriyle evlenmesinde de hiç sakınca yok. Kimseyi bir grup içinde evlilik yaşıyor diye aşağılayacak değilim. Ama dini evlilikleri hukuki evliliklere dönüştürmeden, üstelik kimin üzerinde kimin hakkı var konuları açıklığa kavuşmadan, içine atlanması cesaret isteyen bir iş.

Bir adamla (veya kadınla) başa çıkamıyorum, üç kişilik, hele dört kişilik evlilikle hiç başa çıkamam cinsi endişeler bir tarafa. Ben başa çıkabilenden bahsediyorum.

(Sperm yemeklerinden bahsetmiştim, bari insan eti yiyin gibi yorumlar geldi. Bu sefer de bari hayvanlarla da evlenin diye yorum yazma zahmeti etmeyin, a dostlar. Hayvanlarla evlilik işine rıza konusu girer ki, bizim ülkede rızasına başvurulmamış pekçok kız hayvan oğlu hayvanlarla evlendiriliyorlarsa, belki önce o hayvanların eşeklerle evlenmesine yasal onay vermek lazımdır. Hayvanlarla- her türünden- evlenilmesine şahsen ben karşıyım.)

Ünlü bir psikolojik hastalıklar kitabı vardır burada. Şu şu davranışlar veya bozukluklar, şu şu psikolojik hastalığa denk düşer gibi. Homoseksüellik o kitaptan çıkmak için ne bilimsel savaşlar verildi! Sözlüklerde sapık kelimesinin anlamında örnek gösterilmekten! Adım adım insan olmaya yaklaşıyor muyuz, ne? Belki birgün saplantılı kelimesinin açıklaması homofobik olur.

Geçenlerde beni Türkiye’de bir yemeğe davet ettiler. Tabii gidemedim. O zaman bir yazı yazın, bir arkadaşınız okusun dediler. Gayganzemin benim için gidip okudu. Sağolsun, sevgili arkadaşım.

Yazıyı aşağıya koyacağım. Pek kendini beğenmiş bir davranış gibi geldi diye, bayağı süredir bekletiyorum. Ama sonra düşündüm; internet acaip şey. Bazen bir ufacık şey yolluyorsunuz, havada gidiyor, gidiyor, bir insanın yüreğini buluyor. Orada yüreği zaten bizlerle olan birkaç kişiye ulaşmıştı. Şimdi internete koyup, arkasından kocaman bir üflüyorum ben.

………………………………..

Sevgili Türk Gay Club,


Beni davet ettiğiniz için çok mutlu oldum. Ne yazık ki sizlere katılmam mümkün olmadı. Ama bu mektup vasıtasıyla hepinize sevgilerimi yollamak istiyorum.


Bir süredir homoseksüellerin haklarının kazanımı uğraşılarına katılıyorum. Aslında gey hakları, insan hakları teriminin biraz takmış takıştırmışı değil mi? Türkiye için lükstür, başka acil problemler varken bununla mı uğraşacağız diye düşünenler olabilir. Ben Türkiye için hiçbir ilerlemenin, hümanizmde bir adım daha katetmenin lüks olmadığını düşünüyorum. Türkiye için hiçbir iyilik, doğruluk lüks değildir. Nasıl ki bizden daha gelişmiş toplumların hastahanelerine, sokaklarına, eğitimine, kurumlarına özeniriz, homoseksüel vatandaşlarının istifade ettigi “varolma” hakkına da özeniriz. Çünkü hepimiz daha iyisini hakediyoruz. Sadece şu kesim, bu kesim değil, Türkiye’de yaşayan insanların hepsi, tamamı, dini, dili, ırkı, cinselliği ne olursa olsun. Hepimiz “var olma lüksü”ne layıkız. Ancak bir birlik olunursa, toplumun her kesimi ve her cinsi için adalet istenirse, ancak toplum iki elin parmakları gibi birbiriyle kenetlenirse ilerleme kaydedebilinir. Biz kadın haklarını alamazken homoseksüellerin haklarıyla mı uğraşacağız diye, toplumun bir bölümü geride bırakılamaz. Bir bölümün hakları için savaşım verilirken, diğer bölümü, sadece çoğunluğa yabancı ve tuhaf ve belki çirkin ve ahlaksızca geliyor diye görmezden gelinemez. Çünkü özgür sayılan bir toplumda şu şahsa ait varlık hakkı kabulümdür ama bu şahsa ait varlık hakkını reddederim olmaz. Toplum hep beraber özgür değilse, nasıl özgür sayılır? Toplumun vicdanı, bir grubu ezerken, aşağı görürken nasıl temiz kalabilir? Toplum birbirine sımsıkı düğümlenmiş bir halı gibiyse bir tarafı sökülmeye terkedilmiş halıdan hayır mı gelir?


Ben, Türkiye’de bütün homoseksüeller, kadınlar, çocuklar, şu dindekiler, bu dindekiler, dinsizler, şu ırktanlar bu ırktanlar, sakatlar, açlar, eğitimsizler, ezilenler, toplum dışına itilenler haklarını, özgürlüklerini yaşayana kadar gece başımı yastığıma huzurla koyamayacağım. Çünkü bileceğim ki, şu deseniyle, renkleriyle övündüğüm halıda tahammül edilememesi gereken sökükler vardır. O çürümüşlüklere göz yumuyorsam eğer, ben de hak yiyenlerle işbirliği yapıyor sayılırım.


Biz geylere özel hak istemiyoruz. Biz, geylerin sadece ve sadece insan olmalarının getirdiği doğal haklarını istiyoruz. Zarar görmeme haklarını. Eşitlik haklarını. Başkasından ne az, ne fazla. Nefret ettikleri için değil, sevdikleri için küçük görülen, dışlanan bir grup insanın var olma haklarını istiyoruz. İnşallah müsait bir zamanda değil. Belki ileride değil. Uygun ortamda değil. Sonra düşünürüz değil. Yarın değil. Şimdi.


Türk Gay Club’ın ailesiz kalmışlara yuva olmasını diliyorum. Kalbim sizlerle.

16 Comments

  1. Escinsel evliligi tartismasinda rahip bir hanim (Kilisesi karsi olmayan gruptan, burada karsi olan kiliseler de var), escinsellerin evliligine geleneksel olmadigi icin karsi cikan hanima: “Tarih boyunca evlilik gelenegi degisime ugramistir, cok karili, cok kocali evlilikler de bir zamanlar gelenekseldi, bundan böyle escinsellerin evliligi de geleneksellesecek” dedi.

  2. Bir dergide polygamous marrige ile ilgili uzun bir yaziya denk geldim. Amerika’da bu turden ne cok evlilik varmis! Halbuki genelde cok karililik muslumanlara bicilir. Isin baska boyutlari da varmis. Iki taraf da gayet guzel goturuyor evliligi, yapilan roportajlar o yondeydi…Ufku aciliyor insanin!

    Gecen birisi bir video yollamis, bir reklam. Gun gelecek herkes sana insan diyecek diyor!
    Sirf insan olmaktan dolayi her duygu onay mi gormeli, hic mi olmazi yok, an gelecek butun sInIrlar insan haklari, ozgurlukleri yuzunden kalkmali mi denecek?

    Herseye alisiliyor, escinsellik benim icin artik siradan, oyle cok konusulup oyle cok
    savunuldu ki tabii diyor insan, en dogal hak bu, kime ne. Ikna olunuyor. On sene once boyle degildim ama…

    Ama bu yol nereye gidecek diye de dusunmuyor degilim, kardesin kardesle evlendigi gunleri de normal buldugumuz zamanlar da mi gelecek ? Belki kimine gore simdiden dogal oylesi, niye olmasin, biri erkek biri kadin! Ya da ikisi de erkek, ikisi kadin! Ya cocuklari? Aile kavrami ne olacak? Degerler?

    Benim kafam karisik anlayacagin. Belki de bazi gelenekselliklerimden kurtulamiyorum. Kurtulmak mi lazim ona da emin degilim!

  3. Cano, bak bu konularda ne dusunuyorum: once evliligin herkes icin anlami. Evlilik bir iliskiyi ahlak sinirlari icine sokmak midir, yoksa yasalar karsisinda iki insana birbirleriyle birlikte olmaktan dogan haklar mi vermektir?

    Yani senin evlilikten anladigin ahlakli bir birlikteligin yasallasmasi mi, yoksa insanlarin iliskiden dogan haklari mi. Boyle bakinca daha bir acik oluyor hersey. Biz ahlak bekciliginden yana degilsek, cinsin ayni olup olmamasi bizi ilgilendirmez. Ahlaki bir birliktelikten bahsediyorsak, yasaya gerek yok. Dini evlilik o isler icin zaten.

    Geleneksellikten kurtulmak dedin ya… Ben kendimin nasil yasayabileceginden bahsetmiyorum. Yani senin geleneksel olarak yasama istegine dokunan birsey degil evlilik haklari. Geleneksel olarak yasamak istemeyen, ama yasal haklarina kavusmak isteyen insanlarla ilgili. Yani kimsenin kimseye dokunmadigi, karismadigi birsey. Sen geleneksel kafaliyim diyorsun ama karakterinde herkes benim gibi yasasin diye birsey oldugunu hic gozlemlemedim ben. Yani senin gelenekselligin kendine. En guzeli, degil mi?

    Aile kavrami biri erkek biri kadin ve cocuk mu? Yoksa bu kavram simdi bizim alistigimiz modern bor kavram mi? Zenci ailelerde anneannenin buyuttugu cocuklar, uveyler, teyzeler, halalar… Bu da bir aile. Cocugunu en guzel yetistiren iki erkek de bir aile. Ailenin anlami nedir o zaman? Insanlarin birbiriyle yasamaktan huzur buldugu, guvenlik duydugu, sirtini dayanabilecegi bir kucuk topluluk. Ya da cok genis bir topluluk!

    Boyle ailelerde de degerler guclu. Ama kim kiminle seks yapmayi seviyor degerleri degil, birbirimize nasil bagliyiz, nasil destek oluruz degerleri.

    Kardesin kardesle evlendigi hanedanliklar vardi eskiden. Cocuklarin kucukluklerinden birbirlerine seksuel arzu duymasi karmasasiyla ugrasmak acisindan, bazi zorluklar var orada. Ama kime ne? Babayla cocuk ise biraz farkli sanirim. Cunku yine cocukla baba arasinda, cocuk henuz cok kucukken olabilecek seksuel iliski problemi. Riza konusu. Bak, orada isler karisiyor. Cocugu yapmak isteedigi seylere zorlanmasindan korumak icin yasak olmasi normal.

    Sirf insanlik adina, her duygu normal mi gorulmeli? Kimseye zarari yoksa, neden olmasin? Benim hayatimda olmazdir da, seninkinde olurdur. Senin hayatin benimkine zarar vermiyorsa, hayatini yasa derim! :o)

  4. Bak Elif’cim, ben de nerede takiliyorum…
    Bir erkekle bir erkegin, bir kadinla bir kadinin biyolojik olarak cocuk sahibi olma sansi yok (simdilik) Ama kardesin kardesle evliliginden dogacak cocuklarin da genetik sifrelerinden dolayi problemleri de henuz cozulemedi bildigim kadariyla. Bu yuzden herseyden once hukuken engellenmeli gibi dusunuyorum.

    Escinsellik evliliginin bence sakincasi yok varsin kanunlassin. Elbette kanunlassin…

    Ama insan olmaktan gelen bazi ozgurluklerin de toplumsal yasam adina bir yerde sInIrlari olsun. Bakis acimin dinden gelmedigini biliyorsun, ahlaki degerler acisindan ise evet SIkI bir kusaktan geldik ama dedigin gibi herkesin degerleri kendi yasam bicimine. Secimlerinden dolayi digerlerini yargilamak hic haddim degil. Benim gelenekselligim sadece genetigi karismamis cocuklarin bir anne ve baba kavrami dahilinde buyumeleri yonundeki toplumlarin daha saglam oldugunu dusunmek. Oyle bir toplumda yasamak beni daha mutlu eder. Acik yureklilikle soylemeliyim ki bu gorusumun kolay degisecegini sanmiyorum.

  5. Cano, Isvec Klisesi ensest oldugu icin, kuzenlerin bile evligine izin vermedigi ve belediye nikahi olmadigi yillarda evlenebilmek icin Danimarka’ya giden bir kuzen ciftin hikayesini dinlemistim radyoda, torun konusuyordu. Ensest iliskiye girmeyen bir grup hayvanla ilgili de belgesel izlemistim.

  6. sevgili cano;ensest ilişki ile eşcinsel ilişki arasında hiç bir benzerlik yokken bunu neden örnek verdiğinizi anlamadım..ve sınırlar diyorsunuz..insanız diye istediğimiz herşeyi yapmanın bize özgürlüğünde sınırlarını zorlatacağını düşünüyorsunuz..ama hiç ilgisi yok..insan haklarını istiyorsa..bu haklar özgürlüğün kalıplarını yırtıp geçmeyi sağlamaz..sınırlar hep vardır çünkü..sınırlarımı aşacağım diyen gerçekleri söylememiş olur..yani bizlerin bu ülkede bırakın evlenmeyi,sevdiğimiz insanla elele tutuşmamız bile iğrençleşmiş bir şey olarak görülürken, sadece haklarımızı yani insan haklarımızı mı istememiz sınırları aşmak anlamına geliyor..ve video bir okuyucumun bana göndermiş olduğu o anlamlı videoda da aslında sınırlarını aşmak isteyen hayatlar yoktu..sizce bir tekerlekli sandelyeye muhtaç olmuş o arkadaşımızın o basamakları çıkabilmeside sınırları aşmak mı olur..yada bir bebeğin dünyadaki tüm bebeklerle aynı şekilde ağlaması..
    işte bizimde istediğimiz şu ;bu hayatta insan gibi yaşayıp,heteroseksüel arkadaşlarımız gibi bir hayat sürebilmek..
    hepsi bu..
    yüreğinize çok iyi bakın..

  7. Gayyor,

    Oncelikle soylemeliyim ki benimkisi reklamdaki insan olmak sozunden yola cikarak, laf lafi acar misali dusuncede geldigim noktayi paylasmakti, yoksa reklamda karsiti oldugum hicbirsey yok.

    Escinsellikle ensest iliski arasinda bence onemli bir benzerlik var, ikisi de cinsel ozgurluk kapsaminda. Ben dusuncemi esnete esnete kendimi gelecekte ensest iliskiler hakkinda da verilecek ozgurluk davalari icinde buluverdim biran.

    Belki hatirlarsin, Almanya’da boyle bir dava vardi, cocuk bir aileye evlatlik verilmis, 23 unde ailesini bulmus, 16 yasinda kiz kardesiyle ask yasamis, ustune dort tane cocuklari olmustu. Erkek 2 yil hapis yatti bu yuzden zira Almanya ensest iliskiye kanunlarla karsi. Avukatlari onlari savunurken askdan, cinsel ozgurlukten, aile olma, cocuk sahibi olma isteklerinden cokca bahsetti ama dogan cocuklarin ikisinin engelli olmasini es gecti! Genetik bilimciler kardes evliliginden olan cocuklarin saglikli olma ihtimaline % 50 diyor.

    Bircok ulkede ensest iliski yasak ama Fransa, Belcika, Hollanda ve bilindigi uzere Turkiye’de yasak degil. Ben ozellikle Adana, Mersin yoresinde birinci dereceden kuzenlerin evliliklerine bizzat sahit oldum, mal ele gitmesin kaygisi da etken. Eski Misir’da da Kral kizkardesiyle evlenebilirmis, soylu kan devam etsin diye! Zaman icinde diger ulkelerde de yasaklarin kalkmasi icin ugrasilacak, kacinilmazi bu sanirim bu gidisle. Ozgurluk ey ozgurluk.

    Uzadi da, iyice uzatmayayim, Elif de demis cocuklar korunsun da, onun disinda ensest iliskiden kime ne? diye. Ben dusuncemde, duygumda iste henuz o noktaya gelemedim, ondan deyip duruyorum ya zaten, bir gelenekselligim var da var diye. Ya da sen eski kafalilik de, kabulum.
    Yani iki gonul bir olunca guzel de isin toplumsal, sosyo-ekonomik, saglik derken bir suru baska yonu de var beni huzursuz eden…

    Bu arada escinsel evlilik konusundaki dusuncem samimi olarak, elbette olsun. Ama Turkiye’de yasamayi sectigin takdirde mucadelen kanun sonrasinda bile yorucu olacaktir diye dusunuyorum.

    Sevgiler

  8. Cano, hakikaten laf lafi aciyor. :o) Bu konuda tek diyecegim su: escinsellik bence cinsel ozgurluk kapsaminda degil, cunku kisisel bir secim degil. Dogal bir fenomen. Ensest iliski bir secim ve dolayisiyla ekstra ozgurluk sayilabilir ama escinsellik secim degil. O zaman escinsellikte ozgurluk tartismasi, kadin olmakta ozgurluk ve kadinlara hak vermek- vermemek tartismasi gibi gereksiz bir tartisma oluyor.

    Bir de sanirim, Turkiye’de yasamayi secmek diye birsey yok. Pekcok insanin baska sansi yok veyahut orada yasamaktan memnunlar ama degismesini istedikleri seyler var.

    Turkiye’de escinsel ve mutlu olmanin en iyi yolu, cok cok unlu olmak sanirim. :o)

  9. Merhaba, ben almanyadan katiliyorum. Ve bu sayfayi tesadüfen buldum. Simdi benim bir sorum olacak. Türkiyede bir erkek ile görüsüyorum, gayemiz evlenmek ama ne almanyada nede Türkiyede buna imkan var ne yapmam gerekiyor ?

  10. Yasar, evlenmeden idare edeceksiniz. :o/ Amerika’nin bazi eyaletlerinde escinsel evlilik var ama escinsel evliligin kabul gormedigi baska eyaletlerde, uzun sure evlenmeden birlikte yasayan hetero ve homoseksuel ciftlere verilen bir hak var. Hemen hemen aynen evlilik gibi. Turkiye’de yoktur ama Almanya’da olabilir. Arastirmaniz lazim. Kolay gelsin ve bol sans!

  11. Yuh yani derim baska birsey demem size dine inanciniz yok neden seriata dil uzatirsiniz bilmem Lut kavmi gibi helak olacaksiniz bu gidisle yaziklar olsun

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


twelve − ten =