Sopin şopen şohpen şofpen hoşmerim

Kadınlar, yazarlıkları küçük görüldüğü zamanlarda erkek isimlerinin arkasına saklanarak kitap basarlardı. Ola ki okuyucunun midesi çocuk bezi, sofra sanatı vesaireden başka şey yazan kadını kaldırmıyor, hatta okumuyordur diye. George Eliot mesela. Ve Bronte kardeşler. Şimdi bunun tersi varmış. Cihata davet eden sitelerde erkekler kadın isimleriyle yazıyorlarmış. Kadın terörist çekmek için!

Kadın terörist de aynen kadın fabrikatör gibi az bulunan bir yaratık. Sadece intihar komandosu diye kullanıyorlar. Yarı insanımsı sayıldığına göre, kadın milletine söz verilecek değil tabii. Usama bin Ladin’in yakınında bir kadın! Tövbe tövbe!

Beline bomba sarıp kendiyle birlikte insan havaya uçuracak , internette içli yazılar yazan böyle sahte Aişeler, Amineler’le bulunuyormuş.

Ama ben bunu yazmayacaktım da, George Sand’dan aklıma geldi. Daha doğrusu Chopin’den.

George Sand hani Küçük Fadette’i ve daha bir dolu romanı, birkaç oyunu ve bolca makaleyi yazan, erkek isimli kadın yazar. Erkek kıyafeti giyip hem de bir de üstüne üstlük herkesin ortasında sigara filan içen (bununla ilgili sevimli bir tek perde operacık vardır- G. Sand’la değil de, kocasından gizli sigara içen bir kadınla ilgili. Kocası, kadının sakladığı şeyin sevgilisi olduğunu sanır. Halbuki! Neyse, iyice karıştırmayayım.), Baudelaire’in hakkında çok kabaca laflar ettiği, Turgenyev’in çok beğendiği biri.  (Baudelaire’in Kötülük Çiçekleri’ni okumuş olan var mı? Her yaşta başka anlamı olan bir kitap. Ben basbayağı çocukken okumuştum bir kere- ışıkları kapamaya korkmuştum sonra. korkunç olduğundan değil, insan nasıl hayatı böyle korkunç görür diye. Sonra okuduğumda kahkahalarla güldüğüm yerleri oldu. Turgenyev’in Babalar ve Oğulları benim karakterimin şekillenmesinde en önemli kitap. Meğer aynı yaşlarda Brian da okumuş! Hayatımızı mahveden kitaptır deyip güleriz hep.)

Sand büyük ihtimalle lezbiyendi. Erkeklerle çok ilişkisi olduğundan, biseksüel diyorlar ama bence o başka. Erkek karizmasına kapılan ve karizmasına kapılan erkek hayran topluluğuyla beslenen bir ışık böceğiydi gibi geliyor bana.
Ama bunu da yazmayacaktım ben yahu! Chopin’le ilgili birkaç şey öğrendim de, onu yazacağım güya. Sıra gelirse!

Chopin romantik besteci ya, ben romantik pek sevmem. Iyık, mıyık. Sevdiğim eserleri var, eserlerinde sevdiğim yerler var ama fazla baklava yemişim gibi içimi bayıyor bazen. Hele bazen bir numara çekip beni kündeye getirmeye çalıştığını hissetmiyor muyum! Hani fıskiyeler çalışsın, tüyler kalksın diye yapılmış numaralarını farkedince. İyice hoşuma gitmiyor. Kör gözüne parmağım durumu. (Tabii burada siyah şekillerle yazınca sanki Chopin’den nefret edermişim gibi birşey oldu! Yok canım! Sadece şikayetim var bazı konularda.)

Ama bilmediğim şey, o zamanlar piyanoyu bangırdatan Alman piyanistler içinde, Chopin çok narin kalırmış. Başkalarının eserlerini çalarken de, stili yumuşak- kısık sesle demek olan piano imiş. Seyircilerden “duyamıyoruz” diyenler bile çıkmış konserlerinde. O sebeple Almanya’da mesela tutulmamış. Fransa’da şansı daha yaver gitmiş. George Sand’la da yaşamaya başlayınca, kışın sadece küçük salonlarda, eserlerini çaldığı özel konserler, biraz piyano dersi ve yazın Sand’ın yazlığında hararetli bir besteleme dönemi. Böyle düzenli, sakin- en azından ortam olarak sakin, yoksa sanatçının içi sakin olmaz. Ama sakin ortam, sağanak yağış ve fırtınalı iç hayatı için en uygun ortamdır. Bakmayın fakirlikten kursağı şey olmuş sanatçı portresine siz. O bir dönemin sanatçı portresi uydurması.

İşte bu yumuşak, sessiz, kısık, yani piano stil, sadece çalma stili değil, tabii besteler de o şekilde oluyor. Parmakların uçuculuğu, melodi seçimi, eserlerdeki kırılganlık- besteci sadece kafasının içindekini bestelememiş olabilir, aynı zamanda yapabileceğini bestelemiş de olur. Tabii şimdi bilgisayar yardımıyla beste yapıyorlar. İş bestecinin becerisinden çok, bilgisayarın becerisine kalıyor. Bir yük kamyonu dolusu beceriksiz besteci, bilgisayar programcısının becerisinin sırtına oturmuş, artık programcı allah ne verdiyse. O zaman birbirinin neredeyse tıpa tıpı ıvır zıvır çıkıyor. Çok korkutucu bir durum. Ben insan resmi çizemeyen ressamın modern çizik attırmasına da illet olurum. Ama çok iyi şekil çizer de, modern yapıyı benimser, mesela Picasso gibi, o başka. Ama beceri eksikliğinden ise stil seçimi, bir yerden pot veriyor işte.

Chopin, Polonya’nın en zor durumlarda olduğu zamanlarda yaşadı. Tabii Polonya’nın zor durumda olmadığı zaman mı var? Orası başka. O yüzden müziği milliyetçidir. Belki de o yüzden, halkı galeyana getirmek, milliyetiyle gurur duydurtmak için çok romantik yazmıştır. Bilemeyeceğim.

Chopin’in hayatı buraya kıstırılmayacak kadar enteresan. Çok kısa ama enteresan. Fransa’da öldüğünde, (tüberküloz sanmışlar ama büyük ihtimal sistik fibrosis) biraz da diri diri gömülmek korkusuyla bıraktığı vasiyete uygun olarak kalbini çıkarıp Varşova’daki bir kiliseye yollamışlar. Hala orada.

Aşağıdaki fotoğraf, daguerréotype denilen bir teknikle çekilmiş, Chopin’in gerçek fotoğrafı. Metal üstüne gölge düşümünü yakalıyor diyeyim. Hala yapıyorlar; pahalı ama meraklısına.

Başlıkta niye hoşmerim var? Hiç! Benim sululuklarımdan.

10 Comments

  1. Chopin dinlemeyeli uzun zaman oldu. Bir ara tekrar dinleyeyim. Romantik olduğunu hissetmemiştim çünkü…

    Babaannnem harika “höşmerim” yapar. Onun yaptığı gibi lezzetlisini hiç yemedim. Sanırım sende seviyor-sun – musun?

  2. op.35 si-bemol minor no.2 piyano sonatının son bölümü imiş adı.
    Bilirsiniz, Elif hanım.
    Diğer adı ile “marche funebre”.
    Cenazelerde çalan marş.
    O da Frederic Chopin dir.

    Bilmem haberiniz oldu mu. Dün tv lerde Irakta Amerikan askerlerinin 11 sivili nasıl öldürdüğü veriliyordu. 1 tanesi reuters da çalışıyor imiş. 2 de çocuk var içlerinde. Ve sonra yaralıları kurtarmaya gelen 1 minübüs ve 2 kişinin kuşları vurur gibi nasıl vurulduğunu içeriyordu görüntüler(telsiz konuşmasında amerikan askeri böyle tanımlıyor o insanları).Amerikan genelkurmayıda görüntülerin gerçek olduğunu kabül etti dün.

    Bu işleri yapan ülkenin vatandaşısınız.
    Bence aminelerden aişelerden tiksintiyle söz edecek konumda değilsiniz.
    f.m.dostoyevski nin “Suç ve Ceza” sını okumanızı öneririm. Okuduysanız tekrar göz atmakta yarar var.

    Belki olurda, gözleriniz biraz açılır. Olurda gerçekleri, hayatı, hakikatları görmek istersiniz.
    Hani eski yaşadığınız topraklarda bir söz vardır, hatırlarsınız.
    İnşallah

    Aşağıdaki site bu saldırı anının görüntülerini yayımlamış. Amerikan tv lerinde olmayabilir.

    http://www.collateralmurder.com/en/photos-1.html

    Canınızı sıktımsa üzgünüm,
    ama gerçekler bunlar.
    saygılarımla
    semih pandır

  3. Merhaba Semih!

    Yazdiginiz olayi biliyorum. 2007’de olan katliami soyluyorsunuz. Butun gun yayinliyorlar burada. Sanirim yazimda iyi izah edememisim ki anlasilmamis. Aiseler ve Amineler kadinlar degil, kadin isimleri altinda yazan erkekler. Zaten konu tiksinti degildi, kadinin terorist kariyerinde yukselebildigi nokta ve nasil ikna edildikleriydi.

    Bloga koydugum muziklerin listesini Su Anda Calan Muzik basligi altinda topluyorum.

    ………….

    Ekmekci, Ebruli, severim ben hosmerimi. Hos gelir! :o)

  4. Chopin diye gorunce aklima Charlie Chaplin geliyor her seferinde, ne hikmetse 🙂
    ben bir klasik muzik kulturu fukarasiyim, kesin!

  5. bırısı bır blog açar.. bişi bişiler yazar..o yazıyı okurum.. ama daha da çok hevesle.. yorumları okurum.. peeeee…. ben demişim hadımım… yorumcular dıyor hala “ama nedne çocuk olmuyor” durumları:))
    okuyanlar iyi okusa.. “algılamadan ” ziyade “kavrayabilseler..”
    nediyor.. anatol.. “chopin şööle chopin bööle.. bakmayın siz bana. bazı yonlerden bana ne kadar tırı vırı gelsede.. yine de hakkını vermek lazım. o zamanın zamanında da adam şööle bööle diyor.. yani hakkınıda veriyor iltifatını da ediyor..daha ne desin. haa diyor.. “tıka basa sabah akşam baklava yermişcesine” diyor (aslında burda Chpin’e yine iltifat ediyor ya o başka)…
    Ünlü Romen düşünürü George Hagi’nin (bizim Hagi ya cımbomlu) bir röportajında dediği gibi..

    yok kafa götte.. göt oturmak için lazım . kafa olmalı başka yerde :)))

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


18 − 8 =