Son nefes

Dinleyin:

Gecenin yarısı, zifiri karanlıkta, Don Juan, Donna Anna’nın evinden koşarak kaçar. Kadının ırzına geçmeye çalışmış, onurunu kırmış… Donna Anna arkasından takip ederken, Don Juan’ın hizmetkarı Leporello ortalıktan bir an önce kaybolmak için efendisini çekiştirmekte.

Tam o sırada, genç kadının babası, Kumandan dışarıdaki gürültülere uyanmış, elinde kılıcıyla sokağa fırlar. Kısa bir düello. Şaşkına dönmüş, kızını korumaya çalışan yaşlı bir adamın karşısında panter gibi dövüşen, atletik Don Juan.

İşte bu noktada, dünyanın en etkileyici, büyülü müziği: üç erkek, üç farklı karakter, üç farklı endişe. Sadece ve sadece 18 mezur.

Kumandan yerde son nefesini veriyor, kızı çığlık çığlığa, yardım istemek için eve girmiş.

Kumandan:

“İmdat… Yardım edin… Herşey bitti!

Ah, yanımda dostlarım olmadan ölmek…

Alçak katil, beni bitirdin!

Tanrım, çocuğumu koru…”

Don Giovanni:

“Haydi, ihtiyar! İşini bitirdim senin.

Ölümün pençeleri arasında yatıyorsun.

Ben yaptım, inkar edecek değilim.

Bu kavgaya girmeye neden kandırıldım?”

Leporello:

“Bu acıklı hatandan pişmanlık duyacaksın!

Karanlığın işi, dehşetin işi…

Buralarda kalmaya neden kandırıldım?

Bu acıklı hatadan pişmanlık duyacak…”
Mozart’ın dehası: aynı anda duygulu, derin, yürek parçalayan, hazin, ulvi… Dinleyenin ruhunu zarif bir hüzüne indirmek için seçtiği Fa minor. Suç ve gelecek cezanın dramını haber veren, yürek burkan ritm. Tek bir banal nota olmadan, melodrama kaçmadan yazılmış, suçlu veya suçsuz, insanoğlunun onuruna yakışır, hümanist ve soylu bir ağıt.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


thirteen − seven =