Ses ver, Ey Kuzu!

(4 kişi için ise) 4 kuzu incik (herbiri yaklaşık yarim kilo veya az fazla, tabii ki kemikli), 2 kaşık kadar zeytinyağ, 2-3 diş dövülmüş veya çentilmiş sarımsak, bir küçük rendelenmiş kuru soğan, 1 tepeleme çay kaşığı kadar tarçın, 1/2 çay kaşığı kadar kişniş, 1/2 çay kaşığı kadar zencefil, az tuz, az karabiber karışımının içine konulur, ara sıra döndürüle çevrile birkaç saat ya da bir gece buzdolabında bekletilir.

Et, oda ısısına getirilir.

Bir tencerede, varsa demirdöküm tencerede, yoksa herhangi bir tencerede veya en iyisi fırına girebilecek bir tencere olsa iyi olur cinsi bir tencerede, biraz zeytinyağda iki adet piyaz doğranmış soğan çevrilir veya çevrilmez ve soğan konulmayabilir. Etler, bu yağda döndürüle çevrile, 5-10 dakika kızartılır. 1 su bardağı şarap (tatlımsı, kuru değil) tencereye dökülür. Tencerenin dibine yapışmış etler, yağlar vesaire, kazılır ki, yemeğin suyuna zenginlik versinler. Üstüne iki bardak kadar et suyu, 1 limonun kabuğu (Aslında çekirdekleri atılmış, yarıya bölünmüş bir limonu öyle, doğrudan tencereye atmak da oluyor; daha güzel olabiliyor.) Fırın 175 C derece (orta ısı) gibi bir derecede ısıtılır.

Eğer tencerede incikler tek sırada ise ne mutlu, değillerse, fırında pişirirken ara sıra alt üst etmek lazım. Bu nefaset, kapağı kapatılarak, veya üstüne aluminyum folyo örtülerek 90 dakika kadar fırında pişirilir.

Bu sırada 1 su bardağından biraz az, irice doğranmış kuru erik, o kadar kuru incir, yarım bardak kadar da kuru kayısı hazırlanır. Yarım limon suyu ve 2 yemek kaşığı bal ile bu meyveler, inciklerin yanına, üstüne, etrafına, neresine denk geliyorsa konulur. Kapak/ folyo kapatılır, yarım saat pişmesine sabredilir.

Çıkan ziyafet, eğer varsa geniş ve beyaz bir servis tabağına, önce incikler, sonra meyveler olmak üzre yerleştirilir. Üstü alüminyumlanır. Geri kalan sos, harlı ısıda 5 dakika suyun uçurtulur. Bu sos biraz inciklerin üstüne dökülür, kalanı sos kabına dökülüp, masadan yükselen aaaa oooo sesleri arasında ortaya yerleştirilir. Yanına basit bir kuskus veya pilav sunulmalıdır ki, yemeğin tadı meydana çıksın.

Etrafını, başlangıcını aşırılıklarla boğmamak gerektir. Önden birkaç meze, biraz ekmek, arkasından basit bir tatlı yeter.

En güzeli, bu yemeğin ertesi gün daha iyi tat vermesidir. Herşey bir gün önceden pişirilip, ziyafet günü fırında 10 dakika kadar ısıtılabilir; misafire çıkarılabilir.

Fas usulü kuzuda, Ortaçağ’dan esintiler görülüyor: tatlı ve özellikle balda pişirilmiş et, baharatlar… Masaya kırmızı veya kahvenin rengi masa örtüsü örtmek, altın varak hatırlatacak birkaç süs koymak, kumaş peçeteleri renkli tutmak güzel olur. Fonda uygun müzik çalınmalıdır.

Ama Evde Yok! 

Kuzu incik yok ise, kuzu eti parçaları da olur ama kuşbaşı küçücük, minicik olmasın, löp löp dediklerinden olsun. Tabii pişirme zamanı değişecek!

Öyle de Oluyor:

Şimdi bunun kuru meyvalarını koymamazlık edebiliriz ama o artık bu olmaktan çıkar, bambaşka bir yemek olur. Kuru meyvadan korkmayınız ve usulüyle yapmaya çalışınız derim.

 

5 Comments

  1. ben bu tarifin en çok tarif edilişini sevdim 🙂
    az sağ yap, yok yok geri gel şimdi… hmm du bi dakka sola dön sen 🙂
    leziz olacağı garantili, çünkü tarifi ballı gibi, ellerine sağlık

  2. Harika oldu bu müzik olayı. Hele çalanın/söyleyenin kim olduğunu, parçanın neyin nesi olduğunu yazman… Kendi adıma çok teşekkür ederim. Klasik müzikçinin seçtiği müzikleri dinlemek, burayı müzik eşliğinde okumak benim için büyük zevk.

  3. Ahhh lezzeti ağzıma, kokusu burnuma geldi. Gerçekten ziyafetmiş.
    Bu arada Take Home Chef’te gördüm bir zamanlar; iniciği pişirmeden önce kemikli tarafı üste gelecek şekilde tezgaha koyup elinle etini aşağı doğru sıvazlıyorsun ki et kemiğin ucunda topacık toplanıp dursun, daha güzel görünsün, yemesi de kolay olsun diye…

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


eight − 1 =