Seçtik

Seçimlerin sonuçları iyi geldi. Yıllardır hem Türkiye’de, hem Amerika’da hayalkırıklığına uğramaktan bıktım da, şimdi seçimleri kazandık, sevinemiyorum! Belki de “Adam” hala başımızda diye. California’da oy verdiğim bazı konular kanunlaştı, ama bazıları maalesef reddedildi. Hepsi büyük endüstri ile ilgili konular. Mesela sigaranın vergisi yükseltilsin istiyorduk. Ama olmadı. Yine de çok sızlanmayacağım. Eşcinsel evliliğe yeşil ışık yandı, genç kızların kürtaj hakkına dokunamadılar. Bir de Schwartzenegger’in seçim öncesi paçaları tutuşmuştu da, küresel ısınmaya karşı çok ciddi yeni kanunlar getirmişti. İyi oldu yani. İyi canııım. Sevinsem mi acaba?

En basitinden tencere yemekleri çılgınlığımız sürüyor. Sucuklu nohut, kıymalı taze fasulye, domatesli bulgur pilavı… Aman nasıl yiyor Brian, hayret edersiniz! Arada bir de İtalyan usulü dil yaptım ki, çok güzel oldu. Mario Battali’nin tarifi. Çok seviyorum şu adamın yemeğe bakış açısını. Pizza, spaghettiden ibaret değil İtalyan mutfağı. Battali de bunu gayet güzel gösteriyor.

Önce Nikaragua Marketi’nden dana dil aldım. Kadın nasıl pişireceksin diye sordu! Güney Amerikalı olmayan birinin dil alması değişik geldi kadına. Nereli olduğumu da sordu. Türkiye dedim ama nerede olduğunu bildiğini hiç sanmam. Öyle çok ülkenin insanları, o kadar az eğitimlisi var ki burada. Herkes bir yerlerden. İnsanlar bilmemeye alışık. Türkiye’de bakkal kadına Nikaragua nerede diye sorsam, tabii o da bilmez.

Neyse Efendim, ben hiç dil pişirmemiştim. Oldukça ilginç bir tecrübe. Etler elimize o kadar tanınmaz halde geliyor ki artık, üstünde tad alma bezeleriyle dolu, basbayağı bir dili tutmak çok tuhaf geliyor. Et denen şeyin ağaçtan düştüğünü sanacağız neredeyse. Dili bir saate yakın kaynatıyorsunuz. Soğuduktan sonra üstündeki kılıf gibi deriyi soyuyorsunuz. Yarım parmak kalınlığında dilimliyorsunuz. Zeytinyağında biraz soğan, kereviz sapı ve havuç kavuruyorsunuz. Sonra içine domates salçası, doğranmış taze domates, sarımsak, bir portakalın suyu ve incecik doğranmış 1 çorba kaşığı kabuğu (ben greyfurtla yaptım, hafif acımsı, nefis oldu. Ama çok acı greyfurtla iyi olmaz.) çok az şeker ve tuz, az kekik ve bir iki defne yaprağı koyuyorsunuz. Dil dilimlerini ekliyorsunuz. Bunu bir süre, sosu özlenene kadar pişiriyorsunuz. Üstüne çok ince doğranmış maydanoz, biraz karabiber. İşte bu kadar. Ben yanına zeytinyağlı ekmek yapmıştım.

tongue.jpg

Dün kuru patlican ve taze kırmızı biber dolması yaptım. Tabii etli ve nar ekşili. Yanına pancar salata. Ben yaprağını sarımsakla birlikte zeytinyağında kavuruyorum. Hepsini birlikte, üzerine biraz balsamik sirke veya limon sikarak yiyoruz. Daha guzel oluyor. Tabii sarimsakli yoğurtla da olur. Pancar yoğurdu boyar, güzel görünür.

4 Comments

  1. Elif,

    Demir dokum tencerede pisirmissin, dogru mu goruyorum? O tencerelerde pisen yemegin tadina doyum olmuyor. Her eve lazim

    Sevgiler, Meric

  2. Ben birgun evdeki tencerelerin hepsini cope attim ve yerlerine demirdokum tencere, tava aldim. Soyle derince ve buyukce bir tava, bes tane tencerenin yerine geciyor inan ki! Bir tane de duduklum var, o kadar. Ev biraz ortacag evlerine benzedi ama olsun. Ben zaten severim ortacagi. ;o) Bu aksam bir yemek tarifi eklemeye calisacagim ki, parmaklarini yersin Meric’cigim. Mutlaka dene.

  3. Cidden tadi daha mi lezzetli oluyor?? Babaanneminkileri ne yapti annemler acaba? Atmislardir!
    Nerden aliyoruz bu tencereleri ve ingilizcesi ne Elif hanimcigim sekerim? Yemek bilgisi sorusu boyle hanim hanimcik olur napiim:P

  4. Fulya Hanım Şekerim,
    Demir dökümün İngilizce’si cast iron. Bendekiler Lodge marka. İçi, dışı sırlı olanlar var ama onların köşesini azıcık bir yere çarpsan sır kırılıyor ki, benimki korkarım iki günde sırsızlanır! O yüzden ben siyah ve sırsız olanlarından almıştım. Yanlız biraz düzenli bakım istiyorlar ve oldukça ağırlar. Ama hakikaten daha iyi pişiriyorlar, dayanıklılar ve tabii sağlıklılar. Umarım cevabım yemek bilgisi örf adetlerine uygun hanımcıklı olmuştur. :o)

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


18 − fifteen =