Sansürle ilgili gelen birkaç email ve bir okuma

Bloglar kapatıldığından beri burada sesleri kesilen blogcu dostları misafir ediyor ve blogların kapatılması kararına karşı birleşmeye çalışan yazarlara bilgi edinmeleri için bir platform oluşturmaya çalışıyorum. Aşağıda bana gelen iki email göreceksiniz. Eğer emailiniz burada yayınlansın istemiyorsanız, bana hemen haber verin, blogumdan kaldırırım (info@elifsavas.com). Sansüre Karşıyız başlığı altında topladığım yazılara gelen yorumlarda da önemli bilgiler oluyor. Lütfen gözatın. daha işin başındayız ve yorum bırakanlarda bir ümitsizlik sezinliyorum. Dikkat! Ümitsizlik de ümit kadar çabuk yayılan bir histir. Bundan başka aktivistlik yapacak şey mi yok demeyin. Bundan birşey çıkmaz demeyin. Blogların kapatılmasına karşı aldığımız tavrı, yoksulluk, açlık, eğitimsizlik, okulsuzluk, işkence, baskı, yolsuzluk için almamız gereken tavırlara bir örnek ve alıştırma sayın. Bu harekette dayanışma sayesinde dostluklar kurulur, yetenekler parlar. Hatta hatta ilerinin çok ihtiyaç duyulan politikacıları buralardan yetişir. Lütfen yılmayın. Haksızlıklara tavır almak, haksızlıklar dağ gibi olsa da, devler tarafından yapılsa da, karakterinize işlesin. Bu memleket adam olmaz demeyin. Siz nesiniz?

……………………………………………………………………………………………………………………………

Herkes ayrı bir blogda nefretini döküyor bu olay karşısında.

Sansür sebebiyle bloglar daha da kopuk birbirlerinden şu aşamada.

Daha derli toplu davranıp, planlı programlı hareket etmek lazım oysa.

Neler yapacağız, kimler hangi görevi alacak, kimler hangi önemli adamları
tanıyor.... Bunların hepsini tarışacak bir yere ihtiyacımız var.

Blogger yarın açılabilir. fakat sorun bununla bitmeyecek, siz de biliyorsunuz...

Bu düşüncelerle blogcuların ve blog okuyucularının buluşup konuyu tartışıp, çözüm
üretebileceği bir merkez açmaya karar verdim. 

internetimedokunma.ning.com adlı adresten buraya kolayca kayıt yaptırıp, güçlerimizi
ve bilgilerimizi birleştirmeye başlayabiliriz.

Bir yılı aşkın bir zamandır çoğunuzun bildiği bir blogu yazıyorum. Şu aşamada kim
olduğumun çok fazla bir önemi yok, kılıç çekildiği zaman meydana biz de çıkarız.

………………………………………………………………………………………………………………………………….

Daha birkaç gün oldu 49 kişilik küçük bir dünya yarattım diye yazalı.
(www.hayatipaylasirken.blogspot.com)

Birkaç gün önce paylaştım içimden geçenleri. 

Yeni yazımı yazıp yayımını planladım, kapımı kilitleyip çıktım evimden. 

Kendi yarattığım, içinde dostlar olan küçük sevimli yuvadan.

Bana huzur veren, güzel paylaşımlarla hayatımı renklendiren yerden.

Ve sonra, birileri evimin anahtarını değiştirdi. 

Ne kadar zorlasam da kapıyı, açılmıyor.

Camdan girmeye çalışıyorum çoğu kez. 

Bazen balkon kapısından, bazen bahçedeki ortancaların arasından.

Gizlice, hırsız gibi.

Niye??????

Aklı çooookkk evveller öyle uygun gördü diye. 

Dünya görüşü, görgüsü, bilgisi olmayan, büyük ihtimalle de öğrencilik hayatında
kafasını kitaplardan kaldıramamış, sırf bu sebeple de hakim olmuş, ama aslında
hayata dair hiçbirşeye hakim olamadığından kendi elindeki üç beş kanunla ahkam kesip
egosunu tatmin eden, belki de biryerlerden ipleri çekilenler tarafından uygun
görülmüş, ya-sak denmiş diye...

Özgürlüğün bez parçasına indirgendiği, evlenme yaşı 14 insin dendiği, meclisinin
yani kanun koyucusunun dokunulacak pek çok suçu bulunduğu halde dokunulmazlık
kalkanının arkasına saklandığı, başka ülkeler karşısında onurunun iki paralık olduğu
ve şehitlerinin mezarlarında tepetaklak döndüğü, rezilliklerini anlatmaya
kelimelerin yetmeyeceği bu acayip ülkede bir özgürlüğümüz daha sessiz sedasız
elimizden alındı. 

Yavaş yavaş içimize işleyen, dokunduğu her yere ağını atan bir örümcek esir alıyor
güzelim ülkemi. Uyaranlar, uydurulmuş suçlarla itham ediliyor, canavar, ete kemiğe
bürünmüş içimizde kol geziyor.

2008 yılında, 21. yüzyılın başında, yasakları, sansürü ve bundan medet umanları
tarihin insafına bırakıyorum. 

Gün olup devran döndüğünde, eski sayfalar tek tek açılıp okunduğunda adları utançla
anılacak. 

Ve böyle giderse, bu güzel ülkenin insanları yalnız kalmaya mahkum olacak... 

....................................................................................

Fıkra niyetine okumak için:

Burası Türkiye, sansür sürer böyle!

2 Comments

  1. “Bakan Yıldırım, “AB’nin Türkiye’nin internet alanındaki düzenlemesini örnek aldığını” bildirdi.”

    Fıkranın en komik yeri de burası.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


thirteen + 7 =