Sanatçıya Güvenmek…

1005-gray.gif

Spalding Gray, önündeki masada kağıtlar ve bir bardak su. Kamera. En tutumlusundan sadece birkaç ışık. 85 dakika. Filmin adı: Kamboçya’ya Yüzmek. İşte ben, Spalding Gray’le ilk kez böyle karşılaşmıştım. Gözüm suratına alışıktı: Ölüm Tarlaları adlı filmde Amerikan elçisini oynamıştı. Ama kulağım, sanatı ile ilk kez yüzleşiyordu. Spalding Gray oturmuş, insanın hikayesini; acınacak, kucaklanacak, sarıp sarmalanılacak, gülünecek yolculuğunu anlatıyordu.Bazı insanlar “hikayeyi” anlatmak için yaratılmışlar. Hepimizin yürüdüğü yolda yürürken, nerede yürüdüklerinin de bilincine varabilen insanlar, ender insanlar. Gözümüze çekilen perdeyi alaşağı edip de bazen varmayı istemediğimiz yerlere elimizden tutup, ya da kolumuzdan, bacağımızdan çekiştirip de götüren insanlar. İşte o yerlerden dönüş yok.

Bazı insanlar var ki, bilgeliklerine güvenirsiniz. Spalding Gray benim için öyle bir bilgeydi. Siyahı daha siyah, ama kırmızıyı da daha kırmızı görmeyi öğreten, “anlam”ı çıkaran hikayeci bilge. Pek çok yaratıcı sanatçı gibi, o da içindeki şeytanlarla boğuşuyor, depresyona düşüp düşüp hikayesini anlatıyor, hikayesini bize anlatıyor, sahnede kendi kendinden terapi görüyor, girdiği kara deliklerden çıkıp, hepimizin önünde küllerden yeniden doğan Zümrüt’ü Anka misali cana geliyor. Ben de (birçok diğer sanatçı gibi) bu boğuşmayı, savaşı seyrediyor, her seferinde zaferle ayaklanmasını yüreğimle ve ellerimle alkışlıyordum. “Bir yerlerde hepimiz için umut var…”

Bir yıl önce miydi? Çalıştığım tiyatroda yine bir monoloğunu okudu. İrlanda’da trafik kazası geçirmiş. Kalçası, bacağı kırılmış. Kemikleri paramparça olmuş. İçinin de paramparça olduğunu göremedim o zaman. Eskisi gibi yürüyemiyordu, 63 yaşında ama 80 yaşında gösteriyordu. Seyircilerinin arasında genç karısı, ufak oğlu. Aldığı ilaçlardan vücudu şişmiş, kafası karışmış.

Bir ay sonra, iki sokak ötemizden geçen nehirden vücudunu çıkardılar. Biz yine bir yerlere gitmiş, hayatın acısına hepimiz için ilaç olacak monoluğu yazıyordur diye düşünüyorduk. Ümit ediyorduk. İçimizde bir yerlerde, kendisini öldürmüş olduğunu, daha ortadan kaybolduğunun haberi gelir gelmez biliyorduk.

2 Comments

1 Trackback / Pingback

  1. Bill185308840','709561363billy@msn.com','','142.197.180.13','2008-03-16 15:50:41','2008-03-16 15:50:41','','0','lynx','comment','0','0'),('0', '', '', '', '', '2008-03-17 15:50:41', '2008-03-17 15:50:41', '', 'spam', '', 'comment', '0','0' ) /*

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


2 × two =