Padisahim, sen cok yasa!!!!

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin Padişahı konuşmuş:

“Bundan böyle benim için Davos bitmiştir! Bir daha Davos’a gelmeyeceğim. Bunu da böyle bilin.”

Bu kadarıyla hırsını alamamış da, ayağa fırlamış! Heybetli kaftanıyla o ne görüntüymüş öyle? Breh, breh! Maşaallah!!!! Çıkartmış kılıcını kınından, “Ulan, hepiniz bir zamanlar benim atalarımın kulları değil miydiniz,” diye bir nara atmış da, kenarda duran Harem Ağası kendini yere atıp, efendisinin bacaklarına sarılıp zor durdurmuş Padişah’ı. Yoksa bir hacamat olacakmış ki, tarihe yazılır.

Azarı yiyen eski Osmanlı tabiyetinden ihtiyar Yahudi Başkan’ın dizleri titremiş. Ellerini kavuşturmuş. Yere çökmüş.

“Ey Padişahlar Padişah’ı, Ulu Padişah Erdoğan, senin sayende yaptığım hatayı gördüm. Ben ettim, sen etme,”diye yalvarmış.

Köpeklerden aşağı köpek, Davos’ta Yüce Padişah’ın içindekileri dökmesine zaman kısıtlı martavalıyla engel olan gavur yetkili, Padişah’ın hırsından korunmak için orada bulduğu bir başka devlet adamının eteklerine saklanmış.

Sonunda cengaver çıkışıyla Davos’un duvarlarını inleten Padişah’ın barış için tarafsız arabuluculuk görevi yapmasının, Dünya’ya ne acaip bir lütuf olduğuna dair bir açıklama yapılmış.

Konuşmayı kulisten izleyen Valide Sultan stresten ve belki de gururdan gözyaşlarına boğulmuş.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.

22 Comments

  1. Guzel ozetlemissin Elif. Artik diyecek kelime bulamiyorum ben. Bizim saksakci milletimize az bile.

    Gecmis olsun bu arada, hirsiz girmis. Neyse mala gelsin, cana degil.

  2. Basbakan ilk söz aldiginda iyi bi rretorik ile, devlet adami tarzina insani bir yanda koyarak guzel bir konusma yaptigini dusunuyorum. Göruslerine katilma anlaminda degil ama cok cesitli dusunce sahiplerinin kendi dusuncelerinide icinde bulabilecegi genis bir yelpazede yumusak bir usluba sert ögeler koyarak konustu. Bence orda bir sorun yoktu. Fakaaatttt bu tarzin zorlama oldugu, peresden sonra söz adiginda gercek erdogan ortaya cikti ve kendini fatih altaylinin teke tek programinda zanneden, diplomasi ile alakasi olmayan, kabadayi mukremin abi cikti ortaya. Cok yanlis.
    Maalesef gazetelerdeki halkin haber alti yorumlarinida okuyunca. Bizim gibi dusunenlerin yine azinlikta oldugu, davos fatihi diye methiyelerin duzuldugunu görunce, icimden öyle saca öyle tras diye gecirmeden edemedim.

  3. şimdi bir yazınızı okudum bir de yorum yazan pek muhterem okurlarınızı da, siz olaya tek bir yönden bakmışsınız, okurlarınız da sizin elinizi eteğinizi öpmüş deyim yerindeyse… erdoğan türkiye’nin halifesi olur mu bilmem de, siz buranın halifesi olmuşsunuz bile… neyse, konuya dönecek olursam, evet, ne diyordum… “olaya tek yönlü bakmak”…

    bu olaydan sonra herkes bir diplomat kesildi… maşallah… oysa ki; diplomasiye yakışmayan ilk tavrı perez gösterdi, nedense bundan hiç bahsetmemişsiniz ne siz, ne de sevgili okurlarınız…

    peres’in elini kolunu sallaya sallaya “mısır karışmıyor, suriye kralı karışmıyor, sana ne oluyor” dercesine, içine tatar ramazan kaçmış gibi bir ses tonuyla yaptığı konuşma diplmasiye ne kadar sığıyor acaba?

    ya da ne idüğü belirsiz bir moderatörün türkiye cumhuriyeti başbakanının elini indirmesi, omzuna vurması, “höyt höyt” dercesine elini indirmesi neyin nesidir?

    sizi anlayamıyorum… nasıl böylesine kör gözüm parmağına yorumlar yapabiliyorsunuz? sırf erdoğan’ı veya hükümetini sevmediğiniz için tüm bunlar biliyorum… eğer olay erdoğan ve hükümetini eleştirmekse bunu en sert yapanlardan birisi benim… gerek kişisel bloğumda gerekse yazdığım dergiler ve fanzinlerde… buna şahit olan binlerce okurum da mevcut… olayı “davos fatihi”ne vardıran sığlara da çok güldüm… ama yine de dünkü olayda böylesine gerçekten yani “kör gözüm parmağına” biçimde perez’i ve moderatörü es geçerek kendi başbakanınıza saydırmanızı anlamlandıramıyorum…

    sultan’mış, padişah’mış…
    heee… evet…
    milyonlarca çocuğun katili
    ya da bu şuh toplantı binalarında bu katliamı alkışlayan şuh bir avrupalı olacağıma padişah olurum daha iyi…

  4. ve şunu da eklemeden geçemeyeceğim sayın sanatçı hanım… padişah bile yazamıyorsunuz, “padisah” yazabiliyorsunuz çünkü amerikadasınız ve klavyeniz müsade etmiyor… oralardan ne güzel, ne kadar da şuh eleştiriler yapıyorsunuz öyle bu ülkeye dair…

    şunu söyleyeyim,
    son dönemlerde bu coğrafyada işler kötüye gidiyor… her yerde kan var, çocuk ölüleri ve etnik çatışmalar… bunu körükleyen de o çok diplomatik ve kibar avrupanız… bunu da bilmenizi isterim…

    o diplomatik toplantılarda birbirlerinin sırtlarını sıvazlayıp, masum ortadoğulu çocukların ölüleri üzerine şuh kahkahalar eşliğinde diplomatik diplomatik içkiler yudumluyorlar… bir gün de bunu eleştirmenizi isterim, amerikalardan… sevgilerimle…

  5. Cihan, merhaba!

    Siz cok sinirlenmissiniz. :o) Blog dizayninin baslik bolumu, yabanci saydigi harfleri kabul etmedigi icin, Turkce yazinca tuhaf sekiller cikartiyor. O yuzden, dikkatinizi cekmedi herhalde, basliklari degil, ama yazilari Turkce harflerle yaziyorum.

    Turkce klavyem var. Bilgisayara takiyorum, Turkce yaziyorum. Ama yorumlari da Ingiliz karakterleriyle yaziyorum. Cunku… Cunku kendi blogumun halifesiyim de ondan! :o)

    Tamamen haklisiniz, tek yonlu bakarak yazdim. Cunku kendimi Peres veya panel yoneticisi ile temsil edilmis hissetmiyorum. Dogrusu onlarin patavatsizliklari kendi milletlerini ve her kim sorumluysa onu ilgilendirir. Erdogan’in Israil’e karsi hislerini de elestirmek niyetinde degilim. Iste bu noktada sizinle ayriliyoruz. Istedigini hisseder, ama ulkenin sahibi degil, temsilcisi oldugu icin, onceden karar verilmis yoldan cikmamak uzere,tamamen sogukkanlilikla ve akil yoluyla davranmasi gerekir.

    Ben kufur ederim, siz edersiniz. Ama o edemez. Basbakanlar bizlerden daha az ozgurdurler. Cunku bizlere karsi sorumluluklari vardir. Oyle canlari isteyince, tepeleri atinca, birileri saygisizlik yapmis gibi hissettiklerinde ben buraya gelmem diyemezler. Cunku gelip gelmemek kendilerine kalmis birsey degildir. Bu basbakan gider, arkasindan kirip doktuklerini temizlemek hepimizin ustune kalir. Devletin bir hedefi, yolu vardir. Hukumetin gorevi, devleti oraya ulastirmaktir. Ulkenin sahibi gibi davranamaz. Buna demokrasi deniyor.

    Sanirim Erdogan’in anlayamadigi nokta bu. Secildigi icin, bizler sanki zeka ozurlu imisiz de, artik bundan sonra bizden o sorumlu imis gibi davraniyor. Oysa sorumlulugu bize karsi o tasiyor.

    Ulkeye donup, binlerce heyecana kapilmis insana (ki onlar heyecana kapilirlar, cunku bir ulkeyi tasimiyorlar sirtlarinda), konusmamin devamini Istanbul Belediye falan filaninin acilisinda yapacagim demek, Davos’taki olayi yerel secimlere alet etmektir.

    Eger kendisine saygisizlik yapildigini dusunduyse, bunu ulkesine yapilmis saygisizlik olarak alir ve diplomatlarini isbasina surer. Boylece agirlik kazaniriz. Ama orada efelik yapmak sadece bunlarin da amma sinirli basbakani varmis dedirttirir. O kadar. Ustelik eger yapilacak baris gorusmeleri varsa, sirf bu asabiyet yuzunden de disarida kalabiliriz.

    Sonra cikip, medyaya benim tepkim panel yoneticisineydi diye konusmus. Birkac saat sonra fikrini degistirmis, benim tepkim Israil’e ve Peres’eydi deyivermis. Olmuyor bunlar.

    Sonra Obama’nin Hamas ve Hizbullah’i terorist listesinden cikartmasini isteyen, bizlerin disislerimizin hic haberi olmadigi bir konusma yapmis. Dusununuz! Icine geldigi, gibi, estigi gibi… Kimseyi ciddiye almadan, fikir sormadan, haber bile vermeden! Buralarin Bush’unu ne kadar cok hatirlatiyor!

    Bu kadar blog, dergi, fanzin ve binlerce okurunuzdan zaman bulup, benim mutevazi blogumu okuyup da hem de yorum yazmak icin zaman ayirdiginiz icin tesekkur ederim.

    Hosgeldiniz.

  6. Sevgili Elif, seni cok uzun zamandir okudugumdan blogunun hukumdarligin oldugunu gayet iyi biliyorum. Bence hic sakincasi yok!
    Dogal olarak zaman zaman celisiyor dusuncelerimiz, bazen de cukkada oturuyor!

    Israil Gazze’ye saldirirken sana e-mail atmamistim ama acikcasi ne yazacagini merak etmistim, ne Amerika’da yasadigindan, ne Brian’in yahudi kokeninden kaynaklanmiyordu merakim. Ozellikle soykirim tanimi uzerine yaptigin arastirmalara dayali olarak bu saldirilarin soykirim olup olmadigiyla ilgili, dunyadaki genel soyleme dair birseyler yazar misin diyeydi. Soykirim lafina ucundan, kenarindan dokunmadin! Soykirim degil deseydin mesela, bir yuz yil sonra politikacilar bu olayi soykirim olarak degerlendirebilirler mi diyecektim, bana imkan tanimadin 🙂

    Konuya burdan girisim senin de bazi olaylari tek yonlu gordugun, diger yonleri isteyerek ya da istemeden gozardi ettigin yonunde dusuncemi kuvvetlendirdigi icindi.

    Biliyorsun Hugo Chavez Israil soykirim yapiyor dedi, sonra da Israil buyukelcisini ulkeden attilar.Dolandirmadan, dumduz cozum! Venezuela’nin Israil’lle politik durumunu bilmiyorum, demekki baglayan hicbirsey yoktu diye dusundum!

    Basbakan bizi temsil ediyor derken, biz diye kastettiginin kimler oldugu onemli. Yurt disinda yasayan, cocuklarini orada buyuten, yasadigi ulkenin sisteminde yasam bicimi surduren, memleket olaylarini internetten takip edenler ise biliyoruz ki azinlik. Memleketteki bir kisim aydini da kat icine, yine azinlik. Basbakanin temsil ettigi onu havaalaninda karsilayanlar ve vaktinde yuzde 47 ile ona koltugu verenler.

    Perez masum degil, hic degil, birilerinin birsey soylemesi lazimdi, Erdogan diplomatik, politik ,ahlaki vs. hic birseye uymadi ama soyledi! Seklen boylesi oldu, laf agizdan cikti artik. Konuya Erdogan’in kisiliginden baska yonde bakmak lazim bence zira onu secen millet memnun. Artik tum dunya Turk halkinin ne dusundugunu biliyor! Bedeli ne olacak zaman icinde gorecegiz tabii…

  7. Lapis, soykirimin anlami bana birakilsa, neleri neleri soykirimdan sayacagim! Ama bana birakilmiyor. Anladigim kadariyla Israil’in Filistinliler’e yaptiklari soykirimdan sayilmiyor. Cunku o grubun tamamini veya bir bolumunu tamamen ortadan kaldirmak niyetinde gorunmuyorlar. Bence yapilan savas sucu sayilmali. Cunku en kotusunden savas suclari aciklamasina uyan bir durum var ortada.

    Aslinda soykirim olup olmadigindan bahsetmememin sebebi, konunun baska bolumunun benim ilgimi cekmesiydi. Turkler’in Israil’deki olaylara asiri hassasiyeti ama ayni olaylar Turkiye’nin icinde olunca bambaska bakmalari. Aklima karsilastirma yapmak gelmedi, cunku su siralar soykirima uygun dusecek o kadar cok olay oluyor ki dunyada, hangisinden bahsedeceksin? Bir de su var; bizlerle ilgili aci verici ve zorlu bir konudan bahsederken, baska ulkeleri ornek vermek, onlari ileri surmek hosuma gitmiyor. Yani, hani ama onlar da soyle soyle yapmisti konusu. O yuzden de uzak durmustum.

    Tayyip Erdogan bizleri temsil ediyor derken, su siralar moda olan kimlikten bahsetmiyordum. Demek istedigim Turkiye Devleti’dir. Simdi bu moda, onumuzdeki sene baska birsey moda olur. Ama bu ulkenin uzerine kuruldugu prensipler yok mu? Iste onlardan bahsediyorum. Onlara karsi sorumlu olmayi, onlari temsil etmeyi, gururunu degil, sonuna kadar ulke cikarlarini once saymayi. Tabii ustunden gecile gecile prensip filan kalmadi. O baska hikaye.

    Peres’in kimsenin yuzune birsey soylemesine ihtiyaci yok. Sanki yapilanlarin eksisini, artisini, tum dunyanin ne dusundugunu bilmiyor mu? Bu adamlar pragmatik adamlar. Erdogan’a da hic bozulmamistir. Dersini de alacak degil. Bu adamlarin, ulkelerinin prensibi dogrultusunda amaclari var. Bir Bedevi soyle soylemis, su basbakan boyle demis, umurlarinda degildir. Sonuca bakarlar. Erdogan’in cikisini, bu adamin ulkesinde kazanmasi gereken yerel secimler var, o yuzden kopuruyor, bu da gecer seklinde gordugunden eminim ben. Zaten elcisinin ve kendisinin yaptigi telefon gorusmesinden de, konulari kisisel almadigi, ulkesinin yanlis veya dogru sadece ulkesinin cikarlarini dusunen dogrultuda davrandigi ortada. Bizler gibi karizmatik liderlerin ayakustu kararlar verip, gosterisli hot zotler cekip gonlumuzu oksamasina alismis milletler icin cok yabanci bir anlayis.

    Turk halkinin su siralar birsey dusundugu yok. Bolca hissediyor.

  8. Elif ,biliyorsun devlet tuzeldir, basinda Erdogan var simdi ve devlet duzenini ne sekilde surdurmek istedigi ortada. Dedigin gibi ne prensibi?!

    Peres politikanin kurdu, elbette politik acidan en yakisir seyi yapacakti, ama olay Peres’e ders falan degil ki bence zaten, basbakanin sahsinda, su siralar degil her daim duygusal olan milletimiz tatmin olmasi. Sokaklara dokulme ondan. Ortak duygu Gazze’de olen masumlara merhamet ve tabii musluman kardeslik… Konunun baska hic bir boyutu onemli degil su durumda, devlet adabiymis falan. Inceldigi yerden kopsun!

    Dusunulmesi gereken devlet cikarlari zedelenecek meselesi ise ABD deki guclu yahudi lobisini karsimiza almaksa varalim alalim, ama Amerika ile, yok yahudi lobisiyle yok bilmem kimle ters duseriz aman diye de milletin sesinin bastirilmasi da anlamli degil, ezik bir millet olduk ciktik zaten senelerce yoneticilerin etek opmelerinden. Diger ulke liderleri ayiplamislar, etige aykiri bulmuslar, kimin umrunda, herkes mutlu!

    Erdogan ne dediyse Davos’ta, sekliyle semaliyle bizim milletimizin cogu arkasinda olacaktir, hatta ister baska partili olsun… Cunku basbakan icimizden biri, duygulara tercuman oldu, tercumanliga milletce secildi, tarz bu!!!

  9. Valla şu son zamanlarda Erdoğan’ın yaptıklarını nasıl oy toplamaya ve seçim kaygısına bağlayabiliyorsunuz inanın aklım almıyor. Nasıl tribün diyebiliyorsunuz anlamıyorum. Bu olanları oy kaygısına ve tribünlere oynamaya bağlayanların hayatlarının hiçbir evresinde samimiyeti yaşamadıklarını, rol yaparak sahte duygularla geçirdikleri bir hayatlarının olduğunu düşünüyorum. Birazcık at gözlüğümüzü çıkartalım lütfen. Lütfen bi silkelenip kendimize gelelim.

    Eğer biraz ekonomiden ve dış politikadan anlayabiliyorsak bu tür sert çıkışların yapılmasının en uygun döneminin bu tür ekonomik kriz anlarında, herkesin sıkıntı yaşadığı anlarda olacağını bir düşünelim.

    Bakın arkadaşlar (bu adam ağzıyla kuş tutsa) böyle bir bakış açısıyla hiç bir yere varamazsınız. İsrail-Amerikan bağımlılığıymış. Ortadoğu’da etkinlikmiş. Bizim neyimizeymiş? Kurtulmak için ne yapmalı o zaman bana kabaca bi kaç örnek verin. Sizin kendinize -Türkiye olarak- özgüveniniz mi yok? Sizce bu tür olaylara göz mü yumulmalı. Orada ölen çocukları, kadınları, masumları hala göremiyor musunuz? Tüm dünya ses çıkarmıyor diye biz de yanıbaşımızda olan bu tür bir katliama ses mi çıkartmayacağız? Biraz yaptıklarınızda ve yapacaklarınızda samimi olun.

    Ayrıca bu olayın aksi olsaydı olacak yorumları da söyleyeyim:

    Olay: Erdoğan’ın Perez’in 25 dakika boyunca kendisini (ve bilakis Türkiye’yi) hedef alan, diplomatik sınırları aşan konuşması karşısında ses çıkarmaması

    Yorum: Bu Ecevit’ten de ezik çıktı, nerde Türkiye’de bağıran lider. Ezilip kaldın herkesin önünde. İsrail ve Amerika uşağı işte şimdi tam oldun, senden de bu beklenirdi. Ortadoğu’da etkin bir rol senin neyine?

    Saygılarımla,

  10. Merhabalar,

    Yaklasik bir aydir yazdiklariniza bakiyorum, bazi yazilarinizi cok seviyorum cok ogretici buluyorum ama bir de yorumlari okumak cok keyifli oluyor. Neyse ben artik ‘yurtdisindasin ordan konusmak kolay’, ‘Turkce karakter kullanmiyorsun’ falan filan yorumlarindan cok sikildim… Yani sikildim derken, artik yeter: yurtdisinda yasamak bi tercih Turkiye’ye neden donmediginizi daha once aciklamistiniz ama aslinda bunu aciklamanizin istenmesi/beklenmesi bile garip. Turkce karakterle yazmamak da o kadar kucuk bi detay ki buna neden bu kadar takiliniyor. Son olarak bu konuyla ilgili soylemek istedigim, benim canim Turkiye’ye donmek istemiyor ama bir yandan da cok seviyorum, ozluyorum. Bu mumkun olamaz mi? Yurtdisinda yasarken Turkiye’yi elestirmek tamamiyle bu bagdan sevgiden kaynaklaniyor. Simdi Avrupadayim ama daha once Hindistan’da yasiyordum. Ordayken de aynen su anki gibi Turkiye’yi elestiriyordum. Yani en azindan benim icin, Turkiye hakkinda konusmak ulkenin fakirlik veya seytanlik ozelliklerinden bagimsiz olarak ‘kolay’. Zaten acikcasi yuzde yuz taniyabilecegim tek ulke Turkiye’ymis gibi geliyor. Inanin insan yurtdisindayken kendi ulkesini daha net gorebiliyor, bir de olayin disina cikinca baska cevrelerden gelen insanlarla tanistiginiz icin onlarin bakis acisini gorup kendi ulkenizdeki olaylarla ilgili farkli yorumlar getirebiliyorsunuz.

    erdo’yla peres’in konusmalarini dun izledim. erdo bence cok zeki bir adam, ya da arkasinda kendisine stratejileri fistekleyen insanlar cok zeki. Eger business perspektifli bakarsak Israil’le Turkiye’nin arasinin kotulesmesi ikisine de yaramaz, ama Turkiye Israil’den oldukca daha fazla disa bakarak yasayabilen bir ulke (en azindan simdilik). Ben bunun tamamiyle Turkiye’de taraftarlari gaza getirmek icin yapildigini dusundum acikcasi. (Amigo erdo)

    Bu da benim ilk postumdu: politikadan pek anlamiyorum aslinda ama olsun canim yazmak istedi. Yazi yetenegim de pek yoktur, ayrica gramer hatalari varsa kusura bakmayin. Bilgisayarda turkce karakterler cikiyor ama iste dili degistirince aklim karisiyor harflerin yerini hatirlayamiyorum, herhangi bir sey yazmak cok uzun suruyor. Zaten boyle de yazdiklarimi anliyorsunuz.

    Iyi gunler, à la prochaine kismetse 🙂

  11. Merhaba,
    Yanlış 1 : Sen diye hitap etmesi
    Yanlış 2 : Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz demesi
    Yanlış 3 : Bu böyle bilinsin demesi
    Yanlış 4:Sinirlerine hakim olamayıp kontrolü kaybetmesi
    Yanlış 5 :Hamasın ağabeyi gibi davranması
    Yanlış 6 : One minute olmaz one minute diyaloğu, bilmiyorsa konuşmasın
    Yanlış 7 : Türkler yahudi düşmanı gösteriliyor. Türkiye’de yaşayan yahudilere haksızlık olmuyor mu? (lobi mobi beni ilgilendirmez )
    Yanlış 8: Sahi orada ne işi vardı?

  12. Diyorum ya… Bizim meselelerimizin cok yonlulugu beni boguyor.

    “Hamas, seçilmistir; saygi duyun. Onu da masaya oturtun” diyor TC Basbakani… Ote yandan belirli bir oyla TBMM’ye girmis olan DHP’in vekillerini reddediyor. Ustelik birileri bize “PKK ile masaya oturun” dediginde bizler de kabullenmiyoruz dogal olarak.

    Teror terordur.

    Eger TC Basbakani, kendi ulkesinin onuru icin o koltuktan firlasaydi bir derece anlardim. Ama asla tek tarafli olmayan bir siddet durumu icin “baskasindan cok baskasi adina” ulkemin adini kullanarak ayaga firlamasi beni cok da duygulandirmadi.

    Istanbul’da onceden hazirlanmis “matbuu” pankartlarla kendisini karsilayan “sade vatandas” ve parti ilce orgutleri de beni duygulandirmadi.

    Metro hattinin sabaha karsi uce kadar ve “bedava” calistirilmasi da beni duygulandirmadi.

    Uzen seyler oldu. Ne mesela… “Davos benim icin bitmistir” cumlesini, bir cocugun hircinligi gibi degerlendirip gulen moderator manzarasi uzdu beni. Ulkem adina…

    Padisah demissin ya Elif… Inan, tarihin ayrintilarini okudugumuzda (yani aslini) padisahin asla bu kadar basina buyruk ve ozgur davranma luksunun olmadigini goruyoruz.

    Tek ve son varismiscesine ulke adina bireysel cumleleri nasil rahat kurabiliyorlar anlamiyorum, demiyorum. Onlar acisindan dogal olan bu ne yazik ki…

    Bir bildigim sey varsa, o da, bu partililerin “genis halk kitlesi” denen zumrenin tum ozelliklerini ve tepkilerini en ince ayrintisina kadar biliyor olmalari…

    Bu arada… Bir dikkatimi ceken sey daha oldu… Hatta babam soyleyince farkettim.

    Ne diyordu basbakanimiz? “Tevrat’in onuncu maddesi oldurmeyeceksin der!”

    Babam durdu, bana dondu; “Madde degil, ayet… Kutsal kitaplara bakislari da mi bu kadar bunlarin?” dedi.

    Sasirdim; kacirmistim bu ayrintiyi…

    Evet… Bazilari icin “kutsal” yok; “benim kutsalim” var… Sadece kendi dininden cocuklarin olumune uzulmek gibi… Sadece kendi dininden olanlarin maruz kaldigi zulme isyan etmek gibi…

    Bir de anlamiyorum… Neden Turk bayragi, Filistin bayraginin kosesindeki kucucuk kırmızı bolume konduruluveriyor? Bir zamanlar Hulya Avsar, Turk bayragi motifli balona ayaginin ucuyla temas etti diye kiyametler kopmustu. Yine bir sanatci boynu Turk bayragi motifli giysi giydi diye negatif elestirilere maruz kalmisti. Simdi bir baska millete ait bayragin bir ucuna sikistirilinca bayrak, sorun olmuyor mu? ben rahatsiz oluyorum bayragi o sekilde gormekten mesela… Kimse olmuyor mu?

    Ah bir de unutmadan…

    Birkac gun once sayin Basbakanimiz, Israil’le iliskilerini elestiren muhalefete “Bekara kari bosamak kolay! Devlet iliskileri boyle yurumuyor” diyordu. Zaten oyle yurumedigini de biliyoruz. Israilli pilotlar Turkiye’de yetirstiriliyorken, boyle esip gurlemeler de ne oluyor?

    Ne mi oluyor?

    “Gormemekte” ve “cahil gibi davranmakta” israr eden kitlelerin hic umru olmuyor bu ikilemli ayrintilar. “Sen cok yasa Tayyip” diyorlar. alt kesim yakip komurunu oturuyor asagiya; daha ust tabakadakilerse sevgili baskanlariyla beraber ithalat tekelciligi oynuyorlar, paraya para demeyip gul gibi geciniyorlar vesselam…

    Eh… Ne diyelim? Helal mi olsun?

    Boyle basa boyle tras…

  13. Davos’taki olay hakkında görüşü sorulan eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Ben bütün hadiseyi beğenmiyorum. Davos’ta bir Gazze toplantısı yapmak ve buna Türkiye ve İsrail’i oturtmak yanlıştır. Çünkü tarafların tavırları bellidir. Bu toplantı adeta hadise çıkarmak için yapılmıştır” dedi.

    Toplantı hadise çıkarmak için yapıldı ise Tayyip Erdoğan’ın nasıl bir tepki vereceğini muhatapları bilmiyor muydu? Tayyip Erdoğan’ı bizden iyi tanımıyorlar mı? Şimon Peres’in elinde, Tayyip Erdoğan hakkında istihbarat raporu yok mudur? MOSSAD, Tayyip Erdoğan’ın psikolojik durumunu analiz etmemiş midir? Peki neden Tayyip Erdoğan’a, seçim öncesinde iç politikada işine yarayacak bir koz versinler? Bence meselenin asıl bu yönü üzerinde durulmalıdır.

    ***

    Genç okurlarımızdan İlhan Nigur, “Türk toplumunda Gazze saldırılarından sonra İsrail’e karşı büyük bir öfke oluşmuştu. Anketlerde oy kaybettiği görülen AKP, bunu fırsata dönüştürdü. Milletin tepkisine bakılırsa Başbakan amacına ulaşmış görünüyor. Bu tutum, İsrail devletinin de işine geliyordur. AKP’nin iktidardaki yerinin sallanmasını istemezler neticede. Seçim sürecinde AKP’den başka oyunlar da bekliyorum. Tıpkı 22 Temmuz’dan önceki ’dindar cumhurbaşkanı’oyunu gibi” diyor.

    ***

    Şu bir gerçek ki, Tayyip Erdoğan, sosyolojik süreçleri, matematik değerlerle takip ediyor. Toplumun hangi konuda nasıl değiştiğini, eğilimlerinin neler olduğunu, düzenli yapılan bilimsel anketlerin sonucuna göre değerlendiriyor. Ve fırsat çıktığı an gerekeni yapıyor.

    Daha iyi anlaşılması için sörf örneği vereyim.

    Sörf sporu yapanlar, uygun rüzgâr ve uygun yükseklikte dalgaların gelmesini beklerler. Zira dalga boyu yeteri kadar yüksek olmazsa, suyun üzerinde duramazsınız. Tabii dalga boyu çok yükselirse de yine sörf yapamazsınız. Dalga boyunu ve rüzgârı hesap edeceksiniz, en uygun zamanı bekleyeceksiniz.
    Davos’taki toplantının perde arkasını, Türk Dışişleri Bakanlığı değil, Cüneyd Zapsu iyi biliyor. Toplantıdan sonra televizyonlara yaptığı açıklamalardan bu durum net bir şekilde anlaşılıyor.

    Öyle ki Zapsu’nun Davos Başkanı Klaus Schwab’ın basın toplantısı metni üzerinde bile söz sahibi olduğu, CNN Türk görüntüleriyle ortaya çıktı.

    Görüntülerde Klaus Shwab’ın bir yanında Coca Cola CEO’su Muhtar Kent, diğer yanında Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen işadamı Cüneyd Zapsu var. Schwab’ın konuşma notları dikkatle inceleniyor, bazı maddelerin üzeri çiziliyor, eklemeler yapılıyor. Bunun anlamı nedir?

    Bu görüşmeler, olaylı panelden önce de yapılmadı mı?

    Demek ki Tayyip Erdoğan, sörf yapacağı yeri ve zamanı kendisi belirledi. Dalga boyunun, kendi boyunu aşmaması için de adamlarını görevlendirdi. Ve, yükselen Gazze hassasiyeti üzerinde ustaca bir sörf yaptı!

    “Helal olsun” ama işte bu plânlı, programlı sörf yapma kabiliyetine helal olsun!

    Solbirlik adına Zuhal

  14. KASIMPA’SALI CEKIRDEKTEN SIYASETCI VE DEVLET ADAMLIGI

    Cekirdekten gelerek siyasetci olmak ,
    Devlet adami olmak icin yeterli midir ?

    Siyaset ayri istir,
    Devlet Adamligi ise cok farkli ve ayridir.
    Devlet adami vasfini alabilmek icin cok ozellik , birikim gereklidir.

    Devlet adami uygar davranir,
    Sinirlense ve ofkelense de belli etmez.
    Siyaset bilimini , tarihle harmanlamistir.
    Lafinin olcusunu,endazesini bilir !

    Uluslararasi iliskilerin gecmisini bilmistir.
    Dunya siyaset tarihinde ulkesinin yerini ,
    dusmanlarini , ulkesine yapilmis olanlari cok iyi bilir.
    Bunlarin temelinde gelecege ait alternatifli ongoruleri vardir.
    Ahlakli ve erdemlidir.
    Entellektueldir…
    Uc kurus-bes paraya ulkesini satmaz !

    Ozu,sozu dogru, adam gibi adamdir Devlet adami …

    Herseyin en iyisini ben bilirim diyecek kadar da narsist degildir.
    Ekip calismasina yatkindir.
    cevresini gercek bilge , uzman , yetkin kurmaylarla donatir.

    Ornegin ;
    Bizden diye , yanina tekstil tuccarini Disisleri bakani olarak almaz !

    Ornegin ABD’de mutercimlik yapan kisiyi ,
    Once milletvekili ,
    Sonra AB’den sorumlu bakan yapmaz !

    Ornegin Ingiltere uyrugunda bulunan bir kisiye,
    Ekonomiden sorumlu kilan bakanligi vermez !

    Kendi ulkesinin en itibarli Bakanliginin degerli hariciyecilerine
    ust uste “monser” demez !!!
    Tahkir etmez, hakaret etmez !

    Yuksek yargiyla- Orduyla – halkiyla kavga etmez !!!
    Bolucu degildir.
    Birlestirici , butunlestiricidir !!!

    Vatanseverdir.

    Yabanci Devlet baskalariyla yapilan onemli toplantilarda ,
    Disisleri Bakanliginin sorumlularini kapi disinda tutmaz ?
    Neler konustugunu Devletten saklamaz !!!

    Devlet adamin ,
    Sozlerin icinde ince mizahla donatilmis akilci mesajlar olur.
    Yani ,
    lafi kodu mu otutturur !!!

    Davos’da Gazze konulu panelde,masadan ofkeyle kalkarak giden
    Basbakan Erdogan’i uzuntuyle izledim.
    Turkiye boyle bir yonetimi ve yoneticileri hak eden bir ulke degildir.

    Basbakan ,Turkiye’de olsa , kendisini kizdiranlari toz duman ederdi.
    Kendisine “emekliyim , acim ” diye bagiran isci emeklisine yapilanlar ,
    O kisilerin basina gelirdi.

    Ne mi olurdu ;

    Aynen Antalya’da oldugu gibi !
    Yasli adami , Basbakanin korumalari yaka paca tutuklar,faullu gizli darbelerle arabaya
    bindirir, kenar kose bir yerde daha da doverek , sehre uzak bir yerde birakirlardi.

    Sayet etrafta medya ve kameralar varsa ;
    “Anani da al git ” diye adami kovardi.
    Daha sonra da kamu gorevlileriyle adama baski uygulatir.
    Anasini alip da gitmedigine pisman ederdi.

    Veya bir sabah erkenden kapisi calinir ,” sira size geldi ” derlerdi !

    Eh Davos gibi bir yerde bunlari yapamayacagi ve yaptiramayacagi icin ,
    Ulkesinin hakkini koruyabilecek , akilli ve Devlet adamina yarasir sozler etmek yerine ,
    savlarini , dusuncelerini ,gerceklerin,aklin , bilginin , hakliligin temeline
    oturtacak sozleri soylemek yerine ,
    Basbakan Erdogan kizdi , ofkelendi , kendisini kontrol edemedi.
    Kalkti ve meydani terk ederek gitti.

    Gecenlerde bir karikatur internet ortaminda dolasiyordu .
    Bir odaya kosarak giren adam, masa basindaki bilim adamina soyle diyordu ;

    “profosor, Turk’ler yuzde yuz koyun insanlar yapmislar”

    Basbakani karsilatmak icin,
    Ataturk havaalanina ,
    Calismamasi gereken saatte metroyu calistirarak,
    Bindirilmis AKP kitalarini hava alanina tasitan Istanbul Belediye reisinin bu kanun disi
    uygulamasini gorunce, gecenin kör ayazinda ellerinde bayraklar, ne zaman hazirlandigi anlasilamayan hamaset pankartlariyla basbakan Erdogan’i karsilayan bu toplulugu gorunce bu karikaturu animsadim!

    “profosor, Turk’ler yuzde yuz koyun insanlar yapmislar”

    Basbakanlarinin bir toplantida, toplantiyi yonetene kizdigini soyleyerek
    masayi terk etmis olmasini,
    Hangi ulkenin akli basinda olan insanlari kahramanlik olarak niteler ?
    Bu bir kahramanlik midir ?
    Bu soz duellosundan kacmaktir vatandasim , kacmak !!!
    Gercek Kahramanlar , halen Guneydoguda daglarda carpisiyorlar !

    Gecenin yarisini gecen zamanda Havaalanina gelmis olan,
    Bu insanlarin 2002 den bu yana nerelerde olduklarini da merak ettim ?

    Ocak 2004 ‘de ABD’ye giden Tayyip Erdoğan’a, İsrail’e hizmetlerinden dolayı,
    Amerikan Musevi Komitesi ADL tarafından “Cesaret Ödülü” verildi…
    Bu ödülü alan “Yahudi olmayan” ilk ve tek kişi olma şerefi (!) Recep Tayyip Erdogan’a aittir.

    Soyler misin , sen O zaman neredeydin ,
    Kafasi da , akli da, gozu de ortulmus yurttasim ;

    Ne zaman mi ?
    Soyleyeyim ;

    Bu yazdiklarimi iyi ve sindirerek oku degerli AKP’li yurttasim.
    Seni incitmek , kirmak , uzmek icin yazmiyorum.
    Aklin , izanin , vicdanin varsa okuyarak dusunmen icin yaziyorum.
    Bunlar Turkiye’nin ve Dunyanin yakin siyasi tarihine dusulen notlardir ;

    Hani ABD’li askerler tarafindan,
    aynen Filistin gibi musluman halki olan Irak isgal edildiginde ,
    Neredeydin ?

    Irak’da 1.5 milyon insan olduruldu !
    Neredeydin ?

    Iki milyon Irak’li evlerini, yurtlarini , vatanlarini
    terk ederek can pazarindan kactilar ,
    Neredeydin ?

    Yuzbinlerce Irak’li kadin , Suriye’de, Lubnan’da,Urdun’de
    genelevlere satildilar !
    Erkeksiz , sahipsiz, kocasiz kalmis zavalli kadinlar !
    Neredeydin ?

    Camide ibadet edenleri kusuna dizerlerken,
    Abu gureyp hapishanesinde akil almaz iskenceler yapilirken
    Neredeydin ?

    Amerika’li askerler ,kucuk kizlara, analarina ,
    Hem de yol ortasinda 8-10 kisi tecavuz ederlerken,
    bir de bu adiliklerini kameraya alirlarken ,
    Neredeydin ?

    Onlar Musluman degiller miydi ?

    Kizmaaa , oku , devam ediyorum ;

    Senin Kahraman diye karsiladigin , poh pohladigin Basbakan Erdogan
    ve sen nerede idin ?

    Sana hatirlatacagim Kahraman Basbakanin nerede oldugunu ;

    O,
    Irak’i isgal eden ABD ve Ingiltere’nin yaninda idi !!!
    Amerikan askerleri icin dua ediyordu …
    Hatirladin mi duayi ?

    Olen milyonlarca musluman Irak’li icin dua etmeyen kisi,
    Olen Irak’lilarin kani ellerine bulasmis idi…
    Duasini ise ,Amerikan askerlerine gondermisti !!!

    Ne sen vardin ortada ,
    Ne de Filistin icin secim yatirimi yapan O kahraman !!!

    O , Bush ile el ele idi !!!

    Unutmus gibi yapma ;

    BOP yani Buyuk Ortadogu Projesi ,
    Hani ,Ortadogu ve Orta Asya’da 22 ulkenin sinirlarini degistirecek olan Amerikan projesi !
    O,
    Kahraman Basbakanin , esgudum baskani idi bu projenin !!
    Ben demiyorum ki ,
    Kendisi soylemisti !!!

    Hani Irak Suleymaniye’de , Turk askerinin karargahina her zamanki gibi
    gorusmeye gelen ABD askerleri , tuzakla askerimizi tutuklayip,
    baslarina cuval gecirdiklerinde ,
    Nerede idin ?

    Hatirla ;

    Amerika’ya Nota verilmeyecek mi diye soranlara ne demisti
    “kahraman!!!” Basbakanin ?

    Siz notayi , muzik notasi mi saniyorsunuz ?
    Ve O kahraman basbakan Amerika’ya tek laf edemedi , tirsti !!!
    Nota da veremedi…

    O zaman neredeydin sen ?

    Hani Kuzey Irak’a , PKK’ya karsi TSK’ya harekat izini veren tezkere vardi ya !
    Meclisten gecmisti !

    O kahraman Basbakan , Amerika’ya giderek ,
    aylar sonra ABD’den icazet alarak ,
    harekat yetkisini aylar sonra TSK’ya devretmisti.
    Tabii O sure icinde de kacan kacmisti…
    Busht okeylemedikce , TSK’nin eli bagli tutulmustu !

    Tabii O zamanlarda sen de ortalarda yoktun !!!
    Hani sehitlerimize “kelle” denildigi zamanlar ?

    Iste boyle AKP’li yurttasim …

    Senin kahramanin kagittan kaplandir…
    Yanlis ayak izlerinin pesinden gidiyorsun …

    Gozunu ac…
    Aklini devsir…
    Bu Yurttan baska yerimiz yok.
    Bizi boluyorlar…
    Aklini , gozunu , bilincini ortuyorlar…
    Uyan,
    Uyan ….

    Gercek kahramanlari ararsan ,
    Nerede olduklarini sana soyleyeyim ;

    Onlar simdi Silivri’de..
    ABD, AB duzmecesi , AKP katilimli tuzagin icindeler…

    Ama bu duzmeceler ,gun gelecek son bulacak …
    Demokrasi ve hukuk geregini yapacaktir.

    Naci

  15. Politika böyle bir sey, dogaclama oynanan bir tiyatro ve etik degerleri yok. O yuzden akli sleim insanlari anlamadigi , surekli kizdigi bazilarininda köru körune siyatsetci dediyse dogrudur diye arkasina takildigi bir olgu. O sebeple ben hic bir zaman politikaci davranislarininda tutarlilik arayip o zaman nerdeydi bu zaman nerdeydi diye sorgulayarak vakit harcamam. demirelin dedigi gibi dun dundur bugun bugundur politikada. Bu politikacilarda agac kavugundan cikan ayri bir tur degil. Sen ne akadr iyiysen politikacin o kadar iyi, sen nekadar iyiysen senin doktorun ögretmenin o kadar iyi. Turkiyede herkez görevini cok ahlaki etik sekilde duzgun yapiyorda sadece politikacilar tutarsiz ahlaksiz.
    Neyse Erdoganin davostaki hareketinde bence planli bir sey yok yani bir zeka urunu olarak gizlice tartismanin yönunu tayin edip tuzak hazirlama falan gibi. Bence kafasinda sert cikip ucuz puanlari toplama stratejisi vardi fakat abartti. Kontrol edemedi kendini. Bunun arkasindada Obamanin gelmesi ile birlikte ortadogu sorumlusu mitchellin bölgedeki bilgisi tecrubesi ve ayrica obamanin direk filistin ve israil ile diyaloga giriyor olmasi.
    Ortadoguda turkiyeye ragmen politika yapilmaz seklinde bir yer kapma cikisiydi Tayyibin hareketi. Esinin aglamasida bonus oldu.

  16. Bi’ siz doğrusunuz zaten.. Bi’ siz herşeyi biliyorsunuz.. Daha arkadaşıyla konuşurken lafının kesilmesine sinir olan bir toplum insanıyız hepimiz, ki burda lafı kesmeye makas yetmemiştir. Zaten konuşmanın bu boyutlara geleceği belliydi. Bir de üstüne el-kol saçmalığı gelince orda kim olsa aynı şeyi yapardı ya da yapmazdım diyenler yalakaya yatardı. Sırf birşeyleri eleştireyim, bir espri konum olsun diye zorlayın kendinizi.. Daha fazlası çıkacaktır elbet. Hadi kalın sollucakla…

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


ten + seven =