OĞLUM BÜYÜYÜNCE GAY OLSUN

Siyah ekranın üzerinde gri-beyaz karartılar dolanıyor. Bazı bölümleri tahmin etmek kolay: şu yuvarlak olan kafatası olmalı, yılan gibi uzayıp giden kemikler omurgadır. Küçük pompa aynen kalbe benziyor. Bunların dışında ancak çok kısacık diye tanımlanabilecek kol ve bacak kemikleri, orta okulda tahtaya çizdirip durdukları cinsten iribaş kurbağayı andıran göbek ve daha bir sürü kumlu, oynak görüntü…

“Cinsiyetini öğrenmek istiyor musunuz?” diye soruyor asistan. Gözlerimizi ekrandan ayıramadan şaşkın şaşkın kafa sallıyoruz: “Hııııııı…. Tabii…”

Elindeki aletle biraz daha dolanıyor vazelinli karnımın üstünde. Orayı burayı iteliyor. Fetus elektrik çarpmış tay gibi yaylanıyor bir an. Sonra gösteriveriyor bize cinsel organını.

“Galiba erkek… Bir dakika… Evet, erkek.” Şurası penis, burası bilmem ne açıklamaları bulanıyor kulaklarımda. Kafamda tek yankılanan: Erkekmiş… Erkek…

Ben kız olsun demiştim, kocam oğlan. Çok derin sebeplerimiz yok: kız olsun, benim gibi olsun. Anlaması kolay, başından geçecekleri bilirim. Annemle birbirimize düşkünüzdür, o da katılır aramıza. Oğlan bir gün bir kızın kolunda evi bırakır gider… Hem gençlik çağında oğlandan ben ne anlarım? Ya sokakta birileri takarsa? İtiş-kakış, kavga-dövüş? Benim verecek aklım mı var öyle konularda?

Kocam oğlan olsun diyordu. Ailelerimiz kadın kaynıyor. Şuracıkta bir babam var, bir kayınpeder, bir de kedimiz. O da iğdiş! Kız kedimizden dayak yiyip duruyor her gün. Kadınlar Cumhuriyeti burası, karakterleri baskın, inatçı, hatta saldırgan kadınlar, Amazonlar! Her yan estrojen kaynıyor. Bir oğlum olsun, benim tarafımda olsun…

Sokakta yürüyoruz yanyana. “Çok acaip, sanki kızım vardı da yoklara karıştı gibi geldi birden,” diyor. “Üzüldüm neredeyse, keşke kızımız olsaydı…” Ben de bir tuhaf oldum. Bebek kıyafeti satan mağazalarda hiç oğlan bölümüne bakmamıştım. Ama o an oğlum olacak diye gururlandım nedense. Yine de elimizdeki yüzde ellilik ihtimal böylece bir doktorun ofisinde uçup gidiverdi bir anda. Hakikaten iki bebeğin birini kaybetmişiz gibi… Farketmezdi, kız olsa da aynı tuhaf yol ayrımında bulacaktık kendimizi: bir oğlum var, bir kızım var. Kızım olacağını öğrensem giden oğluma yanacaktım bu sefer.

O akşam alıştık oğlumuz olacağı fikrine. Güle oynaya hayaller kurmaya başladık oğlumuzla ilgili. Şimdi dünyalara değişmeyiz pipisini. Minik bir Harry Potter’ımız olacak! Minik bilgin, minik maceracı, minik müzisyen, minik sanatçı, minik feylesof. Minik adam. Vücudu karnımda, kimliği daha şimdiden evimizin baş köşesinde Minik Prensimiz…

Sonra başladık endişelenmeye:

“Sağcı, Cumhuriyetçi, tutucu, ırkçı filan olursa n’aparız?”

“Ah! Ölürüm. Önce ölür, sonra O’nu öldürmek için hortlar yapışırım yakasına! Ya borsacı filan olur, paradan başka birşey düşünmezse!”

“Offfff…. Ya sırf bize ters düşmek için gidip bir de dinci olursa?”

“Yaaa, biz boşuna endişeleniyoruz. Bizim aileden öyle şeyler çıkar mı?”

“Doğru, doğru. Biz öyle değiliz ki oğlumuz öyle olsun! Benim oğlum açık fikirli olacak.”

“Evet, benim oğlum humanist olacak, acı çekenlerle içi acıyacak. Hayvanlara, bitkilere düşkün olacak.”

“Benim oğlum ahlaklı olacak, toleranslı ama sarsılmaz karakterli olacak.”

“Benim oğlum…. belki de gay olacak! Evet, evet gay bir oğlum olacak!”

“Tam üstüne bastın! Benim oğlum gay olacak, sanatçı olacak, duyarlı olacak, güzel insan, gay insan olacak!”

Ohhhh…. Rahatladım birden bire. Gelinle filan uğraşamam ben, benim çok yakışıklı bir damadım olacak!

Ben bu yazıyı daha Anatol doğmadan yazmıştım. Gaygaye adlı bir site için. Bir zaman sonra yazı hakkında yazılmış düşünceleri okudum. Bir okur, haklı olarak ama yazıyı yazdığım zamandaki ruh halimi tam da kestirememiş bir şekilde eleştirmiş. Yani bütün gayler sanatçı mı oluyor? Vesaire. Yazının bu bölümlerini yazarken, o şekilde düşünenler çıkacağını tahmin etmiştim ben. Ama o sırada hissettiğim çiğ duyguları kaydetmek istedim. Evladımın oğlan olduğunu öğrendiğim zamanı, kocamla konuştuklarımızı, bunları yazmak istedim. Oğluma kalsın diye. Bir gay’in mutlak sanatçı ruhlu olacağını zannetmek, bir zencinin illa basketbola yeteneği olduğunu iddia etmek kadar ırkçı birşey. Eşcinsellere karşı olmasa bile, öyle düşünen insanda derinden akan bir kirli su var demek. Oysa, o gün sokakta yaptığımız konuşma mutluluk ve sevinç doluydu. Belki de gay olacak, sanatçı olacak lafları gay olduktan sonra sanatçı olacak demek değildi. Ama biz öyle konuşmuştuk o gün.

Bugün Anatol iki yaşından biraz hallice. Bale dersleri alıyor. Yirmi kişilik sınıfta tek oğlan. Gay yetiştirmeye çalışmıyorum ben, insan yetiştirmeye çalışıyorum. Onu çok seviyorum. Bir gün eşcinselim derse de üzülmem. O’nu sevmeseydim ve eşcinselim deseydi de üzülmezdim. Eşcinsel olmazsa da üzülmeyeceğim. İhtimaller her ne ise, bunların hiçbiri beni üzemez. Bütün bunlar bana öyle yabancı ki! Bir insanın mavi gözlerinden rahatsız olmak kadar anormal, uzak ve çirkin.

11 Comments

  1. Gelinfobikler, homofobiklere karsi:))) Bende damat isterim !! Yani Bizim kiz gay olmasin lutfen!! Bu denklemde ise gelinfobik esittir homofobik. Korkunun ecele faydasi yok gelinfobiklerde homofobiklerde bunu boyle bile:))))

    Bir gun gelecek bunlari konusmaya gerek duymayacagiz… Guzel gunler gorecegiz..

    Bana kalbiniz kadar temiz bu yorum stununu ayirdiginiz icin tesekkur ederim.

  2. Galiba butun anneler ayni seyleri hissediyor o ilk gun!!! O ilk cinsiyetin belli oldugu gun… gene cok guzel ifade etmissin Elif’cigim. Doktor erkek deyince, ciglik atmistim, nasil olur, iyi bakin kiz demistiniz?!!!aaa herkes erkek ister size ne oluyor demisti hemsire, ben de utana sikila bilmem, kiz bekliyordum gibi laf gevelemesi…. Sanki kizimi kaybetmisim duygusu ve ardinden hemen kabullenis ve erkek annesi olma gururu!!!! ne demekse??? (zugurt tesellisi mi?) valla o gururu bile yasadim kendimden hic beklemememe ragmen….

  3. Продажи автомобилей российской марки Lada в Германии в марте выросли в четыре раза по сравнению с тем же периодом прошлого года – до 653 единиц, передает Автостат. По итогам первого квартала рост продаж Lada Deutschland GmbH, официального импортера “АвтоВАЗа” в Германии, составил 154% с показателем 1 397 машин.

    Таким образом, модели Lada поднимаются в рейтинге самых продаваемых машин на немецком рынке. В январе вазовские машины заняли в этом списке 31-е место, переместившись с 34-го. “Лады” по популярности в Германии обошли, в частности, Jaguar и Saab, а в феврале – еще и Lancia.

    В марте Lada по продажам опередила британскую марку Land Rover и заняла 29-е место.

    Как сообщает агентство, росту спроса на российские автомобили во многом способствует введение “премии за утилизацию”, с учетом которой цена Lada Kalina в базовой комплектации составляет 6 000 евро.

    Мы можем с гордостью сказать нашему читателю на эту тему, что дорогое не всегда лучше!!!

    По материалам сайта http://kuxap.ru/

  4. Недавно изменились требования к строительной теплотехники В связи с этим все строительные организации были вынуждены увеличить термоизоляцию строительных материалов примерно в три раза. Данную проблему можно легко решить с помощью стандартных материалов ( пенно блоки, кирпичи, панели). Компания АО Новострой, одна из самых старых строительных компаний
    в России ( работает с 1992 года).. Организации входит в состав ЗАО Корпорация стройматериалов. Дилерские точки располагаются в : Ростове-на-Дону, Якутске, Москве, Белгороде, Иркутске, Калуге. Приблизительные подсчеты показывают, если завод будет работать 40 часов в неделю, то за один год будет выпущено более 10 миллионов кирпичей . Бетон- это самый распространенный и применяемый стой материал. В состав бетона входит множество всяких химических добавок, торов и пластификаторов. Это связано с тем, что простой бетон не может справиться с поставленной задачей. Некоторые добавки применяются не только в бетоне, но и в других цементных растворах. Для профессиональных строителей самый лучший строительный материал- смеси, которые обладают высоким уровнем прочности и быстро схватываются. Чтобы использоваться бетонную смесь повторно можно использовать пластификатор. Данная химическая жидкость разжижает бетонную смесь. Тот же результат можно достичь и простой водой, но при этом плотнос
    ть бетона значительно снизится.

  5. o yazınızı okumuştum Elif hanım ve inanın çok etkilenmiştim! şimdi bu konu hakkında bir yazı daha yazmanız (nedense) gururlandırdı beni, önceki yazınızı okumaktan dolayı olsa gerek :))

    oğlunuzun gay olup olmaması sizin için birşey ifade etmiyorsa ne güzel. çok seviniyorum sizin adınıza, böyle düşünebildiğinize.. Türkiye gibi bi yerde öyle insanlarla karşılaşıyoruz ki bu yazıları okumak insanın içini rahatlatıyor.

    kaleminize sağlık, iyi bakın kendinize 🙂

  6. Ne müthiş bir yazı, ailesi gay olduğunu bilen ve destek olan şanslı biri olarak bunun ne kadar önemli olduğunu söylemek isterim. Öyle yalnız ve korkunç zamanlar yaşadım ve bazen de yaşıyorum ki bunun değerini anlatamam. Gayler için dışarda hayat zaten çok zor, bir de ailelerin zorlaştırmasına gerek yok…

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


sixteen − 2 =