Mut var mı, mut?

Bugün mutunuz var mı?

Var Abi! Bol mutluyuz bugün. Ceplerimiz mut dolu. Buyrun siz de alın isterseniz!

Mutluluk insanın normal hali değil. Evrimleşme mutluluğa karşı. Mutlu olmak atalarımızın dikkatini dağıtmış. Mutlu olan vahşi hayvan yemi oluyormuş. Endişeli olmak lazım onlara. Devamlı korkacaksın, etrafına bakınıp duracaksın. Hayatta kalmak için mutsuz olmak lazım.

Daha fazlasını istemek, böyle de mutsuz olmak var. O da evrimleşmeye lazım. Daha fazla kürk, daha fazla odun, daha fazla boncuk, daha fazla, daha fazla. Yemeğe açlık gibi, açlık duyacaksın ki daha fazlasını isteyesin. İsteyesin ki daha fazlası için uğraşasın. Mutsuz uğraşasın ki mutlu olasın. Tabii elde edince daha fazlasını isteyesin, mutsuz olasın, muta uzanasın, vesaire, vesaire.
Bulunduğu an içinde yaşayamamak da mutsuz ediyor insanı. Sağlıklı mıyım? Şu anda. Herşey yolunda mı? Şu anda. Yok, dün çok kötü bir gündü. Yarın da öyle olur. Mutum yok benim. Hiç yok!

Bu da lazım. Gününü gün eden ağustosböceğini bile aşağılamışlar. Mut alerji yapıyor bize. Ahlak bile mutsuzluktan yana.

Ben de (her normal insan gibi) mutu az bir insanım.  Ama iyi bir haber aldim bu konuda. Piyango bile kazansam, hayatım hayallerimden de öte bir yerlerde olsa, önce bir afallar, ne olduğumu şaşırıp mutlanırmışım. Sonra mutum eski seviyesine iner, her zaman olduğu yere yerleşir kalırmış. Gel-git çizgisi gbi. Ortada bir yerde mut çizgisi var. Deniz ancak gel’den git’e ulaşmak için mut’a uğruyor.

Yani daha mutlu olamıyorum diye üzülecek birşey yok. (Zaten üzülerek mutluluğun elde edildiğini kim duymuş? Ters pedal çevirip önündekine ulaşmaya çalışmak gibi birşey!) İçimde yok deyip geçeceksin. Benden bu kadar. Mutum yetmiyor.

6 Comments

  1. Bazen oyle seyler yaziyorsun ki okuyup allak bullak oluyorum, ne yazilir ki bu duruma simdi diyorum. Bu mut yazisi da oyle. Evet, haklisin, fazla mut hali utopik birsey, kabul ettim ben oyle zaten. Az olacak ki artma ihtimali olsun da cosalim di mi 🙂

  2. Mersin’in Mut isimli bir ilcesi var. Annem ve babam Gulnar ilcesinden. Ben kucukken her yaz Gulnar’a giderdik. Mut’tan gecerken mola verdigimiz sirada abimle ‘Mutlu musun?’ geyikleri yapardik. Eger ‘evet mutluyum’ dersen cevap ‘hayir Gulnarlisin’, ama eger ‘hayir Mutlu degilim’ dersen cevap ‘niye, ne oldu, birseye mi uzuldun?’ olurdu 🙂

  3. Valla Dolunay, biz mutu az olan cogunluga karsi ayrimcilik yapiliyor. Mesela her tarafta bol mutlu insanlar varmis gibi, mutlu olmak lazimmis gibi yoksa bir acaiplik varmis gibi bir durum var ortada. Bize ozgurluk taninmiyor yani! Hollywood’da daha fazla rol verilmesi, gerekirse toplu tasima araclarinda ve hukumet dairelerinde bize ozel yerler acilmasi! :oP

    Zeynep, benim babamin da bir “köyü” vardi ben kucukken. Galiba Bolu dolaylarinda, yoldan asagida kalmis, cok guzel bir köydü. Babam burasi benim köyüm derdi, ben de inanirdim. Inanmak isterdim daha dogrusu. Guzel geyikler bunlar. :o)

  4. Ben de mutu az olanlardanım! 15 yıl önce niye mutum az diye doktora gittiğimde anladım ki ben boyleyim. Az mutlu !
    Ama doktor demedi bana az mutlusun sen diye, romantikmişim ben öyle dedi bu da bir tür hastalıkmış hüzün gibi.
    E hepsi var bende, hüzünbazım en başında, baktım vazgeçersem onlardan mutum çok olacak ama benim olmayacak bir ben
    durumu olacak, VAZGEÇTİM mutumun çok olmasından. Sonrada bu vazgeçişten dolayı çok mutlu oldum, kısa bir süre 🙂

  5. Secil, ,muta giden (gecici de olsa) yolu bulmussun demek. Zaten mutlulugun uzun sureli birsey oldugunu iddia edenler yalan soyluyorlar. Hickirik gibi birsey bu, biraz sonra gecer. Kafaya takmamak lazim! :oP

  6. “Babanın köyü” :Yalovadan -Bursa çıkşında, yemyeşil, beyaz minareli,kırmızı damlı.
    Ama dikkat çekici bir şartlandırılma değil mi? Kilise veya cami figürü olmasa o köy “köy” gibi
    görünmüyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


four × four =