Lebdeğmez

Ancak dudaklar birbirine dokundurularak (kendi kendimizin dudagindan bahsediyorum) cikarilan sessiz harflere Dudak Sessiz Harfleri deniyor. B, F, M, P, V. F derken dudaklar nasil dokunuyor, orasini bilemem. Belki ben yanlis yapiyorumdur, Dudak dokundurarak f (ve V) diyebilen beri gelsin. Alt dudak dislere degmeden f cikmaz ama ben iki dudagimi birbirine yapistirip f demege calisinca cikan ses pfpfp gibi birsey. Ne ise, konuyu dagitmamali.

Bu harfleri kullanmadan yazilan siirlere lebdegmez derler. Leb eski dilde dudak demek. Leblebi Arapca’da nohut demek ve bir cok nohutlu yemegin de adi o dili konusanlarda. Ama Turkce’de kavrulmus nohut pitirciklama olarak kullaniyoruz. (Pitirciklama nedir, onu ben de bilmiyorum. Birden duydum kafamda, yaziverdim.)  Belki leblebi yerken boyle leb leb dudaklar ham hum seklinde acilip kapaniyor, leb Farsca dudak, i eki Arapca’dan falan filan.

Halk sairlerinin kullandigi bir atisma yontemidir lebdegmez. Agizlarina diklemesine igne yerlestirip soylerler siirlerini ki, bir de gorselligi olsun. ben igne ile bile f ve v soylerim diye tutturayim. Demek diskalifiye edilirdim bir dakikada. Divan Edebiytati’nda cok ender kullanilmis bir sanat aletiymis igne. Yani ender kullanilan bir sanatmis lebdegmez. Belki saray odasinda ogneler, migneler, kaba durur, hele bir de benim gibi dudagim degdi degmedi inatlasirsa koltuklara kan damlar, leke olurlar diyedir bence.

Bu cumleye tiklayarak gordugum kadariyla igne degil de kurdan takarak lebdegmezleyen bir asik atismasi seyrediniz.

Lebi lebine degmek bilmeyen Recep Tayyip Erdogan, “Bizans’ın hanımları Fatih Sultan Mehmet’i karşılarken başımızda kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz demişlerdir.” demistir. Oysa kardinal kulahi Osmanli sarigi, aslinda basina Katolik gelmesini istemeyen, Konstantinopolis’e karsi duzenlenen bitmek bilmeyen Hacli Seferleri’nden yilgin Ortodoks granduk Lukas Notaras soylemis olabilir ama olmayabilir de. Daha cok, basima bu fena sey gelecegine, esekler tarafindan korkunc sekillerde didilmeyi yeglerim gibisinden, cumlenin ne ilk, ne de son tarafindaki objelere hic de hos olmayan seyler yakistiran, hatta senin olacagima Zurefa sokakta orospu olurum gibisinden siddetli ve kuskun bir cumledir. Eger soylenmis ise. Yoksa ben herhangi bir Bizansli “hanim”in Katolik’in sunnetsiz pipisi tarafindan sey edilecegime, Osmanli’nin sunnetli pipisi tarafindan zevk ve mutluluk icinde tecavuzlere ugrayayim insallah dedigini hic sanmiyorum, sanamiyorum. Belki Malkocoglu Cuneyit filmlerinde butun Bizans hanimlari ah gavur padisahin haremine dussem de, zorla gavur edilsem de, gulsuyuna batirilip mikilsem de, gavura oglan cocugu dogursam da, onu da gavur yapsam da filan gibisinden orospu cinsidirler. Belki bazi seyircisi de o filmlerin etkisi altinda kalip tarih dersini oralardan almis olabilir ve hatta birgun basbakan olup da bir lebini diger lebiyle biraraya getirmez hallere dusmustur. Oluyor boyle seyler.

 

Ha bir de kardinal kulahina saygi duyan Katolik vatandaslarimiz vardir bizim. Hem de Bizans’tan kalma, o Bizans hanimlarinin torunlarinin torunlari vatandaslarimiz da vardir. Topuna birden girisip, toplunu birden tek cumleyle yerin dibine sokup cikartmak boyle oluyor. Ders alina.

Ders alinacak baska birsey daha: Lebdegmez enteresan bir sanat. O asiklar dudaklarindan cikan laflari kirk kere kafalarinda evirip cevirip de, cikartmayarak kazaniyorlar o atismalari.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


2 + eleven =