Kurufasulye

Bugün parça etli (dana), bol salçalı ve biraz kimyonlu kurufasulye, tereyağlı pilav ve ev yapımı “uyduruk biber turşusu” var öğlen yemeğinde. Hava serinledi diye midir, nedir, bugünlerde Türk yemekleri yapıyorum bol bol. Hava serinleyince Amerikalılar’ın “soul food” dedikleri yemeklerin havasına giriyorum herhalde. Kurufasulye de benim soul food’um olsa gerek. Tabii Etiyopya yemekleri dışında. Parmaklarımın ucuyla bir parça injera kopartmak, sininin içindeki yiyeceklerden birinden bir parçayı injerayla kavramak, ağzıma götürüp tadını çıkarmak… Hmmmmm….

Uyduruk biber turşusunu yazayım size. Çok uyduruk ve çok leziz. Arka bahçemde biber yetiştirdim. Küçük biberler, burada jalapeno dediklerinden. Ve pek acı. Topluyorum biber verdikçe (Önce beyaz çiçek açıyor, sonra miniminicik bir biber pırtlayıveriyor ortasından, büyüyor, yaklaşık yüzük parmak uzunluğunda ama topluca bir yüzük parmağı. Önce kopkoyu yeşil, sonra açılıyor rengi biraz. Kızaran bile oluyor.), kavanoza koyuyorum. İçine domates rende, biberlerin üstünü kapatacak kadar sirke, tuz ve sarımsak. Buzdolabında, bir köşede duruyor. Bir haftaya kalmadan hazır. İçinden biber aldıkça tazesini ekliyorum. Çok lezzetli ve kolay birşey. Babamın karısı Işık’tan öğrendim. Yerken hep onu düşünüyorum. İştahımı açıyor bu biberler diye hem şikayet edişini, hem de afiyetle yiyişini!

img_0275.JPG

2 Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


nineteen − 6 =