Küpit’in Yayı ve Filtrum

Üst dudağın üst sınırına Küpit’in Yayı diyorlar. Başı şöyle bir yan çevirip bakmak gerekiyor. Burunla üst dudak arasındaki limonata bardağı şeklindeki oyuğa da filtrum deniyor. Söylentiye göre bir melek anne karnındaki fetusa bir sırrını verir, sonra da işaret parmağını fetusun üst dudağına koyar, şşşşişt sırrımızı sakın kimseciklere söyleme dermiş. Filtrum öyle oluşurmuş. Başka iki inanışa göre de ya cennetten bahsedip durmasın diye, ya da cenneti unutsun diye melek parmağını koyar, suuuussssss diye fısıldarmış.

Bu hikayaleri öğrenince yeni doğmuş bebek bulup sorası geliyor insanın: Melek sana ne dedi? Unutmadan kulağıma söyleyiversene!

Filtrum bıyık vardır. Bir Hitler’de, bir Çarli Çaplin’de, bir Erbakan’da. Çarli Çaplin’in Hitler’le ilgili çok güzel bir filmi var. Erbakan’ı tanısaydı onun da filmini yapardı mutlaka. Ama Çaplin, fitrum bıyığını Hitler filminden önce edinmiş. Hem komik ama hem de takınca -ha, onunki takmaydı- yüzünün ifadelerini örtmüyor diye. Bıyık, işçi sınıfının yukarıya burma kaymak tabaka sınıf bıyığına tepkisi olarak gelişmiş. Hitler de herhalde “halktan birisi” izlenimi vermek istedi. Türkiye’deki halktan birisi bıyığı badem bıyığın kırçılllısıdır. Bakınız Kılıçtaroğlu. Erbakan’ın bıyığı da sonra sonra bademleşmişti. Belki de hep bademdi de, kenarları beyaz olduğu için filtrum gibi görünüyordu bana. Şimdi yekten beyaz ve taze badem.

Aslında Hitler de kaymak tabaka kollu bıyık ile dolaşıyormuş bir zamanlar da, 1. Dünya Savaşı’nda askerken gaz maskesi takamaz diye kenarlarından kırptırtmışlar. Çin’de filtrum bıyık hiç sevmezlermş, çünkü İkinci Dünya Savaşı’nda analarını belleyen Japon askerlerinin bıyıkları öyleymiş. Şimdilerde Zimbabwe başkanı mı, başkan galiba, başbakan değil, her neyse Mugabe’nin tam filtrumuna oturmuş bir bıyığı var. Başka da bilmiyorum.

Şener Şen bıyığını oynadığı sınıfa göre iyi şekillendirenlerdendir. Fotoğraflarına bakın, hangi kimliktendir anlaşılıyor. Kötü adam bıyığı, iyi adam bıyığı, halktan bıyık, efendi bıyığı, Osmanlı paşası bıyığı, dalkavuk bıyığı, muhallebi çocuğu, çapkın, kulağı kesik, vesaire. Ezen bıyıkla ezilen bıyık arasındaki fark bir santimden küçük. Ama mesajı kaçırmak mümkün değil. Bir de ezilenlerden görünmeye çalışma bıyığı var. Ve ezenlere katılma heveslisi bıyık.

Bıyık sakaldan ayrı birşey. Uzatılmasının manası farklı olmalı. Nasıl ki kadınların bedenlerinde uğraştığı bazı şeyler var, uğraşılıp uğraşılmadığı erkeklerce farkedilmeyen, ama kadınlar için kadınlık sembolü, bıyık da öyle birşey olmalı. Kadınların farketmediği bir erkeklik sembolü. Sadece hormon ispatı değil ama. Üst dudağı saklama çabası.  Erkek üniformasına girip de dinsel- entel üniformalardan kaçınmak. Belki burunlarından çıkan nefesi bıyıklarında hissedip, hayatta olduklarını hatırlıyorlardır her an. Sigara dumanı yukarıya yükselirken bıyık filtresinden geçiyordur. Balinaların baleen dişleri gibi, hayatı filtre edip yutuyorlardır. Solcu bıyığı. Sağcı bıyığı. Erkekler arası bir çeşit sözsüz iletişim.

Balinalar hiç uyumazlarmış. Balina dışında bütün memeli hayvanlar uyurlar. Vücutlarımız uyurken otomatik pilotta nefes alıp verir. Ama balinaların öyle bir sistemi yokmuş. Bile bile nefes almaları gerekirmiş. O yüzden de uyumazlarmış. Beyin fonksiyonları yavaşlarmış, o kadar.

Belki erkekler Küpit yaylarını saklamak için bıyık bırakıyorlardır. Kadın evreniyle olan bütün bağlarını koparabilmek için.

2 Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


3 + eighteen =