Kucuk bir sozluk ve eglenceli bir diyalog

Waterboarding: Terorist zanniyla yakalanan kimseleri konusturmak icin, kisinin kafasinin yetkili kisiler tarafindan suda, boguluyor hissi gelene kadar tutulmasi, kisinin hizli nefes almasina  izin verilip yeniden suya sokulmasi.

Torture memo: 2003 yilinda, Adalet Bakanligi’nda calisan John Yoo adli kisinin, Beyaz Saray’da en ust Savci olarak gorevli Alberto Gonzales’e yazdigi mektup. Kabaca diyor ki: “Bize, ofisimizin uluslararasi yasalarda sorgulamada yasalara uygun olarak ne kadar ileri gidebilinecegini dusundugunu sordunuz. Daha ozel olarak, Al Qaida uyelerinin ABD yasalarinca engellenmeyen iskencelerde a) Iskence Anlasmasina uygunsuzlugu, b) Roma Anlasmasi’nca kararlastirilan hukumlerce, Uluslararari Ceza Hukuku Mahkemesi’nce suc sayilip sayilmayacagi konularini soruyorsunuz. Bize gore, anlasmalara uygundur, cunku bu anlasmalarda ABD’nin ozel halleri seklinde bir ek vardir. Ayrica, her ne kadar her hakim kontrol edilemezse de, genel olarak Al Qaida uyelerinin sorgulamalari sorasinda uygulanan seyler, uluslararasi mahkemelerin yargi yetkisi disinda kalmaktadir.

………..

Sorgulamalar Amerikan topraklari disinda yapilmaktadir.

………..

Yasaya aykiri olan, can acitma noiyetiyle yapilan iskencedir. Bilgi almak icin kullanilan yontemler degil.”

Vesaire, vesaire. Tamamini (Ingilizce) okumak icin:

Torture Memo

Bir sure once, Gonzales ve Yoo ve Adalet Bakani gorevlerinden alindilar. Ama is burada bitmiyor tabii. Ortada neredeyse bir cesit savas sucu var. Ancak Amerika, Irak’a “savas” acmadigi icin, yaptiklarinin hepsi savas sucundan muaf.

Simdi Senato, Demokratlar’in ve insan gibi insan birkac Cumhuriyetci’nin kontrolu altinda bir sorusturma acti. Bu iskence yazismalarinin ucunun nereye kadar gittigini anlamaya calisiyorlar. Kisacasi, hedef Baskan Pust ve yardimcisi Satan Cheney.

Mistir Yoo’nun sorusturmasi sirasinda, bir Demokrat senator ile arasinda gecen diyalog:

Senator: Bilgilere gore,size, Baskan Bush bir cocuk zanlinin en korkunc sekilde iskence gormesini emredebilir mi diye soruldugunda, “Baskan’in bunu neden zorunlu gordugune gore degisir,” cevabini vermissiniz. Dogru mu?

Yoo: Dogru olduguna inanmiyorum, cunku cumlem ben bazi seyleri aciklamaya baslamadan once kesilmis…

Senator : Buraya kadar okudugum dogru ama dahasi mi var?

Yoo: Fakat cumlemin sonuna kadar…

Senator: Okey. Tesekkurler. Profesor Yoo, Baskan’in ulkeyi koruman namina bir zanliya yapilmasini emredemeyecegi birsey var midir?

Yoo: Senator, bu yine biraz onceki cumleme dogru gidiyor, cunku …

Senator: Size bir soru soruyorum, belki oraya gitmiyordur ama siz ne dusunuyorsunuz?

Yoo: Sanirim bu bana daha once de sorulan bir soru…

Senator: Tamam da, cevap nedir?

Yoo: Oncelikle, tam olarak aciklayayim ki ben seyden bahsetmiyorum…

Senator: Birsey aciklamak zorunda degilsiniz. Sadece soruya cevap verin.

Yoo: Sadece sunu soyluyor gibi olmak istemiyorum ki…

Senator: Soyluyor olmak istememeye endiselenmenize gerek yok, sadece soruya cevap verin.

Yoo: Okey, simdi benim gorusum?

Senator: Evet, simdi. Tam su anda.

Yoo: Su anda… Benim tam su andaki gorusum, once, onerdiginiz soru…

Senator: Cevap NEDIR????

Yoo: Senator, ben sey yapmaya calisiyorum…

Senator: Hayir, beni zamanimi harciyorsunuz. Bakiniz, hepimiz hukukculuk yaptik…

Senator (yeniden): Sizin kendisine tavsiyede bulunup bulunmadiginizi sormuyorum, Baskan Bush’un bir zanlinin diri diri gomulmesi emrini verip veremeyecegini hakkinda dusundugunuzusoruyorum.

Yoo: Senator, benim gorusum, su anda, bir baskan- hicbir Amerikan baskani boyle birseyin emrini vermek zorunda kalmaz veya boyle bir emir verme zorunlulugunu hissetmez.

Senator: Burada oynanan oyunlarin hepimiz tarafindan anlasildigini dusunuyorum.

Seyretmek icin tiklayiniz.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


fourteen + 5 =