Kralın tercihi

blog3333333.jpg

Geçenlerde, Mısır’daki arkeolojik kazılarda, erken zaman firavunlarından birinin mezarının hemen yanıbaşında, en değerli arazilerden sayılır, devletin önde gelenlerinin cesetleri, tanrılara hediyeler filan aranırken, 10 tane eşek iskeleti bulmuşlar.

Hani Mısır’da kedi, aslan, akbaba mumyalayıp gömmüşlerdi ama bunların sembolik anlamları var. Eşeğin sembolik anlamını izah etmeye gerek yok.

Üstelik, bu eşekler çalışmış eşeklermiş. İskeletlerinde yapılan incelemede, semerin verdiği tahrip, yük taşımaktan gelen eğreltiler tamamen yerindeymiş. Hayvanlar bakımlıymış ama çalışma hayatından kalma artirit izleri bile belliymiş. İnsanoğlunun hayvanları evcilleştirmesiyle birlikte, vahşi hayvanların çabucak küçüldüğü tezine karşı tespitler var. Bu eşekler, yaban eşeği büyüklüğünde ve yapısında. Eşekler 6000 yıldır evcil. Bu kemikler 3000 yıllık.

Eşekler, asiller gibi özenle yatırılmışlar mezarlara. Acaba Mısırlılar eşeklere mi tapıyormuş? Ya da dinlerinde özel bir yeri mi varmış eşeklerin.

Ben size konu hakkındaki kendi görüşümü açıklayayım. Bilim dünyasında hakettiği yeri bulur, bulmaz, orası bilimcilerin kaybı kazancı.

Bence firavun etrafındaki yaltak şakşakçılardan kazıkları yemiş yemiş de, ulan teresler, hepinizin alacağım boyunun ölçüsünü diye sabretmiş. Mezarını hazırlatmış, yakınına da yine pek görkemli mezarlar açtırmış. Etrafındaki kalabalık, hangimize hangi oyuk düşer diye salyalanadurmuşlar. Sonunda, firavun ölmeden önce, milletini senelerce sırtında taşıyan, savaşa, tarlaya götüren eşek kullarından 10 tanesini seçmiş. “Eğilin önünde eşeklerin. Ölümde bunlar bana eşlik edecekler,” diye buyurmuş. Bir de nanik işareti yapmış mı, o zamanlar hangi işaretler modaymış, o kadarını da bilimciler bulsun. Bence durum bundan ibarettir.

10 Comments

  1. Şimdi, bütün bu iskeletlerin yaşını belirleyebiliyorlar. Yine de olamaz mı, belki eşek ve firavun başka zamanın canlılarıydı. Kesin veri var mı acaba?
    Veya, firavuna kızan rakiplerinin işidir, firavunu eşekle yakın yatırmak…

  2. Arkadaşım Carol’la eşekler üzerine bir araştırmamız var. Bir ara bırakmıştık, yeniden başlayacağız. Carol bu yıl Mısır’a gittiğinde kırsalda hala eşeğin çok kullanıldığını, ama, çok hor kullanıldığını görmüş. Eşek sahipleri eşşeklere,eşeklerin sırtlarındaki yaraları gösterdiğinde, çok normalmiş gibi, ne var yani notmal bi durum gibi cevaplar vermişler. Biz de eşek kullandığımız yıllarda eşeğin sırtında yara olurdu. Biz buna “Yahır” derdik. Azeri ve özbek dilinde kullandıkları “Yağır” sözcüğünün biraz değiştirlmişi sanırım. Ama bu yahırları hemen tedavi ederdik. iyileşene kadar eşeğe semer de vurmazdık. Arkadaşım Carol eşeğin mitolojik öyküsünü ve geçmişini araştırıyor, bense öykülerini. Ama çok ilginç bilgiler çıkıyor ortaya. Geçenlerde bir de kitap getirdi Hollanda’dan.
    “My Kingdom For A Donkey” ilginç bir kitap!
    Zaman zaman bloğumda değineceğim eşek öykülerine.

  3. Kesin senin düşündüğün gibi olmalı. Zaten bu eski mısırlıların arkalarında bıraktıkları sırlar pek çözülecek gibi görünmüyor.

  4. Arkeoloji dünyasına yaptığın bu muhteşem katkıdan dolayı önünde saygı ile eğiliyorum profüsürüm. heheh. (Tespit süper olmuş)

    marruu

  5. Bence Firavun, ilerisini görebilen biri olarak, günümüz arkeologlarına bir şaka yapmak istemiş. ‘Dur, birkaç mezara da eşek ceseti koyalım. Hep mücevher, önemli adam bularak şımarmasın 21. yüzyıl insanları’ diye düşünmüş. ‘Eşek şakası’ deyimi de zaten taaa o dönemlerden beri kullanılagelen bir deyimmiiişş..

    http://www.ingilteredenmektuplar.blogspot.com

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


18 − eight =