Koyun koyuna

Diyoruz ki sokaklarda kesmeseler şu hayvanları. Herkesin gözü önünde. Çocukların gözü önünde! Şakır şakır kanlar. Gözleri yerlerinden fırlamış kesik başlar, ağızlarından çıkmış diller. Deşilmiş karınlar, büklüm büklüm yığılmış bağırsaklar.

Ama et ağacı diye birşey yok ki! Markette steril et, et ağacından taze taze toplanmış. Halbuki o da bir kas. Bir kemik. Bir hayvanın bir tarafları. Uzaklarda dili, gözü, iç organları fırlamış, kanı şakır şakır akmış.

Müslüman dini gelmeden önce de hayvan kurban edermiş Araplar. O zaman taptıkları tanrıların isimlerine. Kurban etmek eski gelenek. Kurban etlerini yakarlarmış, dumanı tanrıların burnuna ulaşsın, kana doysunlar da yeryüzündekileri rahat braksınlar bir parça. Çocuğunun canını almasınlar, işini doğru götürtsünler, başına felaketler vermesinler. Aç tanrı kadar gözü dönmüş, hırçın ve tehlikelisi yok.

Ben kurbanların kapalı kapılar arkasında kesilmesine karşıyım doğrusu. Bir çocuk hapur hupur yediği köftenin bir candan geldiğini, böğüre böğüre öldürüldüğünü bilmeli. Dinen de kendi canı için başka bir can verildiğini anlamalı. Kurban, kurban ağacından gelmiyor. Ancak o zaman cana değer verir çocuk. Neyin ne pahada olduğunu anlar. Bizler de eti ağaçtan toplamayız da, etini canıyla aldığımız hayvana daha bir saygı duyar, minnet duygularıyla kuru fasulyeye katarız. Kurban kesilecekse hayvan bayramlık, üstüne titrenecek, canı en az acıtılacak, ama boynundan bıçak geçtiği görülecek, kanı alınlara sürülecek. Mızmızlık etmeden, hem kestirip hem sırtını dönmeden, ha ben hep iyi ve kolay yerlerini alayım, zorluklar, ikilemler kalsın demeden. Hayatı ve ölümü hakkıyla kucaklayarak.

Dersin ki, ben hayvan değil de, kendimden birşeyi kurban edeyim; mesela şu kötü alışkanlığım geride kalsın. Şu ayakkabıyı, telefonu çok istiyordum ama bu bayram parasını kurban edeyim de bir ihtiyacı olana vereyim. Ama doğru dürüst yapılan hayvan kesiminden tiksinmek, iğrenmek iki yüzlülük geliyor bana. Varsın kınalı koyunlar, boyunlarında nazarlıklar, eline bıçağı almış kasabın tekbirleriyle okşansın ve kesilsin. Eti kesilsin, bölüşülsün, verilsin. Kanı çocuğun alnında bir parmak izi. Akşam kavursunlar, dost akraba yesinler. Önce sokaktaki kanları temizleyerek tabii. Bir halt edeceksen, usulüyle, yaptığından utanmadan, inancından utanmadan, sulandırmadan. “Bu devirde kurban mı kesilirmiş!” Hergün yediğin hamburgerin içinde ne var sanıyorsun?

5 Comments

  1. Ne kadar haklısınız. Bence de, “usulüyle, inancından utanmadan” kesilip, yenilmeli, paylaşılmalı filan falan, fakat “bir çocuk, böğüre böğüre öldürüldüğünü bilmeli” kısmı fazla acımasız. Çocuklar yetişkinlerden daha naif ve gerçeklere karşı donanımsızlar, olayın neden ve nasıl olduğu söylenmeli ama vahşet kısmı abartılmamalı diyorum.
    Hoşça kalın.

  2. Konu içinde vurguladığınız gibi, amaç “sevap kazanmak” ise, bunun kan akıtmakktan olması şart değil.
    Ama adamın bir yanındaki vahişi dürtülere klıf yaratmak söz konusu olunca, kanlı kamaların meydan gösterileri “çok sempatik ve sevap meleği” olarak algılanma görüntüsü kolay hazmediliyor!

    Erbakan’ın bir havuz sistemi vardı, burada çok işe yarayacağını düşünüyorum. Bir yasa ile de düzenlenebilir bu.
    Kurban kesmek isteyenler parasını havuza atmalı, Diyanet, Kızılay, THY, Belediyeler ve Köy muhtarları, gönüllüler heyeti ile iş birliği içinde, toplu alımlar yapılmalı, mezbahalarda en çağdaş yöntemlerle kesilmeli, dağıtımı da toplam nüfus/kg hesabına göre evlere dağıtılmalı. Zengin komşu yoksula pay verirken pay alanın zengin karşısında kırıklığını da önlemiş olur böylece. Hem ulusal gelir ve pay adaleti çar-çur edilmeden bütün islam dünyasına örnek olur; hem de ülkemizdeki hayvancılık olağanüstü desteklenmiş olur.
    Yine önemli bir ip ucu bıraktınız ortaya, geniş ve önemli bir konu… belki bir başka kurbana…

  3. Alp’in okulundaki muzik dersine de girmeyen ögrencilerin keyfi icin, helal kesim tavuk yenmis. Tabiki bizim cocuklar hic bahsetmediler bile…Veli temsilcisi oldugum toplantida, diger temsilci Isvecli veli itiraz etti ve yönetimi uyardi, “ben cocuklarimin helal kesim et yemelerini istemiyorum”, hayvan haklari savunucusu oldugunu ve bu konuda cok ayrintili arastirmalar da yaptigindan bana ayrica nedenini aciklama geregi duydu…Bense helal kesimin sadece icindeki kanin akitilmasi diye dusunurdum. Halbuki hayvanin canli aciyi hissederek kesimi imis…

  4. Alp & Ege’nin annesi: helal olarak kesilmedigi halde bile hayvanlar iskence icinde yasiyorlar ve olduruluyorlar o ciftliklerde. Bu konu ile ilgili bir video dolasiyordu bir aralar, Food & Inc filminden alinti sanirim. Hayvanlari dusunen et yememeli, vejeteryan olmali.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


one × one =