Klasik Müzik işine dalmak isteyenlere:

blogggggggggggggg.jpg

Geçenlerde bir arkadaşım, Charlie, fotoğraf sanatçısı, Klasik Müzik işinden anlamıyorum ama dinlemeye başlamak istiyorum. Hangi ucundan tutayım, neresinden başlayayım cinsinden bir mesaj yollamış. Ben de küçük bir liste yapıp yollarken, belki burada da ilgilenen vardır diye düşünerek, listeyi buraya alayım dedim.

Başlamak isteyenlere bir fikir olsun diye, aklıma gelenlerle hemen kotarıverilmiş bir listedir. İçinde atonal Schönberg yok ama “hafif” Klasik Müzik de yok. Liste entellektüel merakı olan, okur, düşünür bir kadın için yapıldı. Bocelli, Mocelli sululukları ve zevksizlikleri ve düdük makarnalara tahammülü olmayan biri için. Daha eklenecek belki yüzbin tane eser vardır ama zaten eksiksiz bir listeden cok, bir yol gösterme listesi bu.

Piazzola: tangolar, Bach: prelüdler, Bach: Well Tempered Clavier denilen eserleri (piyano ile), Brahms: yaylı quartetler (dörtlüler), Schubert quartetler ve Alabalık, Mozart quartetler, Mozart piyano konçertoları: 21, 23, 24, 27, Dvorak’ın quarteti.

Mussorgsky: Bir Sergiden Resimler, Prokofiev: Romeo ve Jülyet Balesi’nden seçmeler. Chopin prelüdler.

Haçaturyan: Spartacus, Debussy: La Mer, Prélude à l’après-midi d’un faune,

Faure: Pavane, Erik Satie piyano eserleri, Brahms piyano için valsleri,

Schumann: Kinderszenen.

Ravel’in orkestra eserleri.

Operaya ilk kez gidecekler için:

Puccini: La Boheme

Bizet: Carmen

 

36 Comments

  1. elifcim,
    listen harika olmuş bence. Yalnız yeni başlayacaklar için biraz ağır kaçmamış mı? Önce azıcık daha barok olsa, sonradan biraz açılsalar? :))(tamammen taraflıyım) Bu arada benim ilk gittiğim opera Carmen’di. Orta bir ya da ikiydim sanırım. Ve Carmen sanırsam 60 yaşlarında bir rus bayandı. sonrasında uzun süre operaya gitmemiştim. Daha sonra barıştım tabi tekrar. Carmen’i de çok severim. (her şeye rağmen, heheh)

  2. Miso, agir kacmamis. :o) Zeki insan duyularini gidiklayacak, zekasina meydan okuyan seyler istiyor. Boyle bir insani bir muzikle tanistirmak, entellektuel ama eglendirici eserlerden geciyor. Barok muzige ben kendim cok duskunum. Ancak yeni baslayan biri icin derinligini gormek zor olabilir ve Klasik Muzigi basit veya fazla sakin, uykulu, eski moda vesaire vesaire diye kestirip atabilir.

    Barol Muzik, boyle kisilikler icin ilk basamak degil bence. Hatta belki de Wagner’den de zor olabilir. Sonraya birakmali.

    60 yasinda Carmen’e gelice… Vallahi ben Carmenlersmek icin en az elli yasimi bekliyorum! :oP Karakter acisindan, yoksa ses bana uymaz. :o) Tablolara bakarken nasil ki aslinda uc boyutlu olmadigini biliyorsun, perspektif oyunlariyla aslinda birbirinin uzerine cizilen yassi objelere baktiginin farkindasin ama kendini koyveriyorsun, operada da sesin ustunlugu karsisinda tersini yapacaksin. Ses guzelligi, fiziki guzellik ender seyler. Ikisinin biraraya gelmesi daha da ender. Tabii ses fizikten ustun gelir operada. Yas ise baska sorun. Carmen rol olarak daha genc biri icin fazla agir kacabilir ve ses rolu dolduramayabilir. Yine ses kazanir sonucta. :o) Tabii altmis belki fazla kacmis olabilir. :oP Seneler once, Istanbul’da miydi bu seyir? Feci bir Rus Carmen hatirliyorum ben. Hem yasli ve hem de kotuydu.

  3. müzik öyle bir şey ki… (aşk da olduğu gibi bunda da tarif yapamayacağım, o kötü başlangıç öylece dursun. anlatacağım başka.)

    okuldayız, duman altı kantinde geyik yapıyoruz. müzik yok, bildiğin bodrum kat devlet üniversitesi kantini. beni ve iki arkadaşımı bir duygu selidir basmış olsa gerek ki, “arabaya gidelim” dedim. “müzik dinleyelim.” faurem gelmişti fena. ilkbaharın ilk demleriydi, hafif yağmur çiseliyordu, hava kapalı.

    arabaya gittik 3 kişi, o devirler kaset devri. pavane’ı bulduk kasette bi ileri bi geri. nedenini tarif etmek zor, ancak anlamak mümkün, üçümüz birden ağlamaya başladık.

    pavane, benim için hep o yağmur çisildemesidir o günden beri. bak işte yine…

  4. elifcim,
    Barok konusunda çok haklısın. Gerçekten de o derinliği görmek çok da kolay değil. Hatta yeknesak bile gelebilir; böyle bir yoruma ise tahammül edemem. Asla. Carmen ise Ankara’daydı, ve cidden çok kötüydü. Yani benim de pek anlamamış olmam muhtemel, küçüktüm çünkü, ama hiç mi keyif alınmaz kardeşim? Ki insan sesi en muhteşem ses bence, her zaman en çok etkilendiğim şey olmuştur. Opera dinlerken, Lied dinlerken ağlarım ben bazen, o kadar içimde tınlar. Elif ya, diapozomu dizine vurup bir yere koyduğunda nasıl tir tir titrer, bir yandan da öter, işte içim öyle öter benim. Pardon ya, konudan saptım, şakıdım.

    Bu arada, ses ve fiziksel güzelliğin bir arada hediye edilmiş olduğu nadir kadınlardan birisin sen bence. Bu kadar zarif ve sade, ve bu kadar da güzel bir ses. Hayran olmamak mümkün değil. Benim içimde bir karga var. Eğitimli bir karga, koroda filan da söylemiştim lisede, ama sonuçta karga. Tesis kötü :))

    marruu

  5. Misocugum, guzellik senin icinde. :o) Egitimli karga, hicbirseyden anlamayan hiyarlardan cok cok cok cok daha degerli degil mi? Pekcok sanat, egitimli kargalar begensin diye yaratilmiyor mu? :o)

    Mz, kolay gelsin!!!!!!!

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


13 − 5 =