Kabuk

Yengeçe oyna demişler, kabuğum dar demiş.

Tam kabuğunu attığı o an, ya da yeni kabuk tam oluşmadan pişirilirse yengeç, yerken kabukla boğuşmaya gerek kalmaz. Hamamböcekleri de kabuk atar. Yengeç de bir çeşit böcek değil mi zaten?

Doğumgünleri, yeni yıllar, sığılmayan ya da eskimiş kabuklardan kurtulmak için mükemmel sebeplenmeler ya, Anais Nin demiş ki, ben hep yapıyorum o işi. Bana pek yakın geldi. Kendiyle bu kadar didişen insan zor bulunur- ben de her sabah her öğlen, her gün şunu değiştireceğim, düzelteceğim diye didinen biri olarak kabuk faslı için yeni yıl beklemeyenlerdenim. Dinsizik dediysek, ritüelsizik demedik. Çocukluğumdan beri, yeni yıl- doğumgünü vesaire başlangıçlarında, sabah yaptığım duş çok özel gelir. İnsanların yıkanmayı ritüelleştirmesinde bir içgüdüsel itme gücü olmalı. Vücudun temizlenmesi, ruhun arınmasına en yakın bir sembol müdür, nedir?

Bu sene kabuk değiştirme işim yeni yılın ilk günü aldığım duşta kalmadı. Öyle özel durumlar oldu ki, kabuğu yavaş yavaş oluşan yengeç gibiyim. Hala bir tazelik hissi var.

Brian’ın anne ve babası buradaydılar. Bugün yollarına yolladık. Her zaman beni streslere gark eden ziyaretleri, bu sefer sakin geçti. Yaşlanmışlar da, çaptan mı düşmüşler, nedir? Hiperaktif hallerinin üzerinde bir serin pike örtülüydü. Ben de daha toleranslı bir insan olma çalışmalarımda ilerlemiş olmalıyım. Beynime kan yürümediği gibi, buharımı dedikodu yoluyla Brian’a püskürtmedim.

Beni sevindiren şu: Püskürtmelere tıpa soktuğum oldu ama çoğunlukla püskürtme ihtiyacı bile duymadım. Yani sadece dersimi iyi öğrenmekle kalmamışım ve bir de sindirmişim. Artık bir gömlek değil de, deri.

İngilizce’de sevdiğim üç kelime var: virtue, wisdom, vise.  Erdem. İrfan. Zaaf.

Zaaflarımla boğuşmak o kadar zamanımı alıyor ki, erdem ve irfan kısmı için iki ömrümün daha olması lazım.Birkaç bin yeni yıl. Birkaç bin ritüel duş. Ama belki zaafları kazırsam sıkı sıkı, altından birşeyler çıkar. Tabii erdem ve irfan sahibi olmak istemek de bir zaaf olmalı. Oysa istediğim zararsız olmak, faydalı olmak. Gereksiz olmamak. Gereksiz (yıkıcı, yıpratıcı, dedikoducu, kibirli) her davranış, konuşma ve düşünceden uzak durmak.

Brian’ın ailesinin ziyareti iyi bir sınav oldu. Eksik kaldığım konuları gördüm. Düzeltilebilinir. Yapabilirim. Benden insan olmaz hissine kapılmadım.

Bu yılın yeni aylarında hikaye kitabım çıkacak. Bir çeşit doğum. Tazelik hissini uzatan şeylerden. Yılın ilk kaydını yaptım. İlk prova bitti. İlk Avrupa turundan yeni haberler ulaştı. Yeni konser günleri belli oldu.

Elimde çok iyi yemek kitapları var. Bu sene bu kitapların içindeki bütün reçeteleri yapma kararındayım. Hitit, Mevlevi ve tarihi Akdeniz yemekleri öncelikli. Bitirilememiş romanlar gibi kenarda durmaları, tam birşey yapacakken başka birşeyin araya girmesi tadımı kaçırıyor.

Okumalarımdan çok mutluyum. Yılın son aylarında daha önce hiç tanımadığım birkaç harikulade yazarla tanıştım. Bazen kitaplar gelip geçiyor- çok iz bırakmayan filmler gibi. Tadı damakta kalan iyi kitaplara ulaşmak ender ve çok mutlu edici.

Brian’ın ailesi buradayken ikimiz birbirimizi boğazlamadık. Bir kez babasının ses tonunu alıp aynen onun gibi birşeyler söyledi bana- dikkat ediniz, beğenmesek de, belki de özellikle en beğenmediğimiz hallerini ebeveynlerimizin, karşımızdakini acıtmak için kullanıyoruz onların da bize kullanıp acıttığı sözleri. Bir an kapışır gibi olduk. Sonra ne olduğunun farkına vardı erkenden. Benim kanım başıma yürümeden- yürüyordu da, geri döndü.

Brian’ın ailesi buradayken Anatol’la çok iyi anlaştık. Ziyaret varken üzerine çöken şımarıklık hallerinden eser yoktu. Karakteri tatlı ve sakin. Hayatına girip çıkan şeylerden sarsılıyordu önceden. Şimdi daha bir oturmuş olmalı ki, pek etkilenmedi.

Blanc-manger ile tavukgöğsünün ilişkisini yazmak istiyorum bloga. Onu bir dahaki sefere bırakayım. Tazelik hissinden biraz daha yudumlamak için. Ve içeriye gidip konsere konulan yeni eserleri öğrenme vakti de geldi diye.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


2 × 2 =