Ilgilenenler icin ahlaksizliklarim

Ola ki umrunda olan vardir diye, Vakit Gazetesi’nin onderliginde Batili ahlaksizliklarimi siralamak isterim:

1- Aile mefhumu cokmus: Bana pek olmadi o. Belki tam batililasamadigimdandir. Etrafimin da batililasmama faydasi yok gibi, cunku tanidigim butun Amerikalilar aileci. Aileciyim demeyeni baskan bile secmiyorlar burada. Belki Amerikalilar da tam batililasamayanlardandirlar. Bilemeyecegim.

2- Evliliklerin yerini, birlikte yasama almis: Sebebi evlenince vergi azaliyor, bir de ikide birde vize mize gibi onur kirici seylerle ugrasmayayim diye miydi, neydi, ben bayagi bir suredir evliyim. Etrafimda birlikte yasayanlar var. Her sohbette, yahu kardesim, ben asktan filan anlamiyorum dedigimde, gozleri faltasi gibi acilip acilip birlikte yasadiklari insanlara siki siki sarilip icimi bayiyorlar ama belki birlikte yasadiklarindandir. Haaa… Unutmusum yahu! Dogru ya, ben ilk kocamla neredeyse bir yil, ikincisiyle de iki yil kadar birlikte yasamistim. Tuuuuu ahlakima benim!

3- Kadınlar kucaklarında bebek yerine köpek gezdirmeye başlamıs: Bende kediler var. Gezdirmeye kalksam gozumu filan cikarirlar. Bu ulkede zaten genel olarak cocuk ve kopek bollugu var. Kucaginda bebek, kopek ve hatta kertenkele tasiyani bile gordum. Ama genelde bebekleri pusete koyuyorlar.

4- Yaşlılar huzurevlerine terk edilmiş: Brian’in buyuk halasi, 96 yasinda midir nedir, kendi basina yasiyor. Buyuk teyzeler vesaire hep huzurevlerinde olmusler. Tabii, haftada en az bir gun ziyaret etmek lazim geliyordu ama onu da bu yasli insanlarin huzurevi jimnastik, muzik, toplu gezi filan filan programlarina uydurmak gerekiyordu ki, oldukca sinir bozucu bir durumdu. Halbuki bir arka odayi evin ihtiyarina ayirmak, aksam yemeklerinde dediklerini duymazdan gelmek ve arasira konu komsuya “ben yasli insan bakiyorum” demek daha dogru bir yontem olurdu. Ama bana fikrimi soran olmamisti o siralar.

5- Homoseksüellik ve lezbiyenlik almış başını gitmiş: Vallahi, erkeklerden hoslandigim bir gercek. Dostlarin arasinda homolar da var. Pis kavga etmek huyumdur. Ayni erkege takinti etsek, elime alir bir Incil- Kur’an turu kitap, gozune gozune sokar da alirim erkegi homonun elinden. Ya da alamam. Aslinda homo arkadaslarimla yemek yerken, konser dinlerken, hangi pozisyonlardan hoslandigimizi hic karsilastirmamistik. Kendileriyle sohbetlerim sirasinda, gozumun onune ciplak halleri, bir erkegin tepesinde/ altinda zevklenmeleri filan hic gelmiyor nedense. Frijit miyim, neyim?

6- Cinsel yaşama özgürlüğü teşvik ediliyormuş: Bu tesvik nerede dagitiliyorsa, beni de listeye yaziverin.

7- Batı’da cinsellik yaşı 10-11’e inmiş: Aslinda cok iyi arastirilmamis bir suclama. Amerika’nin en ozgurlukcu eyaletleri, maganda eyaletleriyle dalgalarini gecerken, hep kucuk cocuklarin ensest iliskilerinden bahsederler. “What do Southerns do on Thanksgiving for fun?” “Pump-kin!” Ha, ha!!! Sosyal gorusluler de dogululuk ruzgarina kapilmis olacaklar ki, kucuk cocuklarin cinsel hayata erkenden atilivermelerini fakirlik ve egitimsizlige yoruyorlar. Tam dogululastiklarinda, asil sebebin ahlaksizlik oldugunu anlayacaklar. Bana gelince… O yaslarda Amerika’da degildim iyi ki. Yoksa, alimallah, hiiic gozlerinin yasina bakmaz, 10 yasinda atlardim oglanlara!

8- İlköğretim okullarında bile prezervatif satışı yapılıyormuş: Ne diyeyim? Ben prezervatif lafini duydugumda, birseyler prezerve ediyor sanmistim. Recel yapiminda kullaniliyordu belki. Bugunku cocuklar bir harika!

9- Uyuşturucu bağımlılığı ilkokul düzeyine inmiş: Evet, bunu universite duzeyine cikartmak lazim. Derhal. Cunku ilkokul cocugu uyusturucudan ne anlar? Halbuki, mesela bakin bizim universitelerimize! Ne guzel degerlendiriyor cocuklar bulduklarini, satin aldiklarini. Acaba Osmanli’nin afyonculugundan kalma, ata yadigari birsey mi diye dusunmekten alamiyor insan kendisini. Aslinda bir de uyusturucu trafiginin en yogun oldugu bolge diye unumuz var ama o sayilmaz, cunku yani batili satin almasa satmayiz ki. Bir de PKK silah almak icin saticilik mi yapiyordu, devlet de PKK’ya karsi uc kurus edinmek icin saticilik mi yapiyordu, neydi? Karistirmayin. Ha, bir de sigara var di degil mi? Neyse, neyse, ben bu konuda geri kafaliyim. Universiteden once uyusturucuya hayir.

10- Komşuluk yokmuş: Komsu konusunda batiyi gecip, dunyayi dolanip yine yerime geldigim dogrudur. Tasindigimizdan beri rahat yok. Once yemek getirdiler, sonra partilerine cagirdilar. Ikide birde durdurup sohbet etmeye calisiyorlar. Sokakta komsular suraya dur isareti koyduralim, buraya bilmemne agaci diktirelim diye toplasip toplasip belediyeye yollaniyorlar. Halbuki ben buraya ne hayallerle gelmistim!

11- Misafirlik hak getire imiş: Bu blogu okuyan herkes, bizim evin her hafta en az bir kere dolup dolup tastigini bilir. Bu ahlaksizlikta ben yokum.

12- Dayanışmanın adı bile geçmiyormuş: Ben ahlaksizim. Iste bu kadar. Cunku simdi komsuda yangin ciksa, bana kossa, kendi kendime derim ki, yahu bu komsu, once suraya bir dakikada gelecek itfaiyeyi arayacagina, ben, sondurme aletinin nasil calisacagini bilmez kula geliyor. Yalniz tuhaf sey, mesela biri yere yikilinca, ya da bir otomobil yolda kalinca filan, bir bakiyorum millet derhal cep telefonuyla bir yerleri ariyor, duruyor, yardim lazim mi diye soruyor. Bunlar yeni gocmenler olmali. Belki de Vakit erkanina yardim edilmiyordur. Sac sakal, terorist mi saniyorlar acaba?

13- Zavallı Batı insanı, milyonlar içinde yalnız imiş: Milyonlarca kisinin yasadigi sehirlerde, milyonlarca insani tanimak mumkunse eger, ben yayan kaldim. Ahlak bozukluklarim bu yuzden olabilir. Halbuki guzelim Turk insani, yuzyuze tanidigi insanlar yetmiyor ki, ornegin feysbuk’u en cok kullanan milletlerden.

Ben, itiraf edeyim ki baska ahlaksizliklardan da muzdaribim. Dinsiz olmakla kalmayarak, genellikle dokunma garibe desem de, insanlarin dinine ve imanina kufretmisligim de vardir. Birsey calip cirptigimi hatirlamiyorum. Yalan soylemekten de tiksinirim. Ickiyi ve hatta yemeyi fazla kacirsam kendime sinirlenirim. Demek daha ogrenecek cok seyim var. Ama ogrenimime uygun bir ortamda yasamiyorum ki! Benim sucum degil. Yolsuzluk, yalan, hirsizlik vesaire burada cok asagilanan ve cidden cezalandirilan, en azindan ayip sayilan seyler. Oluyor, olmuyor degil ama naif bir millet iste. Olmasin diyorlar, bizde olmaz diyorlar… Boyle cetrefilli, karanlik seyleri dogulu bir ozellik olarak goruyorlar. Acaba dunya yuvarlak oldugundan, burasi doguda, orasi batida mi kaliyor?

Ahlaksizliklarimin listesini simdilik burada birakiyorum. Aklima baska ahlaksizliklarim gelince eklerim. Ne de olsa batililastigimi ispatlamam lazim geliyor. Kompleks iste, ne denir?

Turkce harf de kullanmadim. Ahlaksizlik sayilir mi, yoksa zaten Arapca harfle yazmadigim icin cehennemde cali cirpi diye mi kullanilacaktim? Karistiriyorum ben orasini…

6 Comments

  1. bundan tam 21 sene önce when the rabbit howls diye bir kitap okumustum. Gercek bir hikaye multiple personality disorder olan bir kadinin hikayesi. Bir batilinin bir amerikalinin. Kadin cocukken uvey babasi tarafindan fiziksel, cinsel, duygusal olarak abuse ediyor. Cok acikli bir hikayesi vardi. Bende o zamanlar boyle seylerin bizim ulkemzde olmadigini dusunucek kadar saftim 🙁

  2. İyi bir yazı olmuş. Türkiye’de olsa idi Vakit takımı elinde benzin bidonları ile koştururdu. :))

    Vakit gazetesinin dediklerini yapıp ahlaksız yaşamamanın yolu, ancak “ot” olmaktan geçer.

    Şöyle güzelce bir kefene sarılıp yatağa girecek, yatacaksın. Arada namaz kılmak için kalkılabilir.

  3. elif, cık cık cık, sen tam batılılaşamamışsın ama ya, yanındaki yörendekilerine de söyle, bizim buradan pek bir doğu görünüyorsunuz haberiniz olsun:P

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


fourteen − six =