İçim çöküyor

Bir projenin öncesi böyle düğüm düğüm, iç karartıcı, moral bozucu. Olmak zorunda herhalde. Ben öyle hislerdeysem iyiye işaretmiş. Brian öyle söylüyor. Her projenin hazırlık aşamasında bir uğursuz zamanlar geçirdim, doğrudur. Yine de: Stüdyo iyi değil. Yenisini bulmak lazım. Üçüncü piyanisti bulamıyorum. Gitaristi henüz duymadım bile. Fotoğrafçının iyi çektiğini biliyorum ama arkadaş olunca çalışmalarını (gerekirse) reddetmek zor. Koymak istediğim aryalardan birisi için büyümüşüm. Kartlaşmışım…. Nasıl söyleyeyim? Kızın haleti ruhiyesinden hep uzaktım. Ben öyle kendini aşk için köprülerden filan atacak birisi olmadım hiç. Ama sesim daha naifken arya bana, ben aryaya sığıyordum. Şimdi birbirimize yabancıyız. Arya bir yerden fışkırıyor, ben başka yerden fırtlıyorum. En basit müzikal cümlelerine bile yabancı hissediyorum kendimi. Duyanlar çok etkileyici buluyorlar. Ben nerede o etkileyicilik diye dinliyorum. Uyutmalı belki. Biraz mesafe vermeli. Sonra yine dönmeli. Belki barışırız. Barışmazsak canı cehenneme.

4 Comments

  1. Bir davet organize ediyorsam, o gun geldiginde hep daha iyisini yapabilecegimi bilmenin huzursuzlugunu yasarim
    Elif. Menu daha iyi, sunus daha guzel olabilirdi diye bilirim isi ve kendimi bildigimden. Gece bittiginde
    davetlilerin yuz ifadeleri, cokca tesekkur etmeleri onlardaki tatmini gosterir gostermeye de ben o keyfi alamam
    bir turlu, bilirim ya ne yoktu o davette diye, ama onlar bilmez…
    Iste oyle birsey belki Elif`cim, herkesin seni cok basarili bulacagina,
    sesinden Fulya kadar (anlatisini duymani isterdim gercekten)
    etkilenecegine oyle eminim ki. Simdiden kutlarim.

  2. Canocuğum, keşke başkalarının ne diyeceği olsa benim endişem. Ben kendimle boğuşuyorum. Kimse dinlemese, kimse beğenmese, sırf ben beğensem de olur. Herkes beğense, ben beğenmezsem olmaz. İlla mükemmel olacak diye birşey yok. Derdim mükemmellik değil. Dikkat ettiğim birkaç konu var, onlar iyi olsun istiyorum.

  3. Dinle, soyle filmler vardir, hatta bir tanesi var ki tam duygularimi ifade edecek ama bir turlu adini oynayanlari cikaramiyorum.Senaryo soyle; Kenar mahalle ya da kasabada ki gencler liseyi bitirmek uzereler. Iclerinden ancak birinin kafasi calisiyor o colleje ya da universiteye gidebilecek. Digerleri de kasabada calisicaklar sehir yuzu goremiyecekler malesef. Neyse arkadaslari kiskanclik degil gurur duyorlar, cocuk tam vazgececekken bir araya gelip destek veriyorlar. Hatta hurda parcalarindan araba yapip hediye ediyorlar… Yeter ki kalmak yerine, gidip onlarin da hayallerini gerceklestirsin. Sen de boyle bizim sanat konusunda ki acigimizi kapatiyorsun(hemde en iyi sekilde),bizde olmayan sen de var. Ne yaparsan yap gurur duyacagiz, alkislayacagiz, begenecegiz sen kendini begenmedigin anlarda bile. Sen de kendini begenmeye begenmeye ileriye gotureceksin zaten.
    Biz seni anliyoruz sen de bizi anla arkadas!
    Sen bizim mahallenin(mecaz) grurusun, sana gitar-gitarist, piyano-piyanist yapalim isteriz. Hurdalaradan arabayi ne yapacaksin? Alemsin!

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


9 − 1 =