Huldufólk var!

İzlandalılar’ın yarısından 4 fazlası “gizli insanlar”ın varlığına inanıyorlarmış! Eh yani, hadi bütün abidik gubidik dinler sıcak çöl havasından Ortadoğu’dan çıkıyor, vücut boşluklarından içeriye kaçan kum tanecikleriyle ortaya çıkan “malfunction” ile bir çeşit beyin kaynaması travması diyelim de, bu da herhalde güneşsizlikten kaynaklanan bir C vitamini eksikliği herhalde.

Öyle ki, mesela bir bina inşaa edilmeden önce, oraların “cin”siz olduğuna bakılması gerebebiliniyormuş. Bir bilen kişi cinsizliğe dair sertifika veriyormuş. Bu yaratıklar evlerini kayalıklarda, mağaralarda ve özellikle yanardağ tüflerinde yapmaktan hoşlandıklarından, eğer ki evlerinin bulunduğu kayayı mesela dinamitlemek lazım, o iş makinalarının başına olmadık terlikler gelebiliyormuş.Bilen kişi cinsizdir sertifikası verdikten sonra meydana gelen kazalarda acaba sorumlu tutulabiliyor mu?

Hafnarfjördur diye de bir şehir varmış ki, kaldır ayağını ben basayım o cine bir durumdaymış! İzlanda’nın en büyük huldofolk nüfusu! acaba onlarda da ayrılıkçı gerillalar filan var mıdır? Ancak o şehrin derdinin kökü bence dışarıda değilse de, yerin altında. Şehir donmuş lavaların üzerinde. Herhalde kırıklardan filan zehirli gaz çıkıp insanların kafasını bulandırıyor. Hem de, fotoğraftan da görüleceği üzere, taş şekilleri halüsinasyona çok uygun:

bloggggggggg

Hele bu cinlerin bazıları alsfalt 5 şeritli yola allerjiklermiş ki, acaba diyorum, bunların bazılarıyla anlaşma yapmak ve mesela İstanbul’a taşındırtmak ve o korkunç binalara musallat etmek yolu bulunsa.

Bu yaratıklar 19. yüzyıl kıyafetleriyle dolaşan birşeyler. Belki 19. yüzyıldan önce Huldofolk yok muydu, yoksa bunlar da Amerika’nın Amish topluluğu veya şu tuhaf şapkalı ve lüleli Yahudiler gibi 19. yüzyıl modasının kendiklerine en yakışan moda olduğuna mı karar kıldılar? Mesela bir gün topluca fikir değiştirip Star Trek gibi dolaşmaya başlasalar? Ya da aralarından bazıları böyle bir çıkış yapsa va kargaşaya sebep olsa? Hem de bunların çıplaklar kampı var mı? Bu gibi sonsuz filozofik sorulara dalıyor insan…

Bir zamanlar çok gerizekalı bir film yönetmeni için görüntü yönetmenliği yapmıştım ben. Bir keresinde bütün ekip hazır, oyuncular hazır, mağaranın birinin içinde kış ortasında sahne çekeceğiz. Titreşe titreşe bekliyoruz. Herif geldi, benim kulağıma fısıldadı: Elif yaaaa, ben kameranın bataryasını şarj etmeyi unutmuşum. Eeee? Yani, demek bu sahnede bir terslik var, kamera çekmek istemedi, bana mesaj gönderdi.

O sırada ben de bu adamı ölmüşlerime mesaj iletmek üzere görevlendirmeyi düşünmüştüm de, haydi o kadar insanın emeğine, oralara gelmesine, aç biilaç titreşmesine şimdi batarya boş denmez de, kameranın bir yerinde bir teknik bozukluk olduğunu uydurmuştum da ayaklanma çıkmamıştı.

Demek İzlanda’nın benim bu yönetmen arkadaşa derhal sığınma hakkı tanıması gerekiyor.

3 Comments

  1. Elifciğim,
    Hani her şey iyi güzel de(!) “İzlandalılar’ın yarısından 4 fazlası”nın Huldufolklara inandığını nasıl saymışlar? Nasıl bu kadar kesin bir sayı yani?
    :O)

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


7 + five =