Hirsiz

thief

Dün akşam, Brian’la telefonda konuşuyorum. Brian’ın Portland’da tuttuğu ev. Hani biz böyle eyaletlerarası yaşıyoruz ya, Brian her Pazartesi uçağa atlayıp, iki saat yol katedip işine gidiyor da, her Perşembe geceyarısı aynen geri geliyor da, Cuma günleri de evden çalışıyor. ( Yani işe giderken sabah trafiğinden şikayet edenler varsa aranızda…) Hah, işte o Portland’daki mobilyalı tuttuğu evinde.

Aaaa, bütün çekmeceler açık, takılar yerde.

Hımmm…. Kediler parti vermediyse senin eve hırsız girmiş.

Ama herşey yerli yerinde.

İn aşağıya bakayım. TV duruyor mu?

Hııı. Duruyor. Aaaa, arka kapıdan girmiş. Kapı açık.

Neyse efendim, eve hırsız girmiş. Polisi ara da kayıt tuttur filan diyerek kapattık. Bu sabah Brian’dan ses yok. Telefon ettim. Tıs. E-mail. Yok. Dedim, bu hırsız belki bir yere saklanmıştı. Brian telefonu kapar kapamaz haşırt! Üstüne atladı. Brian boks filan yapıyor ama öyle sürpriz ataklara Pembe Panter de değil ki, hazırlıklı olsun.

(Bir kere Philadelphia’da soyguncu bıçaklamıştı Brian’ı. Kocaman bir et bıçağıyla. Üç yerinden. Yok, o zamandır boks yapmıyor. Sonradan merak sardı. Zaten uyuşturucuyu çekip de arkadan saldırana bir faydası olmazdı boksun.)

Sonra senaryomu beğenmedim. Dedim ki bunlar hergün işçi çıkarıyorlar. Kesin bir tanesi makinalı tüfekle döndü de hepsini taradı. (Dün bir adamcağızla kadıncağız işsiz kalıp 5 çocuklarını ve kendilerini öldürdüler burada. Hiç iç açıcı değil.) Brian’ın işyerinin işten atma stili var. Bunları bir odaya topluyorlar, kurbanlık koyun gibi. İşten çıkarıldıklarını söylüyorlar. Sonra herbiri bir güvenlik görevlisiyle masasına götürülüyor. Sadece kişisel eşyalar toplanıp haydi yallah! Ama tabii dönebilir adam. Makinalısıyla. Olmamış şey değil.

Pekiyi dedik, öyleyse bu adam organlarını bağışlamıştı da, sonra yakılmayı mı istemişti, yoksa daha doğa dostu olur diye gömülmeyi mi? Yoksa tamamını mı verecektik tıp okuluna? Hatırlayamadım bir türlü. Sonra telefon çaldı. Meğer bütün sabah toplantısı varmış. Arada bir email bile atamamış. Hırsız ev sahibi kadının içinde görüntüleri olan video makinasını çalmış, o kadar. Belki kadınla işi olan biri.

Yani, size anlatacak kaliteli bir dövüş sahnem bile yok. Boşuna okudunuz bu kadar paragrafı.

6 Comments

  1. Yani, size anlatacak kaliteli bir dövüş sahnem bile yok. Boşuna okudunuz bu kadar paragrafı.

    ahahha, yazının ortasına doğru anlamış ve direk sonuna atlamıştım. uyarını gördüm, doğru bi kararmış. :))

    ilk yorumumdu bu arada, tutamadım kendimi bu raslantı karşısında.

    selamlar, sevgiler.

  2. Elif Hanım, yazılarınızı keyifle okuyorum. Her gün uğramaya çalışıyorum. Bazı konularda ayrıldıgımız oluyor ama benim için farklı bir renksiniz ve o rengi seviyorum. Gamze

  3. Hırsız hikayelerinin müdavimi olarak onlardan bıkmış vaziyetteyim. Zaten son olarak kapının arkasına yazdığım notla istediklerini istedikleri zaman alabileceklerini -çalabileceklerini değil- belirtmiştim. Birde unutmadan, benim evime giren hırsızlar salonun ortasına bir işaret bırakıyordu, bizim Wc’ye bıraktıklarımızdan. Ama eskide kaldı..

    İyi ki kurtuldum..

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


two × 3 =