Hayvani birşey

Daniel Craig’i Layer Cake diye bir filmde seyrettim biraz önce. İnsanda hayvani şehvet duyguları uyandıran bir adam diyeceğim, başka şey demeyeceğim.

Aslında daha başka şeyler de diyeceğim. Ben güzel erkek sevmem. Kırışıklıkları hayali sıkıntılardan bile olsa (Yok, çok duygusal sıkıntılar da değil de işte, kötü çocuk olmaktan gelen şeyler. Ama hayali olacak. Yoksa kötü çocuk dönemimi geçireli bayağı oldu. Hoş Brian normal sayılmaz ama… Genç kızın kötü çocuk klişesine de sığmaz.) olmalı, burun isterim, mümkünse irice burun, gözler, eller mühim. Bir de bir bakış. Açıklamak zor. Bugün bu herifi (Herif demeli çünkü adamdan öte bir yaratık.) televizyonda seyrederken, bir kıza yanışını, yok, maço erkeğin yanışı değil, basbayağı kasıklardan gelen, engel olunamaz, erkeği söndüren yanışı gözünün bebeğinde görmek, ve tabii bir de en basit duygulara eklediği mimikler, ama yüzeyin tam altında, üst kaslar da değil de, kasların altında yatan kasların titreşmesi.

Ne çirkinsin be birader, offf, gözlerine yandığım, vücut da vücut hani, ah başını bir çevirişi var ki vesaire herif.

Bond filmi iyi bir film değil. Brian’la birlikte evin duvarına projektörle yansıtarak seyretmiştik. İkimiz de beğenmedik de kadını o, “herif”i ben beğendim de, ikimiz de kendi köşelerimizde hafif kendilerimizden geçerek seyretmiştik de, Brian filmin sonunda “Ne boktan filmdi,” deyince ben de ama nasıl da ikimiz için de hayallere düşecek iki tip vardı demiştim de haklı bulmuştu beni.

7 Comments

  1. “Layer Cake”i vizyonda kaçırmıştım, ilk fırsatta göreyim.
    Bond halinden önce, “Sylvia”da şair Ted Hughes’u oynarken seyretmiştim.
    Çok fazla beğenilmediyse de, o filmi ve oyuncularını beğenmiştim.
    Sanırım, roman uyarlamaları gibi edebiyat insanlarının konu alınması da, daha önceki tasarlanmış hallere uymayınca mutsuzluk yaratıyor. Bu da beğenini ekseninin kaymasına neden oluyor.
    Şimdi, D. Craig’den yola çıkılıp bu kadar ahkam kesmek tuhaf oldu.
    Haklısın, “herif” iyi oyuncu. Şu Britanya amma bereketliymiş.

  2. Şimdi senin bu yazını okuyunca birden adam gözümde canlanmadı Google İmage’lara bakayım dedim Daniel Craig yazınca
    birden küvetin içinde çırılçıplak resmi çıktı, şoka girdim, hayır bir de işteyim, düşünsene, Aslı masasında ciddi ciddi oturmuş
    adamların penisine bakıyor diyecekler. Bir BOND adamı sarışın olmamalı, bu çok sarışın Elif ya.

  3. Ekmekci, ben o filmi gormedim! Yeni filminde bir escinseli oynayacakmis. Hakikaten Ingilizler’in farki var.

    Asliberry, gozumun onune geldi de cok guldum simdi yaaa!!!! Yok ama, iyi film sayilmaz ama hakikaten adam tam Bond olmus. Hatta baskasini artik dusunemiyorum bile. AAAhhhh….. :oP

  4. Aslıcım,
    Çok güldüm, çünkü meraktan duramayıp ben de baktım!
    Genellikle oyuncuları imdb’den arıyorum, googlelamak aklıma gelmiyor.

    Bu arada imdb’de Daniel Craig’in Aralık ayında oynayacak yeni filmini gördüm, Nicole Kidman ve Sam Elliot ile oynamışlar; The Golden Compass. Çok heyecan verici, hepsi bir arada; bakalım.

    Elifcim, bu ararada müjdeleyeyim, yeni Bond filmi 2008’de ve yine Daniel’le!

  5. Ben de güzel adam sevmem. Hatta tarif edebileceğim bir tipi bile yoktur bu yakışıklı olmayan adamların.Kolay bulunmaz bu adamlar çok nadir bulunur. Ama göz göze geldim mi bilirim bu o adam küt diye aşık olurum. Evlendiğimden beri bir kere gördüm bu adamlardan (dört sene içinde bir kere) Eğer sevgilim olmasa yine küt diye aşık olurdum.

  6. daniel craig’e bayılırım.
    tıpkı, anlattığın gibi şehvetengiz bir hali vardır ve
    ona bakan da seks dışında çok az duygu uyandırır.
    onda, cinselliğin hikayelerden soyunmuş ilk hali var.
    evet, burnu, bakışları, elleri ile offf ne çirkin bir herif:)

    (ted hughes rolü onu çok gizlemiş bir rol bence. fena oynamıyordu ama “anne” diye bir filmini izlemiştim. işte
    orada, cinselliğin sapaklarına gözü kapalı dalmasında ona çok yakışan bir şey vardı.)

  7. elifcim,
    Bence Craig muhteşem bir Bond olmuştu. Üstelik ciddi bir önyargıyla gitmiştim filme. Ama hem serseri, hem gerçek, hem de inanılmaz derecede seksiydi. O çırılçıplak halde sandalyede oturur hali gözümün önünden gitmez.

    marruu (hem ne marruu)

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


2 + eleven =