Haydin kızlar sünnete!

Önümüzdeki hafta, Cuma günü iki Schubert şarkı ve bir Puccini arya söyleyeceğim bir konsere çıkıyorum. Schubert’lerden biri “Alabalık”. Şiirin en son bölümüne kadar, şair, balıkçının alabalığı yakalamak için kıvırdığı numaraları anlatıyor. Sonunda balıkçı alabalığı kandırmak için suyu bulandırıyor ve avını yakalıyor. Schubert şiirin buraya kadarını bestelemiş. Aslında son kıta şiirin anlamını birden bire ortaya döküveriyor: balık gençkız, balıkçı bir erkek hayrandır.

Bizim evde verilen yemek davetlerini bir şekle, şemale sokmaya karar verdik. Bundan sonra, eğer bir terslik çıkmazsa, her Perşembe davetimiz olacak. İnsanların birbirine “sen daha onlara davet edilmedin mi?’ diye soruşturdukları geliyor kulağıma. Acaip birşey. Zengin evi filan değil burası. Ama insanlar gelmeyi seviyorlar. Ben küçükken, romanlarda şehirlerin kültürel kalplerinin attığı sofraları okur okur, imrenirdim. Belki birgün…Burjuva kadının, burjuva hayalleri.

Bütün bunlarin ortasında, Türkiye’den haberler okumak suratıma içi keskin buz dolu soğuk su çarpmak gibi. Türban, türban, kadınlar, türbanlı kadınlar, türbansız kadınlar. Savaş. Şehitler ölmez, vatan bölünmez.

Bir arkadaşım, kadın sünnetiyle ilgili bir dökümanter çekmeye hazırlanıyor da, hem daha önce Elele’de yazmıştım, hem de onun için araştırma yaparken, operatik ses, kadın erkek, her çeşidi başka başka lazım, kadın/erkek piyanist, kadın/erkek yazar savaşları bile yok çünkü soprano soprano için, kadın kadın için, erkek erkek için, kimsenin kimsenin yerini alamayacağı, herkesin kendi ağırlığıyla tartıldığı, natürel olmayan bir eşitlik yaşandığı bir dünyadan, klitorisin varlığı ve yokluğunun kadın ahlakında açtığı yaralar üzerine kafa yoran milyonlarca insan, kanunlar, yasaklar, hapis cezaları, neşterlenen kızlar.

Mısırlılar kızlarını sünnet ettirirken, Muhammed’ten bir hadise dayanıyorlar. Bir kadın, kendisine kadın sünnetinden bahis açınca, o da ” Dış dudaklardan biraz kesin, çok derinden (klitorisi) kesmeyin ki böylesi kızın yüzünü ışıldatır ve kocasını da daha memnun eder,” gibisinden birşeyler söylemiş. Bir de “Sünnet erkekler için tavsiye edilir (sünnet), kadınlar için onur vericidir.” demiş. Kızların sünneti, Afrika’da Müslümanlık ve Hristiyanlık’tan çok daha önce varmış ama Muhammed’in Müslümanlık sınırları içinde görüşleri bu.
Demek Müslümanlık Türkler’e yayılırken, Afrika’nın etkisi daha fazla olsaydı, bizlerin de çoğu bugün sünnetli olacaktı.

Çeşit çeşit kitapların, sanatın, sanatçının suyunda yüzen, gördüğü saygı sadece kadın olduğu için değil, kendi değeri için oluşan ben, tuvalette kilotumu her indirişimde kadınlar sevişmekten fazlaca da zevk almasınlar, hem de pek çirkin, ne o öyle kocaman kocaman denilip de kesilmiş kendime mi bakacaktım da sifonu çekip ellerimi yıkadıktan sonra, beni odada bekleyen piyanistimin yanına dönüp Schubert’i bir kez daha söyleyecektim?

[Bu yazıya bir koda lazım. Üç defadır sonuçsuz açıp duruyorum sayfayı. Sadece bir şeklin, sadece bir kesiğin, bir yokluğun ve bir varlığın kadını ulaşabileceği ihtimallerden uzaklaştıran bir ağırlık olabileceğine dair bir koda. Sünnet, türban; boynuzu aşağıya, derinin diplerine giren yara kabukları, kadını insana geçmekten alıkoyan kültürel biçimlendirilmeler. İçindeki sanatçının filizlenmesi için kadının soyunması gereken biçimlendirilmeler. Her kimlik kültürüyle yoğurulsa da, sanata atlayan kişilik kültürünü hem taşımayı, hem de terketmeyi bilmeli şeklinde bir mantıksal terslik. (Sembolik olarak) büyük dudaklarını kaybetmiş bir kadının neden sanatçı olamayacağı… Yaşadığı toplum yasaklamasa da olamayacağı. Böyle bir koda lazım. Ama üzülerek görüyorum ki, kollarımı böyle bir eklentiye sıvayacak yetenekte bir yazar değilim ben. Açık, kodayı okuduktan sonra yazının tepesine geri dönerek, kodaya kadar yeniden okumak şartıyla kapatılabilir. Yöntemin yazının sanatsal değerini silip süpüreceğini ama filozofik yükünü okuyucuya taşıyacağını umuyorum.]

17 Comments

  1. KAdın sünneti en büyük insan hakları ihlallerinden biridir. Yazını okuyunca, yıllar evvel rahmetli hocam Bülent Tanör’den bu konuda dinlediğim ders geldi aklıma.
    Kadınları yoketmek üstüne kurulu bazı kültürler…Fiziksel yok edemediklerinde de herbirini kapkara casper’lar haline getirmeye çalışıyorlar. Bu çağda bunlarla uğraşmak ve bunları tartışıyor olmak ne acı…

  2. elif’cim Mısır’da 12 yaşında bir kızcağızın sünnet edilirken öldüğünü basında okuyunca biraz araştırıp birşeyler yazmıştım bu konuda aylar önce, hatta bizim yobazlar kızları neden sünnet etmiyorlar bir bakayım şöyle derken şunu farkettim ki utanmasalar bunu da yapacaklar çünkü kadın sünnetini yapmasalar bile “savunuyorlar”… kadın sünnetini türklerin yapmamasının sebebi zannediyorum afrika kültürüne sahip olmamalarından öte mezheplerinin sünni olmasından kaynaklanıyor çünkü Mâlikîler ve Hanefiler(sünniler) dışında ki mezheplerde bu önemli ve tabi bizim müslümanlarda buna saygı duyuyorlar yapmasalar bile. işte bu konuda önemli bir “link”

  3. Somalili 8 cocuk dogurmus, benden 1 yas kucuk sunnetli, dil kursundan arkadasimla konusmustum bu konuyu, ‘yatakta hicbirsey hissetmiyorsun, o yuzden yapiliyor’ dedi. Kizlarina yapilmayacagini iddia etti, ama simdilerde sadece kucucuk adetten kesilip dikis atiliyor, gibi savunma bilgileri de vermisti…Burada ben bu konuyla ilgili cesitli belgeseller de izledim TVde…

  4. Pinar, merhaba!!!!

    Haklisin, iste bu cagda bu konular noktasinda cildiracakmisim gibi geliyor bazen.

    Gaykedi, iste dedigim de o; Muslumanlik Arabistan degil de, Afrika yolundan gelseydi, mezhebiyle, kulturuyle, toptan sunnet olacaktik bizler.

    Alp&Ege’nin Annesi, insan kendi kulturune saldiri hissettigi anda, en acaip seylerini savunmur buluyor kendisini. Bu da o olmali.

  5. Benim aklım, yazının ikinci paragrafındaki davetler kısmına takıldı. Belki aynı durumu yaşadığımızdan olacak. Son bir yıldır, nedendir bilmem yapamıyoruz ama, geçen yıla kadar misafirlerimizi Mesudiye’deki köy evimizde ağırlıyorduk. Ev öyle çarpıcı bir konumda ve önündeki manzara öylesine büyüleyici ki, gelenler yemekten çok, akşamın atmosferinden tad alırlardı.
    Bu yüzden aynı fısıltılar kulağımıza geliyordu: “Biz neden çağrılmadık köy evine anlayamıyoruz” gibi. O köyevinin ve önünde Tilos Adası’na kadar uzanan görüntünün resmini bu akşam bloğa koymayı planladım..

  6. gaykedi arkadaşımızı düzeltiğim kadın sünneti hanefi ve malikiler dışındaki müslüman mezheplerde vardır diye bir yanlışa düşmüş (?) kesinlikle öyle bir durum söz konusu değildir,Mısır ve Sudan hariç hiç bir müslüman ülkede böyle bir uygulama yoktur,bu ülkelerde de böyle bir uygulamanın sebebi müslümanlık değildir tamamen kültürel bir olgudur..

  7. Tolga, merhaba! “Bu mezheplerde vardir”dan cok, “bu mezheplere yayilmistir,” demek lazim herhalde. Kulturel bir uygulama ancak oyle goruluyor ki, dinsellesmis.

  8. Kadın sünneti denilince akla neden din geliyor hala anlamış değilim. Bu vahşeti hiç bir din tasvip etmez. Yukarıda yazdığınız hadislerin gerçekle uzaktan yakından ilgisi olduğunu sanmıyorum. Biri sizi yanıltmış sanırım. Evlenmeden önce bu konuyla ilgili bir kitap okumuştum. Peygamber Efendimiz değil kadının duygularını köreltmek aksine yatakta eşine karşı vahşi bir kedi(teşbihte hata olmasın) gibi olmasını eşinin nefsini haramdan korumak ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak için önermiştir. Kadın sünneti bana göre kadınların gücünün elinden alınması amacıyla ataerkil mantıksız bir toplumun işidir. Sonuç olarak erkek sünneti daha çok zevk almayı ve hijyeni ön plana çıkarır.bu iki zıt olguyu birbiriyle bağdaştırmak imkansızdır.

  9. Zambakkız iyi demişsin güzel demişsin de sünnetli erkekler konusunda yanılmışsın sünnetsiz erkekler cinsel ilişkiden daha çok zevk alır ve ayrıca sünnet din gereği yapılan bir ayindir ( teşbihte hata olmasın:)

  10. Seni lezbiyen fahişe klitorisini öteki kızlara yalatırken burda bi de ahkam mı kesiyorsun. Senin yedi ceddini…

  11. Arkadaşlar kadın sünneti tabiki ilkakla düştüğünde çok narin bir bölge olduğu için ve anlatılanlardan dolayı yani uygulanış biçimiyle vahşice geliyor size. Fakat durum şudur konuşanlar sanırım hayatlarında gerçek anlamda seks yapmamışlar yada klitorisin ne işe yaradığını ve nerede olduğunu bilmiyorlar amaç klitorisi kapatacak kadar yani zevk almayı engelleyecek kadar dışdudak fazlalığını kesip kadınında zevk almasını sağlamaktır. Amaç klitorisin kesilmesi değildir bunu yapanlar canidir tabiiki. Ayrıca sünnetin adı üstündedir sünnettir farz değildir yani kesinlikle yapılması şart değildir. Ancak sağlık açısından uygun görüldüğü için tavsiye edilmektedir.

  12. bence ne kadın nede erkek sünnet gibi çağ dışı bir olay ile karşı karşıya kalmamalı bu nasıl bişeydirki yaratıcımız bütün tabiatı en ince ayrıntısına kadar düşünüp kurmuş ama ne yazıkki bacaklarımız arasındaki organımızı yanlış yaratmış ve bizde akıllı insanlar bu yanlışlığı düzeltiyoruz ne kadar gülünç değilmi insanlığa nasıl hizmet edelim nasıl onları daha rahat yaşatalım diye düşüneceğimize penisimizin ucundaki deri ile uğraşıyoruz. ne komik, ne içler acısı

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


20 − 19 =