Harun Yahya’nın hikmetleri

Bir zamanlar Filipinler’in başında Ferdinand Marcos adında bir bela herif vardı. Filipinler’de milyonlarca insan inim inim inlerken, karısı İmelda Marcos’un 800 çift ayakkabı biriktirmeyi başarmış. 2 buçuk yıl aynı ayakkabıyı giymesen, kolleksiyonu anca dönüyorsun. Geçenlerde Filipinler’de tayfun 850 kişiyi yutmuştu ya, Marcos Hanım’ın ayakkabı müzesinden de 20 çift ayakkabı götürmüş.

İlk defa BBC’de rastladığım bir kelime: Kleptokrasi. Klepto hırsızlık yapma hastalığı demek. Hırsızlamadan duramayanların devlet yönetimi gibi birşey oluyor. Hoş kelime.

Bugün de Slate adında bir internet haber gazetesinde Harun Yahya Efendimiz’le ilgili bir haber/röportaj okudum. Okurken de düşündüm: acaba bu herifin kaç çift pabucu vardır?

Harun Yahya, Adnan Oktar’ın kalem adı. Hani var ya, Adnancı Adnan, parlak birşey.  Bir tanıdığın kızını kurban veriyorduk az kalsın kendisine. Seksüel açıdan değil. Kız çirkin ve akıllıymış diye düşünce komandosu etmişler. Yoksa öbür parlakları yalama görevi alacaktı herhalde.

Neyse, sonunda ışığı gördü ama zor bela kurtulmuştu kızcağız.

İşte Adnancığım, bizim millet dünyaca önemli (ünlü demiyorum- ünlü boş laf. Paris Hilton da ünlü.) bilimadamı, sanatçı, sporcu çıkaramaz ama hepimizin yerine dünyada önder bir yaratılış çöpçüsü. Nereden geldiği anlaşılmaz paraların içinde Hristiyan yaratılışçılara bile parmak ısırttırarak hela suyuyla dolu fasikül fasikül kitaplarını bedavaya dağıtıp duruyor. Zeka ölçer yüzden aşağıya çekti mi, mesela bütün bilimi Mason komplosu diye gösteriyorsunuz ve etrafınızdaki parlaklar aaaa, ne enteresaaan filan diyorlar ve yiyorlar. (Yahudi desen bayat haber olacak. Mason deyince daha bir asortik oluyor herhalde.)

Valla ben de o pazara bir çanta açsam diyeceğim ama Adnancım benden önce davranmış. Hem tıkır tıkır para sayıyor, hem zehrini speyliyor. Dünya üzerinde cenneti yaşamak böyle olmalı.

Bu röportajı yapan Amerikalı insancağız da Adnan’ı çevreleyen yayık ağızlı, biryantin saçlı çocuklara bir şaşırmış. Sonra Adnan’ın Anadolu yakasındaki modern evine, yüzme havuzuna, camdan kapılara, dev plazma tiviye şaşırmış. Sonra röportaja gitmişken profesyonel ışık ve kameralarla kendi konuşmasının kaydedilmesine şaşırmış.

(Parlaklar ışık ve ses kontrolü yapmışlar 20 dakika. Sonra ey Ulu efendimiz adnancım teşrif etmişler.)

Adam öyle saçmalıyor ki demiş yazıda Amerikalı röportör, soracak soru bulamadım çünkü konuşmanın neresinden tutacağımı bilemedim! Anam, ben orada olsam sana nereden ne tutacağını tarif ederdim ama bir de ufak sünnet bıçağı lazım olurdu.

Türkiye 30bilmemne ülkede evrimleşme konusunda en geride imiş. Lise kitapları yaratılış konusuna yer veriyormuş. Devletimizin bir önemli din bilmemnecisi Sayın Prof dok Mehmet Görmez demiş ki: Ya aslında var ya, bütün kutsal kitaplar insanları Allah’ın yarattığını söylüyo. Hani ben diyorum ki şu hani şey… hımmm… söylemesi ayıp: evrimleşme aslında bilimsel değil de, ideolojik bişey yani.

Komünizm filan gibi birşey. Harun Efendi’nin savaştığı ideolojilerden birisi.  Etrafımız bilimik ideoloji dolu. Başımın ağrısını geçiren bir ideolojik ilaç var ki adına aspirin diyorlar. İki kutu ver sen kardeşim de şu kafatasımın içindeki parazit sesler kısılsın azıcık.

– Bu arada, ben diyeyim “din de bir ideolojidir”, sen de “hadi yaa!”

Eve dönüş varmış Türkiye’de. Pişmanlık değil ama. Bu 30küsur PKKlı ne suç işlemişler de hapisleri dolduran diğer PKKlı insanların üzerinden geçip serbest bırakılmışlar? Yani iki taraftan da, ama dost ama düşman, ne çok kazık yiyen var şu dönüşte? Bu kişiler Apo’nun özel askerleri midirler de yüzlerce çocuk yaşta insanlar PKKlıdır diye girdikleri hapislerde çürüyorlar ama bunların boyunlarına çiçekler asılıyor? O zaman hepsini bırakın madem artık böyle bu iş. Teröristlerde de kayrılan oluyor tabii. Zaten demokratik terörik birşey olur mu? Olacak diyor adam, oluyor. Oy verip sayım yapacak değiller.

Barış anlaşmasında illa kazık yiyenler olacak. Sonuca bakacaksın: Kazançlar kayıpları götürüyorsa imzayı atacaksın. Adil değil. Ama böyle. Ölen, sakat kalan binlerce Türk ve Kürt üstüne toprak atıp yeni ufuklara yürüyeceksin. Tamam, anladık da, yani bunu başka türlü yapmanın yolu yok mudur? Davul zurnayla karşılanan bu insanların bir zaman sonra derinin derini devletin derinde kalmış ırkçı kanalları tarafından öldürüldüklerini mi okuyacağız? Facebook’ta herkesin mesajı Türk bayrağı, Atatürk resmi. Bayrakla Atatürk’ü alet ettiğimiz hislere bakıp, başlarımızı eğmeliyiz.

… diyecektim ama Harun Efendi daha incitti duygularımı! Türkiye’nin emin adımlarla ırkçılığa kaydığını yıllardır görüyoruz.  Biraz daha kaysın, belki öbür taraftan dönüp normalleşir diyeyim. Ama okul kitabına girmiş safsatalar yeni yetmelerden de umudu kestiriyor insana.

Ben aslında ne yazacaktım, biliyor musunuz? 1975 yılında Rembrant’ın Gece Nöbetçileri diye mi ne tercüme edilebilineceği tablosuna bir deli bıçakla saldırmış. Önce bakmış bakmış. Müze görevlileri biraz şey olmuşlar. İrkmişler işte canım. Sonra dışarı çıkartmak için konuşurlarken adam bıçağıyla başlamış deşmeye. Koskoca bir herifmiş. Durdurmak zaman almış. Beni Tanrı yolladı, dünya dışından güçler bunu bana yaptırdı filan demiş. Hukuk biraz bilimşik ideolojikmiş olacak ki, dış etkenleri boşverip, adamı akıl hastahanesine koymuşlar. Bir sene sonra da intihar etmiş adamcağız.

1990’da da başka bir deli tabloya asit püskürtmüş ama görevliler hemen su döküp zararı en aza indirmişler.

1911’de bir başka mutsuz adam yine bıçakla saldırmış resme.

Zaten bir keresinde yerine koyarlarken kolonlar dar gelmiş de, gereksiz yerlerini (!) traşlayıvermişler. bir de Dünya savaşı sırasında bombalanmasın diye rulo yapıp saklamışlar. Dev gibi birşey: 363 santime 437 santim. Rulosu zordur yani.

Çok olağanüstü bir tablodur. Önünde salyalarımın aktığını, beynimin bulandığını hatırlıyorum. Olabise kendimi bir duvara dönüştürüp karşısında kalacaktım bina ayakta durduğu kadar.

night_wa1111111111111

12 Comments

  1. Ne kadar iyimsersiniz siz.Veya ne gözü kapalı..Hani o Amerika’nın kurtarıcısı Obama bakın Türkiye’nin başına ne çoraplar örüyor.Sanki Türk_Kürt ve bütün belalar Atastürk resmi aradından tezgahlanıyor imajınız hoş..Bir dönüp o yaşadığınız Amerika’ya laf atsanıza.Türkiye’de bir insan hakları sorunu var evet.Ama AMERİKA da ne var Allahaşkına.Sonra ne bu Amerika’nın insan hakları havariliği..Bütün herşeyin suçlusu neden Atatürk resmi veya ona hak verir gözükürken aydın geçinenlerin Atatürk’le nedir bu meseleleri.70 yıl önce doğruları takır takır söylemiş bu adam.Ha işine gelen kullanıyor mu?Peki bu işine gelen kullanıyorların arasında hiç mi doğru adam yok.Hulki Cevizoğul’ları,Rahmi Turan’lar,Bekir Çoşkun’lar….Bir millet çöküyor şu an Amerikan işbirlikçileri sayesinde..Buyrun OBAMA’nız size hayırlı uğurlu olsun.Kraldan kralcı Aamerikalıdan daha Amerikalı bu adam, TANRI AMERİKA ‘yı korusuna Bush’tan daha iyi hizmet ediyor,edecek.Dışarıdan ahkam kesmenin şanı sizin olsun,biz burada insan olarak kan ağlarken..

  2. Elif sen Semin Babuna ismini duymus muydun? Vaktiyle Adnan Oktay ile ilgili cok sey anlatmislardi bu Babuna ailesi. Zira bes cocuklari da murit olmuslardi ve anne babalari hakkinda mahkemede inanilmaz kotu konusmuslardi falan! Cocuklarinin mal varliklarinin anlasilmaz bir sekilde yok oldugu, Adnan hoca’nin para kaynaginin muritlerden de beslendigini soylemislerdi. Daha neler neler…Bir bul da oku roportaji, iyice gelenlerin gelsin! Bu adamin adi benim tuylerimi diken diken ediyor!

    ***

    Biliyor musun Gece Nobetcileri gibi Mona Lisa’nin da basina neler gelmis neler, taa ’74 de sonunda kursun gecirmez camla cercevelemeyi akil etmisler! Oncesinde cay fincani atan mi dersin, tas atan, asit atan, firlatan firlatana!… Zaten ordan oraya tasina tasina, calina calina cok surunmus tablo da neyse cok hasar gormeden kurtulmus sonunda…

  3. Gecen aylarda Richard Dawkins’in konusmasina katildim. Su meshur Nature dergisinde yayinlanan arastirmaya gore sonda Turkiye var uzerinde de Amerika. Yani burada da yaratilis hikayesiyle Adnan Oktar gibi paraya para demeyenler var. Adnan Oktar Turkiye’de bu kadar ciddiye alinmazken -yani bence alinmamaliyken- yurtdisinda acayip sekilde bu alanda calisan insanlar tarafindan ciddiye aliniyor. Hatta Dawkins, bu pek gereksiz sahsin kitabinda kullandigi ornekleri kullanarak yanlis oldugunu gostermeye calisti konusmasinda. Amerika’da yaratilisi savunan bir grupla da Oktar’in dusunceleri ortusuyor zaten. Bir de Oktar kuse kagidi basli kitaplarini Amerika’da universitelere hocalara vs. dagittiriyor.

  4. Adnan Oktar icin eski nurcu diyorlar,Gulen cemaati degil de Bediuzzaman nurcusu,sonra bi vakit beyinden agir hasar almis psikolojik destek gormesi gerekmis..
    sonra hak yolunu bulmus jim jones misali:),simdi evindeki bahce havuzlarindan meyve sulari akiyor cennet misali..
    cemaatindekiler kardes oldugundan haliyle birbirlerinin bekaretlerini bozmuyorlar efendim,arka yoldan is goruyorlar..
    cukum olsa ben de cemaat kuracagim

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


seventeen − sixteen =