Güncelleştirme

Geçen yazıdan birkaç saat sonra, restorandan aradılar. Sabah tuvaleti temizleyen temizlikçi kadın yüzüğü bulmuş.

Bütün çalışanlar için bir kek ve temizlikçi kadın için 3 boyutlu tatlı kabağı şeklinde dökülmüş bir çikolata alıp götürdüm. Restoranın sahibi hepsini reddetti ama sonra gözleri yaşararak aldı. Sarıldık.

Geri dönenler için sevinmek, aynen kayıplar için üzülmek gibi, boşa harcanmış bir his değildir. Hikayenin içine dürüstlük de girince, soylu hislerle de dolup, bir de zenginleşiyor insan.

Değerini sadece antikadan anlayan bir gözün bildiği değil de, parıltısı herkese hitap eden elmas yüzüğümü unutmuş olsaydım, herhalde geri gelmezdi. Ama şimdi bunları düşünmeye gerek yok. Mutluluğun da tadını çıkarmayı bilmeli.

6 Comments

  1. Hani derler ya, Allah fakiri sevindirmek isterse eşeğini kaybettirir ki, bulunca sevinsin, garip.
    Elimizdeki kaybetmeden, ona sahip olmanın değerini unutuyoruz.
    Yine de, kaybetmenin üzüntüsü, bulmanın sevinci bize yaşadığımızı hatırlatıyor ya, bu da iyi bir şey.:)

  2. Elmas yüzük olsaydı geri dönmezdi teorine katılsam bile, yüzüğüne ulaştığına göre bu “komplo teorisi”ne yüz verme lütfen. Bilemezsin ki o bir elmas yüzük olsaydı yine geri döner miydi?

  3. ben elmas antika babaannemden kalan aile yadiyari bir yuzugu aynen senin gibi hiltonun cin lokantasinin tuvaletinde unuttum tam eve geldim ki parmagimda yuzuk yok oraya nasil gittigimi lokantadaki adama nasil aglamakli ve umitsiz sordugumu bana yuzugunuz bu mu diyince adami sarilip opmek istedigimi dun gibi hatirliyorum daha dogrusu hic unutmadim yani ozet olarak elmas yuzukte donebiliyor 🙂

  4. Teşekkürler “bambi”
    Tabi Elif’e zıt fikirler çıkarmak değil amacım. Sadece deneyim yenilen kazıkların bileşkesi olsa bile olumlu düşünmeye devam… 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


seventeen − 10 =