Excuse-moi?

mmmmmmmmmmmmmmm.jpg

Şu bilgisayar oyunları var ya, onların müzikleri de var, dikkatinizi çektiyse. Benim pek çekmiyor, oynamak lazım dikkatin çekilmesi için. İşte o müzikleri yazan bir besteci için kayıt yapıyorum ara sıra. Geçenlerde büyük bir “Bilgisayar Oyunları Konferansı” gibi birşeye gitmişti. (Oyununu oynamadığımdan olacak, konferansının da adını biraz uydurdum ama herhalde böyle bir ismi vardır.) Yeni birşeyler bestelemişti, ben de sesleri kaydetmiştim, bir oda dolusu prodüktörü toplayıp müzikleri dinletmiş de sonunda biri “büyülü ve sarhoş denizkızı” demiş sesim hakkında. Nedense pek esprili bir günümde değildim ki, bunu bana sevinçle söyleyen besteci kişinin yüzüne bön bön baktım. Sonra “Acaba hakikisinden bir siren miymişim, yoksa denizkızı sanıp da peşine düştükleri denizayısı cinsi miymişim?” diye soruverdim.

Hallerime alışıktır, Cuma günü yine kaydımız var.

Ondan sonraki Cuma, Anatol’un gittiği konservatuvarın öğretmenlerinin düzenlediği bir konsere çıkıyorum. Konseri üniteryen, üniversalist bir kilisede yapacağız. Bunlardan bir tanesi New York’ta vardır, çok sevdiğim, gönüllü olarak da bol emek verdiğim bir yerdi. Haftanın iki gecesi kapılarını konser ve gösterilere açıyorlardı. Ama ne gösteriler! Çırılçıplak dansçılar, birbirinden cüretli oyunlar… İsa’nın kutsallığına değil, hümanistliğine inanan cinsten kiliseler bunlar. Budist, teist, agnostik, mistik, pagan, herkese açıklar. Baba, oğul, kutsal ruh inançları yok. Hayat sevgidir filan filan. Nihavent Makamı.

Birden hatırlattı: “The Freedom From Religion Foundation” diye bir vakıf var. Yani Dinden Kurtulma Özgürlüğü Vakfı mı desem? Dinsizlik Hakkı Vakfı mı desem? Herneyse, bu vakıf, geçen yüzyılın sonunda, Amerikan ateist şehit askerler için anıt dikmişti.

Şu şehitlik işini, cennet, en yüce kutsal Manitu mertebe filan diye satmazlarsa, nasıl satacaklar bilmem. Ama anlaşılan o ki, bazı insanlar öbür dünyada üst düzey dini yetkililere en yakınından koltuk bileti kapatacaklarına inanmasalar da ülkeleri için ölmeyi göze alabiliyorlar.

4 Comments

  1. Süper bir hayvan bu ama ne kadar da üzgün bakıyor. Öperim ben onu. Bu arada siren olman pek mümkün gelmedi bana, olma ya siren miren, denizkızı ol.

    marruu

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


20 − one =