Denizde dalga

Bazen ağzından köpükler saçılan politikacılara bakıp kendi kendime diyorum ki, bu adamcağızlar şöyle bir güzel düzüşseler birileriyle, belki  politika denen illete bu kadar hırsla saldırmayacaklar. Tabii ki yanlış düşünüyorum. Oralarda yumruğunu güm güm masalara ve hatta suratlara indirmek mutlaka seksüel zevki de olan bir durum. Gözbebekleri küçülmüş, suratlar kızarıp şişmiş: ha boşaldı ha boşalacak. Ama demek onun yerine şöyle tadıyla bir düzüşmek yetişmiyor. Yoksa mumla ararlardı meclis meraklısını.

G. Clinton, Monica’yla ilişkisi yüzünden neredeyse başkanlıktan olacaktı. Hadi o kişisel bir kariyer bozgunudur. Ama o ilişki Al Gore’un Bush’a yenilmesinde etkendir. Ve Irak Savaşı’nın çıkmasına. Eski Yunan trajedisinden beter. Hani Paris Helen’i kaçırmıştı da Truva Savaşı2nın çıkmasına sebep olmuşlardı. Clinton’un pürosu yüzündendir Irak’ta bu kadar canın verilmesi.

Clinton skandalında magazin vesaire, yok nasıl oral seks yapılmış, püro teknikleri, spermli elbise filan falan. Ama esas mesele, Clinton’un Monica iş bulsun diye araya girmiş olmasıdır. Sonra da tvde kameraya baka baka ben o kadınla yatmadım demesidir.

Berlusconi de maşaallah, modern Neron. Beline kuvvet ama esas mesele oynaştığı kadınları kabineye doldurması. Biryerlere getirmesi. Edwards diye bir Demokrat adamcağız vardı. Obama’ya karşı başkanlığa soyunmuştu. Karısı kanser. Başka kadından çocuğu olmuş. Esas mesele: O çocuk benden değil dedi. O kadını tanımıyorum dedi. Otel kayıtları çıktı ortaya. Yalan söylemiş. Mesele orada.

İki gün önce New York Times’da okuyorum: bir Meksika kökenli Amerikalı, 34 yaşında mı ne. Demokrat. Bir eyaletin yöneticisi. Eğer, diyorlar, seks skandallarına karışmamayı becerirse bir 15- 20 sene, Amerika’nın ilk Meksika kökenli başkanı olabilir.

Politikacının, sporcunun, sanatçının seks hayatına takıntıyı tuhaf bulurum ben. Bize örnek olmalılar derler. Nedenmiş? Ruhani lider mi bunlar?  Sporcu alt tarafı hızlı koşan at. Ne bok yerse yer özel hayatında. Politikacı da ülkeyi iyi yönetmeye baksın. Yatğında ne pozisyon seviyormuş, evlilerden hoşlanırmış, bilmemne, bana ne!

Problem yatıp kalktıklarına ne kazandırıyorlar, problem orada. Mevki mi, para mı, iş mi, aş mı? Evlilerle ilişkin olunca yalan, saklanmak, bazı işler çevirmek lazım. O işler politikacının- eğer varsa- ahlaki sorumlulukları içinde kalabilmiş midir?

Bunlar çok ufki şeyler Türk politikasında. Hergün erkek politikacılarının kendilerini başkanları için nasıl uçurumdan atacaklarını söylediklerini seyrediyoruz. Bir üstlerinin önünde yaprak gibi titreyen, el etek öpen, birşeyler bekleyen erkek politikacılar. Yalakalık, yağlama, rüşvet, sırt sıvazlama. Bunların hangisi tadıyla düzüşmekten daha asil hareketler? Politikacıların kadını erkeği herkesin önünde çıkar için düzüşüp duruyorlar da kimsenin çıtı çıkmıyor. Şimdi bir tanesi de kameraya yakalanmış. Şaşırdım doğrusu. Seksüel hayatı var gibi bir hali yok bana göre ama kapağına kanıp da kitabı almamazlık etmeyeceksin bu dünyada. Yok çoraplarını çıkarmamışmış, filan falan. Mesele o değil. Mesele kim ne çıkar elde etti bu işin sonunda. Güzel vakit geçirip, el sıkışıp yollarına mı gittiler? Yoksa aralarındaki sır birisine koltuk mu çıkarttı yumurtadan?

Aslında belki bu bile önemli değil. Dedim ya, ayaküstü düzüşüp duruyorlar oralarda. Sanki bir doğru yeri varmış gibi devenin, başka deveye binince mi bütün ar ve ahlak damarlarımız kabarışa geçiyor?

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


20 − seventeen =