Chapuling

Turkiye’deyim. Capullamakla ilgili yazacak cok seyim var. Sanki bambaska bir dil, bambaska bir alfabe kullanma istegindeyim- o kadar cok sey degisti ki! (Turkce alfabe kullanmayisimin sebebi bunlardan hicbiri degil; yanimda klavyem yok, o kadar.)

Onlari da yazarim. Sadece birsey yazmak icin bir girip cikma ihtiyacindayim. Benim gibi ulkesinden uzaklarda yasayanlarin belki paylastigi bir histir, belki de degildir: havaalanina varir varmaz- her seferinde- ben nasil geldigim icin mutluysam, insanlarim da vardigim icin mutludur gibi tuhaf bir hisse kapiliyorum. Suratima bir kulaktan digerine bir gulumseme yapismis,apasaport polisine gulumsuyorum, binlerce kez tesekkur ediyorum, bagaj tasiyanlara gulumsuyorum- o yuz sekillerini ozlemisim, o el hareketlerini- adamlar bavul tasitmak istedigimi sanip yaklasiyorlar oysa ki ben soyle demek istiyorum: ozlemisim seni be kardesim!

Minibuslerde, bilet kuyrugunda, restoranda, kaldirimda hep boyle bir ifade var suratimda: her an birilerine sarilmak uzere olmak hissi, sohbet etmek, dertlesmek ya da cok cok tesekkur etmek- evim yuvam vatanim olduklari icin.

Tabii burada baska hayat var: birbirinden bikkin insanlar, benim gibi biryerlerden kosa kosa gelmis degil, kosa kosa kacmak isteyen insanlar, hoyrat, kaba, terbiyesiz, aceleci, hirsiz, uckagitci, zengin, yoksul, yorgun, mutsuz ve bunkarin tam tersdi insanlar- sokaklar benim icin, benim yurda donus mutlulugum icin doldurulmamis. Benim icin yazilmis bir filme adim atmis degilim tabii. Birkac ters bakis, kaba hareket ve boylece hatirlayiveriyorum ulkenin benim etrafimda donmedigini.

Ama bu sefer birsey oldu. Sokaklara ciktim, slogan attim, gaz yedim, oylece durdum, yerlere oturdum, benden baska dusunenle, baska hayatlarla, sokka cocuklariyla sohbet ettim, saristik, aglastik, dertlestik, birbirimize su verdik, bakkaldan tanimadigimiz insanlar icin yemek aldik, sigara paylastik. gozgoze gelir gelmez senli benli konustuk, mutlaka va mutlaka “kardesim” diyerek tartismalara katildik. Ama o sabirsiz, kizgin Kardesim! degil o kardesim, hakikaten kardesim. Kirk yillik kardesim, kimsenin zarar vermesine izin vermeyecegimiz sekilde, kader birligi etmis kardesim kardesim.

Bu sene havaalanina kendimi herkeslere sarilmamak icin zor tutarak girdim yine, senelerdir oldugu gibi. Ama bu sefer bana gerisin geriye simsiki sarilan binler oldu. Hakikaten eve dondum.

8 Comments

  1. nasıl yani,amerikaya mı döndün.
    dön…

    o ilk sözcüklerin yeter bize.

    türkçeyi öğrendin biliyor musun….

    ben de sana uyup çocukluğumdan beri vurulduğum deli Dumrul’u senin yazılarında görüp
    orhan şaik Gökyay derlemesini alarak bir kez daha doya doya atalarımı duydum.

    his

    his,bir tıp terimidir elif,kalp gibi.

    insanın yüreği vardır,yürümekten türemekten gelir.

    seni ne anatol’u kucaklıyorum.

    devrimimimzi hiç kimse küçümseyemez.

    türk devrimi yürürlüktedir yürüyecektir.

  2. seni ve anatol’u olacak.

    ne de güzel….ama uymamış.

    yürü ya da uç.

    neyle olursa olsun,

    newyork türktür türk kalacak.

  3. sen de beni saçma sanacaksın,sanacaksan san.

    -sahile uçurdum gönül kuşunu
    sıyırıp gidiyor dağlar başını
    uğrun uğrun sevdiğimin yasını
    tutayım da eğleneyim bir zaman-

    pir sultan abdal

    dön….

    ama amerikada kal.

  4. elif ,,sana toplu bir gösteri sunuyorum.

    kürt kardeşlerim kürtçe başladılar düğüne

    ankara konya sivas çalıyorlar.

    çok da sevmediğim Mehmet ali erbil

    bir gün-büyük olasılıkla konservatuar dil dersinde öğrenmiştir-

    niye ki ne ki dedi.

    tarihimiz burada.

    tamam,peki.

    coştum.

    seni anatolu bay felseni kucaklıyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


10 − ten =