Biz çocukken

Ben çocukken, bütün dünyada çocuklar 23 Nisan’ı kutluyorlar sanırdım.

Ben çocukken, okulumuzun folklor topluluğundaydım. İstanbul’un kapalı spor salonunda yaptığı büyük etkinlikte folklor oynamıştık. Çeşit çeşit yabancı çocukların gösterilerini seyretmiştik. Onlara bir bayram verdiğimiz için çok sevinmiştik.

Annemin babası, Padişah’ın faytonunun geçişini görmüş, babasıyla birlikte “Padişahım, sen çok yaşa!” diye bağırıp bayrak sallamışlar. Bir de Sultanahmet Meydanı’nda bir idam seyretmiş.

Annemin annesi, 10 Kasım’da çok, ama çok ağlamış.

Babamın annesi 15 yaşında evlenmiş. Çocuk sayılır. Annesi Edirme’de, ben seni bir daha göremem yavrum, diye diye ağlamış. Babaannem, jandarma subayı dedemin peşinde, Türkiye’nin doğusuna gitmiş. Bir daha annesini görmemiş.

Babamın babası çocukken, annesi ölmüş. Onu ikinci hanım büyütmüş, o da ikinci hanımdan olma kardeşlerini büyütmüş.

Annem çocukken, oğlan gibiymiş. Düz duvara tırmanırmış.

Babam çocukken, saçları beyaz gibi sarıymış. Babaannem onu kız kıyafetine sokup, lüle lüle saçlarıyla fotoğrafını çektirmiş. O zamanlar öyle yaparlarmış.

Ben çocukken, sene sonu ve 23 Nisan temsillerinin, rondlarının, oyunlarının, danslarının hepsinde sahneye çıkardım. İlk kez anaokulda, sene sonu gösterileri zamanında, sıkıntıdan (stresten) burnum uçuklamaya başlamış. Annem ilk o yüzden oldu, der.

Annemin babasının babası, doğuda trenle İstanbul’a dönerken, üşümüş bir askerin üstüne paltosunu örtmüş. O paltodan hastalık kapıp ölmüş. Dedem, babasını çok iyi hatırlamazdı. Dedemin babası da askerdi. Dedem de askerdi. Öbür dedem de askerdi. Onun babası da askerdi. Babam Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü mezunu.

Ben 23 Nisan gösterilerini hiç kaytarmazdım. 19 Mayıs gösterilerini, lisede 2 ve 3’te kaytarmaya başladım.

23 Nisan 1920’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Milleti’nin egemenliğini ilan etti. Mustafa Kemal Atatürk, bu günü çocuklara hediye etti. Öyle bir hediye ki, değerini anlamak için büyümek gerekiyor.

11 Comments

  1. 23 Nisan’da ki kiyafetlerin okulca belirlenmesi, ailelerin hangisini sececegi ve kimlere diktilecegi gibi ayrintilari hatirladim cocuklugumdan ben de…Hatta kendine rakip bir terziye diktirildigi icin, benim kiyafetimi elestiren bir yakin akrabami da hatirladim…Bu da yaram!
    Her neyse, bu guzel gun, Ataturk’u seven ve sayan, herkese kutlu olsun.

  2. Katılıyorum. Bugünü anlamak için büyümek gerekiyormuş. Bir de ilavem var. Bugünleri unutturmak isteyenlerin iktidara gelmesini de görmek gerekiyormuş.

  3. Biraz önce geldim Cumhuriyet Meyadanı’ndan. Datça’da ilk kere görüyoruz böylesine coşkulu bayram kutlaması.Sebebini anlar gibiyim. Toplumun hem bazı yabancı ülkeler tarafından hem de içerdeki işbirlikçileri tarafından köşeye sıkıştırılıyor gibi bir görüntüyle karşı karşıya kalışının etkisi mi var acaba bunda. Görülecek şey; kadın, erkek, çocuk, yaşlı, sakatı, sağlamı sokakları doldurmuş, Amfi Tiyatroya akıyor kalabalık. herkes özenle giyinmiş, eski günlerdeki gibi. “Yoksa bana mı öyle geldi, öyle görmeyi istediğim için,” diye düşünmütüm, yanıldığımı anladım. Gerçekti… Çok keyiflendim.

  4. “Babam çocukken, saçları beyaz gibi sarıymış. Babaannem onu kız kıyafetine sokup, lüle lüle saçlarıyla fotoğrafını çektirmiş. O zamanlar öyle yaparlarmış.” Bu cumleyi noktasini virgulunu degistirmeden ben de yazabilirdim. Hatta babamin annesinin yaptigini ben de ogluma yapmayi dusunuyorum 😉 Lulelerini kestirmeden once ebedilestirmek icin.

    23 nisan en sevdigim bayramdi kucukken. Tvdeki uluslarasi kutlamayi hic kacirmazdim. Keske Turk tvsini alan antenim olsaydi da cocuklarima da seyrettirebilseydim bugunku kutlamalari.

    Hayatimda sadece bir kere fiilen 23 nisan gosterilerinde yer aldim. Tum Kadikoy’u yurumustuk, ben okul bandosundaydim, mandolin caliyordum. Bandoda mandolin olur mu demeyin, melodika da vardi 🙂 Sadece davullar, ziller degil. Hicbirimizin kalbini kirmak istememislerdi. Nasil da ozenle hazirlanmistik. Yepyeni petrol mavisi bando kiyafetlerimiz, basimizda beremiz, ayaklarda siyah rugan ayakkabilar, beyaz soket coraplar icinde cok da shIktIk. Ve ben hastaydim, 39 derece atesle caldim ve yurudum tum sabah. Ogleden sonrayi yatakta gecirdim, tvdeki programlari seyrederek. Ama hic o gunku kadar mutlu olmamistim.

    19 mayislari ise hep kaytarmistim, gosteriye secilmemek icin elimden geleni yapmis ve basarili olmustum. Nedendir bilmem.

  5. Ilkokulda ben de bandodaydim. 1 yil trampet, 2 yil bando sefligi! Gunduz stadyumda protokol gecisi, oglenden sonra senlik aksam da ayriyaten yapilan kutlamalarda bandomuz calardi. 23 Nisanlarda ben hep calisirdim yani 🙂 Yabanci cocuklari ancak birsonraki gun banttan izlerdim, ve cok ozenirdim. Keske biz de bir tane evde misafir edebilsek diye gecirirdim icimden..Finlandiyali cocuklara bakip sarisinliklarina hayran kalip ‘birgun oralara gidebilir miyim acaba?’ diye dusundugumu hatirliyorum.

  6. Hava artik guzel ya, dun cocuklarla yeni cicekler almaya seraya giderken, arkadasimin Turkiye`den gelen babasini da yanimiza aldik ona degisiklik olsun, evde durmasin diye. Esi ilkokul ogretmeniymis, telefonda tembihlemis onu, cocuklara mutlaka 23 Nisan`i anlat demis, biliyorlardi zaten ama yol boyunca 23 Nisan konustuk hep, benim de anilarim canlandi gozumde haliyle. Onlara 23 Nisan hediyesi saksida birer sardunya aldik, pembesinden ,beyazindan, kirmizisindan :)Onlarin da hic olmazsa sardunya anisi olsun 23 Nisan`a dair !

  7. 23 Nisan’da TV’nin basina gecip TRT’deki dunya cocuklarinin gosterilerini hic kacirmadan izlemeye neredeyse 25 yasima kadar devam ettim. Ama cocuklugumda 23 Nisan ile ilgili tek hatirladigim, bir okul resim yarismasinda kazandigim 2.lik ve odulumu alirken ogretmenimin elini opmeye zorlanisim. (ogretmen tarafindan eli burnumun dibine sokularak) Hic hoslanmamistim bundan.
    Sahi bugun Cumhurbaskanligi koltuguna oturan cocuk ne yapti, neler soyledi acaba?

  8. Her dilde bir kelime ögrenmeye calistigimi hatirliyorum o programlarda.. Anliyor geciniyorum ya :).. Nedense Amerika hep uyduruk seyler yaparlardi, sasirirdim. Uzak dogu ve Güney Asyalilara ise hayran olurdum. Ve Rusya… Favorilerim vardi… O kadar zaman gecti mi?
    Baska güzel anilari da oldu ya bu senliklerin, neyse..:
    Sadece güzeller kalsin ki onlari yasattiralim…

  9. bugun msnde bizim ufakliklarla konustum. “nasil gecti bayram?” diye sordum. “cooook eglendik, zip zip zipladik” dediler:)

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


15 + one =