Bana Bayan Demeyin!

Bayağı bir süre önce, Bebekkokusu Sitesi için aşağıdaki yazıyı yazmışım. Ben Ertuğrul Özkük’ün yazılarından hiç hazzetmem de, bugün birşey arıyorken hanımlıkla ilgili yazısının başlığını gördüm ve tamamını okudum. Fikirlerini paylaşmadığım için değil, yazdıklarını okuduğumda birşey kazanmış olmuyorum diye okumuyorum adamı. Bu da açıklaması olsun.

Efendim, muhafazakarlar bayan diye çağırılmayı istermiş de, şunlar kadın istemiş de, bunlar hanım istermiş, filan filan. O yazı, kendi yazımı hatırlattı bana. Buraya ekleyivereyim dedim.

Bana Bayan demeyin. Ben “Bayan” değil, Kadın’ım. Adı Elif. Soyadı: Savaş (babasından) Felsen (kocasından). Yaşı: 34. Cinsiyeti: Kadın. KADIN. Bayan değil.

Benim bildiğim, eskiden bayan kelimesini bir tek tuvalet kapısında görürdük. Bay- Bayan. Bir de çingene kızları seslenirdi oturdukları yerden: Baaayan! Al bi demet nergis şurdan beee! Güzel Baaayan!!!

Hanım’lığı severim. Hanımlığımı bilmeyi sevmem. Bir erkekle sokakta tartışsam ilk lafı “Hanımlığını bil!” olur. Küfür gibi birşey! Ne diye cevap vereceğim? “Sen de Beyliğini bil!” Ama yine de Elif Hanım lafı iyi gelir. Evimin, kocamın, yurdumun, mutfağımın, oğlumun hanımı olabilirim. Bayanı olamam.

Bayan lafı herhalde bize Batı’dan geçti. Eminim ki bir gün bir romanı tercüme etmek için masasının başına geçen bir “Adam” Miss veya Madam veya Frau filan gibi bir kelimenin önünde kalakaldı. En sonunda Bayan diye çeviriverdi. “Bayan Felsen Madison Caddesi’nde yaptığı alışverişten sonra bir taksi çevirmek üzere kaldırımın köşesine yöneldi…” Felsen Hanım dese olmayacak. Kadının adını kullansa alaturka kaçacak. İyisi mi bundan böyle Bayan Felsen olsun.

Romanda böyle steril kelimeler hoş durabilir ama ben gerçek hayatta kadın olduğumun hatırlanmasını isterim. Boşuna mı yıllardır regli oluyorum? Göğüslerim, kalçalarım var benim. Adem elmam öyle elmanın hasını çiğnemeden yutmuş gibi grotesk bir çıkıntı halinde oturmaz gırtlağımda. Hayatımda hiç Bayan Hastalıkları Doktoru’na gitmedim! Bebeğimi sadece kadınlara has olan bir organda, rahmimde taşıdım. Kadınım yahu! Kadınım işte! Kadın olmanın zevkini tam otuzlu yaşlarımda çıkarmaya başlamışken ne olduysa oldu, Bayan’lığa yuvarlanıverdim!

“Buyrun Bayan.”

“O Bayan da sizin gibi düşünüyor.”

“Belki o Bayan’ın yanında oturmak istersiniz…”

Sonra bu Bayan lafı kadınlara da yayılıverdi. Eskiden erkeklerin kadınları kadınlığından temizlemek için kullandıkları laf kadınların da ağzına pelesenk oldu. Ben size bir Bayan göstereyim: Soyduğunuzda cinsel organı dahi olmadığını göreceğiniz, ama göğüsleri her nasılsa füze gibi sipsivri, beli çay bardağı gibi incecik, saçı sırma, kaşı yay Bayan Barbie. İşte oyuncak evinde oyuncak oyuncak oturan Bayan Barbie. Benim oyuncağa benzer bir halim mi var?

Bu üsttekileri yazmışım ben. Ha, bir de karılık ve eşlik var. Ben Brian’ın karısıyım doğrusu. O da benim kocam. Bu kelimelerden, “karı” olmak kadar memnunum. Brian’ın eşi filan da değilim. Benim kendime göre bir hayatım, karakterim var. Elmanın yarısı, ruh ikizim bilmemne anlamam ben. Herkes birbirinin hayatındaki yerini bilsin. Eş, meş anlamam, gelemem. Eş kelimesinde bir eşitlik savaşımı seziyorum. Öyle savaşımların yaşandığı evlere uygun bir kelime olabilir. Orasını bilemem.

11 Comments

  1. Ertuğrul Özkök’ün bu kendinden menkul tanımlamalarına, buluşlarını, bilgiçliklerine sinir oluyorum. Öyle ki, bir süredir onu hiç okumuyorum. Iyy!
    Ve, tamamen haklısın, “bayan”a acyip gıcığım!
    🙂

  2. Bir sohbette Hollandalı, fakat yıllardır Türkiye’de yaşamış, beş-altı yıldır da Datca’da yaşayan bir arkadaş, yeni okuduğu kısa bir öyküyü anlatıyordu. Türkçesi hatasız, fakat, yavaş ve aksanlı… Ama çok hoştu. Özetlediği öykünün kahramanı bir erkekti ve evliydi. ne zaman Hollandalı arkadaş, Adamın kasısından bahsetmek istese takılıyor, adamın eşi mi diyecek yoksa hanımımı diyecek bilemiyordu. Biz de kolaylık olsun diye, “Karısı” diyebilirsin dedik. Öykünün bir yerinde arkadaşımız şöyle dedi: “Sabahleyin karı yataktan kalkınca” der demez toplu halde itirazlar yükseldi, dinleyicilerden. Anlatıcı şaşırmıştı. neden “karı” diyemez mişim, dedi. Demin hepiniz diyebilirsin demediniz mi?
    Biz gülünce de çok kısmıştı.

  3. Bir de baska varsayim “Bayan” icin: kiz ya da kadin (Memleketimizde tabu ya hala)ayrimini kullanmak istemeyenlerin kullandigi idi…Hukumet yalakasi EÖ ye ben de gicigim, merak ettim su yazisini hemen okumak farz oldu…

    “Es” kelimesini seviyorum, özellikle kari-koca, yani evlilik olarak adlanmamis iliskilerde uygun gibi geliyor, bir de Nihat Abi’nin anlattigi örnek de var :)))…

  4. Es kelimesi konusunda yazdiklarindan elmanin iki yarisi benzetmesi yapanlara ayni gicikligi kaparaktan, katiliyorum…

    Ama esim kelimesi kisaca evli oldugum kisi demek bence. Siz de Brian ile evlenerek eslesmediniz mi? 😉 Yoksa kim kiminle es ki karakter, huy, aliskanli vs…

  5. bana bayan diyenlere ‘ baymayan canım ‘ demek istiyorum her zaman. bu dayanılmaz bir dürtü haline geldi bende . yakında diyeceğim sanırım. ertuğrul özkök, damadının ahmet kaya’ya çatal fırlattığı gecenin sabahında yazdığı yazıyla, tayyip’in seçildiği sabah yazdığı biz onunla helikopterle istanbul semalarında gezmiştik minvalindeki yazılarıyla hatırlanıyor bende kusmak istediğim anlarda.

  6. Bu konuda gerçekten bir karmaşa yaşanıyor. Medeni Yasa’da karı-koca kelimeleri var. Yasayı yapanlar erkekler. Sanırım çok fazla incelenmeden kullanılmış “karı-koca” kelimeleri. Bayan, eş hepsi yakıştırma. Bence bu tip nazik kelimeler tek tek sıralanmalı, bir büyük anketle toplumun istediği bulunmalı. Çok mu zor olur?

  7. Bayan kelimesi beni de hep sinir etmistir. Bana ‘bayan’ diyenlere ben hic cekinmeden ‘ben baymam’ derim ve bana bayan diye hitap etmemelerini soylerim. Hele bunu yapan bir kadinsa daha da sinir olurum. Bu da bir takinti herhalde diye dusunuyordum ki yazin ilac gibi geldi Elifcim… Ben kadinim ve de kocamin karisiyim. Yasemin hanim diye seslenilmek de hic fena degil, ama sakin Bayan Yasemin demeyin, bozarim!

    Eline saglik Elif.

  8. Neden baylar (voleybol/basketbol..) takimi denilmez de bayanlar takimi denir mesela?
    Alpveegeninannesi’ne katiliyorum. Bu ‘bayan’ kelimesi, ‘kadin’ kelimesinin evli olan bir disiye eslestirilmesinden dolayi ortaya cikan, benim de hoslasmadigim cok suni bir kelime. Bu kadin/kiz meselesi devam ettikce bayan kelimesi de dilimizden dusmeyecek sanirim 🙁

  9. seni seviyorum..
    cunku genellikle ayni dusunceleri paylasmadigim kisileri sevmem zor olur, benim gibi dusunen insanlari cok seviyorum, ne yapalim.. ayrica ortuk ifade etmiyorsun tam olarak ne demek istiyorsan cat diye soyluyorsun, buna da bayiliyorum.
    neden kadin demedigimiz, diyemedigimiz konusunda iki satir sozum de benim var,
    kadin diyemiyoruz cunku kadin kelimesi kufur gibi, ici bosalmis, ifade ettigi anlam degismis, kaymis,, sokak kadini gibi, hayat kadini gibi,,
    halbuki tam ziddi olan erkek kelimesi agirbaslilik, olgunluk, mertlik gibi simgelerle yuklu, `erkek gibi` denildigi zaman ovgu var, `kadin gibi` denildigi zaman yergi var. `Erkek gibi kadin` dersen kadini yuceltirsin, `kadin gibi erkek` dersen erkegi alcaltirsin.
    Sonracigima bekarete bir gonderme var kadin kelimesinde, kadin-kiz ayrimi yapilarak alnina bir yafta yapistiriliyor, 50 yasinda hic evlenmemis teyzelere `kiz` denilmesi kadar komik ve utanc verici birsey var mi?
    ben bile gecen yazimda `demode bir kadinim` demek yerine `demode bir kizim` dedigim icin elestiriyorum simdi kendimi, ama kiz derken kendimi hala genckiz gibi gordugumden belki, gerci 32 olacagim yakinda ama,..
    evlenmemis kadinlara kiz denildigi halde evlenmemis erkeklere oglan denilmiyor,, onlar daha bes yasindayken, sunnet olup erkek oluyorlar,, oglan cocuklari bir an once erkek olmaya can attigi halde, kiz cocuklari kadin olmak icin o kadar acele etmiyorlar, en fazla `gelin` olmak ister kiz cocuklari. Buyuyup kadin olacagim diyenini hic duymadim simdiye kadar, (evet kiskirtilmis erkeklik, bastirilmis kadinlik..)
    velhasil kadinligimiza sahip cikmamiz gerekiyor, kadin kelimesini gunluk hayatta cekinmeden kullanmamiz gerekiyor. cinsiyet soran kutucuga `kiz` veya `bayan` degil `kadin` yazmamiz gerekiyor.
    es veya kari onlarin uzerinde cok dusunmeye gerek gormuyorum ama yine ayni sekilde koca kelimesi daha bir pozitif kari kelimesi yaninda pek cok yergiyi, gelenegi , supruntuyu tasiyor,.. hanim kelimesi de cok mutaassip. kir dizini, hanim hanimcik otur evinde,
    cok uzattim, ozetle ben de bir `kadin`im diyeyim.

  10. Yillar once televizyonda uzun sacli erkeklerin konu edildigi bir program seyretmistim. Programa konuk olan genclerden biri -ki uzun sacliydi- basindan gecen su olayi anlatmisti (kiz-kadin konusu gecince hep aklima geliyor):
    Bir gun minibuste gidiyormus. Arka siralardan yaslica bir teyze parasini iletmek icin “kizim, sunu uzatir misin” gibisinden bir laf etmis. Cocuk da donup “teyzecigim, ben kiz degilim” demis. Yasli teyze de “kizim ben ne bileyim kiz misin, kadin misin” diye devam etmis konusmasina.

  11. Elif cok guzel yazmissin.. bende “bayan” kelimesine illet olurum.. sadece adimla hitap etsinler, bacim, kardesim desinler…abla, teyze.. hepsi olur.. ama bayan.. i-ih…

1 Trackback / Pingback

  1. Keyfinin İçine » ELİF Savaş Felsen – Hüthüt Kuşu

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


20 + six =