Aldır Be Gönül!

Aldırma Gönül diye bildiğimiz türkünün karmaşık bir hikayesi var. Ben pek bilmediğim zamanlarda kulağımı da tam vermemiş olacağım, aşk meşkten bahsediyor sanırdım. Oysa mapushane şiiridir.

Sabahattin Ali 1932’de olacak, Memleket’ten Haber diye bir şiir okumuş, Atatürk’e hakaret etti diye içeri atmışlar. Şiir aynen şöyle:

hey anavatandan ayrılmayanlar
bulanık dereler durulmuş mudur?
dinmiş mi olukla akan o kanlar?
büyük hedeflere varılmış mıdır?

asarlar mı hâlâ hakka tapanı?
mebus yaparlar mı her şaklabanı?
köylünün elinde var mı sabanı?
sıska öküzleri dirilmiş midir?

cümlesi beli der enelhak dese
hâlâ taparlar mı koca terese?
İsmet girmedi mi hâlâ kodese?
Kel Ali’nin boynu vurulmuş mudur?

diye bir taşlama. İçinden Atatürk kelimesi geçmese dahi Atatürk’e yergi diye almışlar ki benim de anladığım yermiştir hatta sıçmış sıvamıştır topuna birden. 1932’de böyle şey yazıp dost sofrası dahi olsa yüksek sesle söyleyeceksiniz de başınıza iş gelmeyecek. Kaç yıl oldu, başka liderler ve düşünceler için hala aynı hava var ülkede, mümkün mü o zamanlar?

Yok, ben genel olarak küfretmedim, konu bir zamanlar Sivas’taki Bektaşi ayaklanması ile ilgili yergimdir demek olayı toparlamıyor tabii. Ayaklananı değil, ayak kıranlara yazdıysan teşbihte fena hata olmuştur, bence çok güçlü bir savunma değil ve hatta başın daha da fena fena derde girer, oturursun koğuşunda, yazarsın şiirini.

Hapisteyken Aldırma Gönül dediğimiz beş şiirlik dizinin sonunu yazmış. Sonradan şiir bestesini bulmuş. Şimdi Cumhuriyet Mitingleri’nde söylüyorlar, o başka. Cehalettendir, hor görmemek lazım.

Sonradan afla çıksa da toparlanamamış Sabahattin Ali. Malum şiir yazıp okuyamadığın yerde şiiri yazıp okuyanın yanında da görünmek istemez, iş vermezsin vesaire. Sonraları malum, çok kötü bir ölümle bu dünyaya veda etti. Kızı Opera Tarihi hocamdı üniversitede ve not edeyim ki babasının intikamını hepimizden almış, o ders saatlerini burnumuzdan fitil fitil getirmiş, hepimizin cahil, kültürsüz, değersiz, bir boka yaramayan zibidiler gibi hissetmemizde emekleri olmuş ancak yine de belki dersinde başarılı olduğumdan dolayıdır, benim sevdiğim bir öğretmendi. Ama sınıfa girerken uçuşan etekleriyle bir tek süpürgesinin eksik olduğunu bugün gibi hatırlamaktayım.

Bazıları diyor ki aslında şiire hacet yok, Ali’nin suyu zaten mapushane tuvaletinde ısıtılmıştı, bir tek kulp lazımdı ki doğrudur. Herhalde adam hiç olmadığı bir noktadan bu şiirle fırlamadı sahneye, bilen, süzen, takip edeni varmıştır.

Bu dokunaklı şiirin yolculuğu insana derstir. Gün oluyor, devran dönüyor başlar ayak, ayaklar saç, saçlar tırnak, tırnaklar popo, popolar ağız oluyor. Uğruna ceza yenen şeylerin anlamları metamorfoza uğruyor. Adamı bugün görse bir kaşık suda boğacaklar şiirini alıp bayrak edebiliyor. Ha bir yanlış anlamadır dersiniz, o başka. Demek pekçok kalıba, hisse ve duyguya ısıtıcı olacak bir eldiven yazmış ki, oradan oraya çekilebiliyor. 3. şiiri Emrah şarkı edip söylemiş diye duydum. Emrah kültürüm çok zayıf, doğru olabilir. O da şairin başarısıdır, bu kadar geniş kitlelere tercümanlık etmektir. Ben yine güncel konuya çok kısacık bir taşlama yazayım ki benimle olan tarihi ilişkisini bilen bilir, bilmeyen de bilmese de olur:

“Hepimiz arabeskçiyiz.”

Buyrun şiirlerin tamamı:

1-

Göklerde kartal gibiydim.
Kanatlarımdan vuruldum;
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kırıldım.

Yar olmadı bana devir,
Her günüm bir başka zehir;
Hapishanelerde demir
Parmaklıklara sarıldım.

Çoskundum pınarlar gibi,
Sarhoştum rüzgarlar gibi;
İhtiyar çınarlar gibi
Bir gün içinde devrildim.

Ekmegim bahtımdan katı,
Bahtım düşmanımdan kötü;
Böyle kepaze hayatı
Sürüklemekten yoruldum.

Kimseye soramadıgım,
Doyunca saramadıgım,
Görmesem duramadıgım
Nazlı yarimden ayrıldım.

2-

Ey gönül, kuşa benzerdin,
Kafesler sana dar gelir;
Bir yerde durmaz gezerdin,
Hapislik sana zor gelir.

Ey gönül, acaip huyun,
Boğazından geçmez tayın,
Acır testindeki suyun;
Aklına nazlı yar gelir.

Gözlerin uzağa bakar,
Kimden ne beklediğin var?
Yar semtinden gelen rüzgar
‘Seni unuttu! ‘ der gelir.

Bakmazsa senin yüzüne
Çok görme elin kızına;
Dışarda serbest gezene
Hapiste yatan hor gelir.

Ayağında gezen itler,
Başının üstünden atlar;
Hapise düşen yiğitler
Yari dışarda kor gelir.

3-

Burda çiçekler açmıyor,
Kuşlar süzülüp uçmuyor,
Yıldızlar ışık saçmıyor,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Avluda olta vururum;
Kah düşünür, otururum,
Türlü hayaller görürüm;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Gönülde eski sevdalar,
Gözümde dereler, bağlar,
Aynada hayalim ağlar,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Dışarda mevsim baharmış,
Gezip dolaşanlar varmış,
Günler su gibi akarmış…
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Yanımda yatan yabancı,
Her sözü zehir gibi acı,
Bütün dertlerin en gücü;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

5-

 

Başın öne egilmesin
Aldırma gönül, aldırma
Ağladığın duyulmasın,
Aldırma gönül, aldırma.

Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar;
Seni bu sesler oyalar,
Aldırma gönül, aldırma.

Görmesen bile denizi,
Yukarıya çevir gözü:
Deniz gibidir gökyüzü;
Aldırma gönül, aldırma.

Dertlerin kalkınca şaha
Bir küfür yolla Allah’a.
Görecek günler var daha;
Aldırma gönül, aldırma.

Kurşun ata ata biter;
Yollar gide gide biter;
Ceza yata yata biter;
Aldırma gönül, aldırma.

Sabahattin Ali kitabımı bulamadım, ezberimde de yok, dolayısıyla 4. şiiri ekleyemedim. Bilen bana yollayıversin de tamamlayalım eksikliği. Şarkı halini pekçok sanatçı güzel seslendirmişse de, ben her düşünce ve ruh haline uygunluğu, sınıfsızlığı ve özgürlüğü dolayısıyla solcu idealine selam eder ve Kibariye’den dinlemeyi tercih ederim.


4 Comments

  1. arkadaşın sevinçli yakınmasına ben de katılıyorum.
    -kalktı göç eyledi avşar illeri
    ağır ağır konan göçler bizimdir-

    yazıyı okurken bu türküyü söyleyip söylemediğiniz,sevip sevmediğiniz aklıma geldi.
    bir de sabahattin ali gerçekten bağışlanmış,bu olaydan sonra eğitim için almanyaya gönderilmiştir.onu bağışlamayanın inönü olduğu söylenir.

    kul olayım kalem tutan ellerinize,hoşcakalın.

  2. Valla demokratlar gerrcileile irtibatlarını kessin, tfcm darbe girişimlerine beraber karşı e7ıkalım, orduyu bakanlığın emrine sokalım, militarizmi yok edelim. Ama lfctfen cemaat tayfasının, polisin demokrasi mfccadelesi verdiğini dfcşfcnmeyin, demokrasi sorguma gerektirir, biat etmez.

  3. Diline sağlık. Okurken ie7imin yağı eridi. Bu kadar mı şahane bir tahlil olur. CHP, iki dakka kıe7ını kırıp şunları okusa, zeka besritili de gf6stermiş olur.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


ten − 2 =