Ahmaklığın Dereceleri

Halid el-Masri adında adamın biri (Müslüman Alman vatandaşı), Almanya’da evinden otobüse binmiş, Makedonya’ya tatile gidecek. Makedonya sınırında şööööyle bir tepeden tırnağa süzmüşler Halid Bey’i. Tipinde belirgin bir kayıklık olmalı ki, önce pasaportuna el koymuşlar (Alman pasaportu), sonra kendilerini 23 gün Skopje’de bir otel odasında misafir etmişler. Bu sırada dört çocuğu ve karısı ve tanıdıkları ve akrabaları ve kendisine olur da akıl verip yardım eder ihtimali olan hiçbir canlı varlıkla görüştürmemişler.

Ardından bileklerine takmışlar kelepçeyi, havaalanına götürmüşler. Bu arada nasıl olduysa, oldukça da dayak yemiş. Kelepçeyi takmadan, ne olur ne olmaz diye düşündüklerinden olsa gerek, kendisini çırılçıplak soymuşlar, anüsünü dikkatle kontrol etmişler, sonra altbezi takmışlar, eşofman giydirmeyi akıl etmişler, oldukça uyuşturmuşlar ve yallah Afganistan’a uçurmuşlar.

Ardından… Ardından dört ay hapiste tutmuşlar, tutarken tutulmuş olanlara yapılması gerekli işlemler ne ise öyle yapmışlar.

Halid El-Masri’yi CIA (yanlışlıkla) kaçırmış. Kendisi kara gözü, kara kaşıyla ve El’li Masri’li adıyla meğer bir Al Kaideli’ye pek benzermiş. Hata buradan oluşmuş.

Ardından… CIA aman ne yaptık olmuş. Kendisini kibarca kelepçelemişler, gözlerini bağlamışlar, Arnavutluk’a uçurmuşlar, tatilinize kaldığınız yerden devam ediniz diyerek kendisini orada bırakıvermişler.

CIA isim okumayı bilmez mi? İsimler karıştı, Makedonya ile Arnavutluk’u da mı karıştırdılar? Bu sorularla tatlı canınızı üzmeyiniz. Esas konu bu değil. Al Kaide’nin adamlarının kıçlarına ne yapıldığı da beni aşırı ilgilendirmiyor doğrusu. Ama size hikayemin en etkileyici yerini anlatmadım daha:

Halid Bey İngilizce bilmezmiş. CIA’in en parlak elemanları Almanca bilmezmiş. Hiçbiri Arapça bilmezmiş. Bu kadar ay boyunca Halid Bey’e verilen emekler heba olmuş. Bütün dayaklar, uyuşturucu haplar, uçak paraları, hepsi, hepsi bir adet tercüman bulunamamasından dolayı çöpe gitmiş. Velhasıl, dostlarım, Almanca biliyorsanız, size iş imkanları var. Ya da yok. Yine de başvurmaya değer en yakın bir CIA Bölge Müdürlüğü’ne.

4 Comments

  1. “te dua, mr. halid”* diyerek olaya bir renk de ben katayım. Halid Bey’e bol şanslar diliyorum
    bundan sonraki yaşamında:)

    te dua, arnavutça, sizi seviyorum, demek:)

  2. Mister Halid Bey, şimdi İnsan Hakları Birliği tarafından elinden tutularak CIA’yı dava ediyor. 2 milyon Dolar istiyormuş. 2 Milyon Dolar benim acıma merhem olur muydu, bilmem.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


3 × three =