Baktım ki, hüthüt kuşu çok googlelanıyor, googlanırken insanlar benim bloga düşüyor, bari kuşla ilgili bilgi arayan buradan bulabilsin diye, artık bu kelimeyi öğrenciler mi arıyor, yoksa sufi/dini sebepleriyle mi aranıyor, herneyse, biraz bilgi yazmak iyi olabilir diye düşündüm.
Ben bloga adını verirken birkaç şeyler birden gelmişti aklıma. Herşeyden önce hüthüt kuşu derken insanların dudaklarının almak zorunda kaldığı şekiller, üstelik hütleyeceğim diye nefes nefese kalma olasılığı, kelimenin Türkçe’ye has harflerle dolu olması, kuşun isminin (her dilde) çıkardığı sesten esinlenmiş olması, kuşun bizzat çıkardığı sesle ünlü olması hoşuma gitmişti. Aslında ibibikle aynı şey hüthüt. Ama ibibiğin türküsünden gelen kültürel yükü var ki, yüksüz, cıbıl isim bulmak ilgimi daha fazla çekmişti.
Havada gören var mı bilmiyorum ama hüthüt çok tuhaf uçar. Koca şey, kelebek gibi bir oraya, bir buraya savurur kendisini. Tepesindeki ibiği de bir tuhaftır. Yuvası da feci halde bok kokar. Kimsecikler yaklaşmasın diye. Tuhaf bir hayvan velhasıl.
Sonradan öğrendiğime göre, solucan filan yediği için, Tevrat’taki pis kuşlar listesindeymiş. Valla, sofraya konulmaktan paçayı böylece kurtaracaksa, benim için diyetinde bir sorun yok.
Yunan mitinde Tereus, baldızını baldan tatlı görmüş de, tecavüz etmiş. Kimselere söylemesin diye dilini kesmiş, karısına baldız sizlere ömür demiş, baldız kızkardeşine tecavüzü ifade eden halılar yapıp yollamış, gerşeği öğrenen kadın çocuğunu pişirip babasına yedirmiş, ne yediğinin farkına varan Tereus iki kızkardeşi öldurecekken, tanrılar neyse ki bu rezilliğe hepsini birden kuşa çevirerek dur demişler. Tereus hüthüt kuşu, karısı kendisinin öldürdüğü oğluna ağıt yakan bülbül, baldız da şarkı söylemek yerine, ufak sesler çıkaran kırlangıca dönüşmüş.
Tereus kelimesi, benim arasıra kullandığım teres lafına ne çok benziyor!
Kur’andaki bir hikayeye göre, hüthüt kuşu Kral Süleyman’a, Saba Melikesi Belkıs’ın zenginliklerinden haber vermiş. Süleyman, Melike’ye kendi tanrısından bahsetmiş, çok etkilenen Belkıs da din değiştirmiş. Hazinelere ne olmuş, bilmiyorum.
Çinliler, hüthüt kuşunun bahar müjdecisi olduğuna inanırlarmış. Pek süslü, kendini beğenmiş, gösterişli ve güzel bulunurmuş. Ama Fransızlar aynı fikirde değiller. Hüthütü pek salak görünüşlü buluyorlarmış ki, embesille aynı anlama gelen bir kelimeleri var hüthüt için.
Fars şiirinde önemli yeri olan Kuşlar Konferansı adlı bir eserde, önemli yer alıyormuş ki ben ne bu şiiri okudum, ne de daha önce kuşun Sufi’yen önemini biliyordum.
Ortaçağ Avrupası’nda hüthütün etini ve kanını büyü yapmakta kullanırlarmış.
Hüthütün hikayesi bu. Ben isminin söylenişi, uçuşu ve kendinin güzellik sayıp böbürlendiği ibiğiyle sinirli ve sersem halleri ve sesi yüzünden seçmiştim bu ismi.
Bu noktada bir sobeleme hisleri geldi içime ki dayanamayacağım. Okuyan, ilgilenen kendi blogunda, blogunun isminin nereden geldiğini yazıversin bir zahmet.

February 19, 2008






Bu kuş Datça’ya yaz aylarında gelir. Kış yaklaşırken başka yerlere göç eder. Burada bu kuşun adı “Tepeli Çavuş” tur.
Datçalılar kuşu iyice gözden geçirip fena bir ad takmamışlar, değil mi?
Arapça hudhud kelimesinden türkçeye girmiş elif, bir de sana daha önce bahsetmiştim Uhut dağının adından “Çok şişmek, kabarmak” anlamında kullanılan hüt dağı gibi şişmek anlamında kısaca “hüt dağı” olarak kullanılan bir deyimde varmış.
Adı seninki kadar uzun, değişik, eğlenceli açıklamaları olan başka blog var mı, acaba?
)
Hüthüt Kuşu’nu, Uhud dağını ve Hüt dağı gibi şişmek deyimlerini biliyordum da, kuşun neye benzeyebileceğini hiç kafamda canlandıramamıştım. Bilgi için teşekkürler.
ilginçmiş, ibibik kuşunu bilirdim de, onun hüthüt olduğunu bilmezdim.
bir de mit’i amma entrikalıymış. şimdi en terbiyeli seçim olarak entrikalı dedim. okurken içimde daha ilginç nidalar oluşmuştu oysaki.
aslında sobe konusunu sevdim. ben de bir ara elektra kompleksini nasıl değiştirdiğimi yazayım.
sevgiler…
Valla itiraf edeyim ben de tavus kuşu gibi birşey sanıyordum, yeni birşey öğrenmiş oldum.
Nihat Abi, Tepeli Cavus hakikaten cok uygun bir isim!
Gaykedicigim, hatirladim. Tum bu kabarmalar ve sisinmeler bana gayet iyi uyuyor. ;oP
ben de dun bu senin yazini gormeden huthut kusunu dusundum, ne kadar original bir ad oldugunu. abdala malum olurmus ama aptala da oldu iste
Hüt hüt kuşunun güzel sesli, devamlı şakıyarak şarkı söyleyen, dahası anlatacak çok şeyi olan bir kuş olduğunu düşünürdüm bloguna gelip gittikçe:) Ben seni ve blogunu bu kuşa değil, kuşu size benzeten canlandırmalar yapmışım galiba, yaparım böyle şeyler:)Kafam ters çalışır bazan:)
Bu arada ekmekçi kız haklı, kaç kişinin blogunun böyle anlamlı ismi var ki? İnsan komplekse giriyor valla sizin yanınızda:)Ben ne yazabilirim ki her şey ortada işte.
İngiltere’den Mektuplar, açıklamaya pek hacet bırakmıyor değil mi? Sevgiler…