Bilgisayarın yanına hiç uğramam, kafamın içi dolar dolar, sonra bir başlarım yazmaya; sayfalarca. Bu sefer birşey yazacağım da, bir türlü tam dolmuyor benim kafatası. Birşeyi bekliyor gibi. Tam o anda babamdan bir email. Bir hikayesini yollamış bir sebeple. Okuyorum. Bir de bakıyorum, sağ kulağımda bir sızıntı. babam oturduğu yerden bir çay kaşığı soktu beynime, doldum [...]
ELİF Savaş Felsen – Hüthüt Kuşu
Iniş, çıkış
Kapıda, dev çiçek sepetinden eli, bacağından başka yeri görünmeyen bir adam. Pek hoş. Benimkinden üç gün önce doğumgününü kutladığımız Brian ile benim doğumgünümde yaptığım telefon konuşmasında öğreniyorum ki, meğer bence pek sevimli geçen günü, onun için, kendi sözleriyle: havayi fişeksiz, yağmurlu, evde ve oldukça sıradanmış. (Özür niyetine yolladığı emailinde diyor ki: Seninle geçen yağmurlu bir [...]
Kapatınca
Amazonlar’ın balta girmemiş ormanlarında yaşayan insanlara ilk kez ayna uzatılınca önce bir bakmışlar. Aynadakinin kendileri olduğunu anlamaları biraz zaman almış tabii. Bizi basit işleyişli canlılardan ayıran özelliklerden biridir aynadakinin başka biri değil, kendimiz olduğunu anlayabilmemiz. Birkaç karmaşık canlıda daha var bu yetenek. Aksin kendilerine ait olduğunu anlayınca aynayı bırakamaz olmuşlar. Böyle bir kayıt seyretmiştim ben. [...]

December 17, 2009

