Bir açılsak, pir açılsak ama öyle olmuyor, bir yandan açılacağız diye yırtındıkça, öbür taraftan kapanacağız diye çığlığı basıyoruz. Bir açıyoruz, bir kapıyoruz; biz bunu hep yapıyoruz. Bindokuzyüzkırklı yılların İngiltere’sinde çocuğuna bakamayan kadınlar veya fakir aileler, çocuğu bakımevine bırakınca hop! Çocukların adı değişiyor, doğum yıllarında oynanıyor, aile kısmına ölü yazılıyor ve kendilerini Avusturalya’da buluveriyorlarmış.(Bazı anneler, gazetede [...]
ELİF Savaş Felsen – Hüthüt Kuşu
Duvar Nasıl Yıkıldı?
Almanya’nın doğusuyla batısını ayıran duvarın yıkılışından iki yıl sonra Berlin’e gitmiştim ben. İki Berlin arasında çok büyük fark vardı. Birkaç sene oldu, yine gittim. Batı Berlin, doğusunu yemiş, yoketmiş. Ama şehirden çıkıp, eski Doğu Alman bölgelerinde dolaşınca, hala farklar olduğu hissediliyor. Binalar farklı. Badana daha ender. Müzelerde dikilen bekçi kadınlar daha bir yakından takip ediyorlar [...]
Bi Örl Grey aliyim ben abi
Bazı filmlerde bir dükkanlar olur hani, Çinli dükkan sahibi, bir sürü gizemli kutular, acaip resimler, yazılar… Benim çay aldığım bir dükkan var; hiç de böyle gizemli filan değil. Sahibi Japon bir kadın. Tezgahın arkasında kocaman kocaman cam kavanozların içinde onlarca çeşit çay. Gizemli dükkan değildi de, o halde ne gizeminden üzeminden bahsediyorum? Başlangıcını öyle yazınca [...]

November 23, 2009

