Bir zamanlar Filipinler’in başında Ferdinand Marcos adında bir bela herif vardı. Filipinler’de milyonlarca insan inim inim inlerken, karısı İmelda Marcos’un 800 çift ayakkabı biriktirmeyi başarmış. 2 buçuk yıl aynı ayakkabıyı giymesen, kolleksiyonu anca dönüyorsun. Geçenlerde Filipinler’de tayfun 850 kişiyi yutmuştu ya, Marcos Hanım’ın ayakkabı müzesinden de 20 çift ayakkabı götürmüş. İlk defa BBC’de rastladığım bir [...]
ELİF Savaş Felsen – Hüthüt Kuşu
Kan
Bir önceki girintimde söz verdiğim üz’re, içinde geçen kelime oyunundan dolayı Türkçe’ye çevrilmesi zor bir başlık olan Blood Shed’in fragmanını koyuyorum. Filmin yönetmeni fragmanı sitesinden çekebilir, üzerinde değişiklikler yapmak isteyebilir. Ama birkaç gün orada bırakacağından eminim. Shed hem akıtmak/akmış/akıtılmış demek, hem de baraka/depo demek. Film, depoda geçtiğinden ve korku filmi olduğundan, arkadaş böyle çifte kavrulmuş [...]
60 adet kahve çekirdeği
Beethoven her sabah saat altıya doğru kalkar, 60 adet kahve çekirdeği sayıp öğütür, kahvesini yapar ve işine koyulurmuş. 60 adet kahve çekirdeği sert bir kahve mi yapar? Ben kahveden hiç anlamam. Bize 45 dakika gibi biryerde Küçük Hindistan görünümlü bir kasaba var. Nefis yemekler yapan restoranlar, rengarenk kıyafetlerle dolaşan kadınlar, kumaşçı dükkanları, kapısından envaye çeşit [...]

October 23, 2009

