ELİF Savaş Felsen – Hüthüt Kuşu

İnternette yazmak, okyanusa içinde mesaj olan şişe salmak gibi birşey. Benim şişemi siz buldunuz.

Okudum

İki haftada bizim evde düzenlenen dört yemek toplantısı, bir de Şükran Günü Partisi (tabii ki yine bizim evde), Anatol’un ve Brian’ın soğukalgınlığı, Anatol’un son iki gündür yaşadığı “iki yaş bunalımı”, bir besteciyle buluşma ve yeni eserler üzerinde çalışmayı araya sıkıştırarak ve alınmış bilete rağmen operaya gidemeyerek, üzerinde çalıştığım kitabın kendim ve başkalarının ayak sürümesinden doğan [...]

Bazı hayatlar

Tayland’da bir gece yolda yürüyoruz. Bakkal gibi bir dükkanda sıra sıra yumurtalar, üst üste, o karton kutuların içinde, boyumdan yüksek duruyorlar. Bu sıcakta dışarıda tutuyorlar diye düşünüyorken ben, üstten bir yumurta kırılıverdi gözümüzün önünde. Islak bir civciv çıktı ve o yükseklikten aşağıya yuvarlandı. Satıcı adam, olayı gördük diye bizden rahatsız olmuş bir bakış attı . [...]

OĞLUM BÜYÜYÜNCE GAY OLSUN

Siyah ekranın üzerinde gri-beyaz karartılar dolanıyor. Bazı bölümleri tahmin etmek kolay: şu yuvarlak olan kafatası olmalı, yılan gibi uzayıp giden kemikler omurgadır. Küçük pompa aynen kalbe benziyor. Bunların dışında ancak çok kısacık diye tanımlanabilecek kol ve bacak kemikleri, orta okulda tahtaya çizdirip durdukları cinsten iribaş kurbağayı andıran göbek ve daha bir sürü kumlu, oynak görüntü… [...]

© ELİF Savaş Felsen – Hüthüt Kuşu