1- 2- 3-

1- Adem ile Havva ilk insandı diye inanıyorlar da, ne diye göbek deliklerini de çiziyorlar?

2- Birkaç ay önce, Anatol’a “La donna e mobile” adlı aryayı öğretiyorum. Öğretiyorum dediğim, ilk iki cümlesini söylemeye çalışıyoruz, gerisi lay lay lay ve tabii kadans ve en yüksek notayı tutarken elimizi tenorlar gibi açıyoruz… Öylece kaldı. Unutmuşum.

Üç gün önce provam bitti. Anatol, ben de şarkı söylemek istiyorum dedi. Pekiyi dedik. Ama piyanist de eşlik etsinmiş. Pekiyi. Buyrun bir akor.

“La donna e mobile! Qual piuma al vento, Muta d’accento — e di pensiero… La la la la la-ra-la-ra-la-ra la laaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!”

Piyanistle bakıştık. Eh dedi piyanist, ben bari adam gibi eşlik edeyim. Piyanist çaldı, Anatol söyledi. Hızını alamadı, bir daha soyledi. En üst notayı defalarca söyledi. Sonra alkışlamamızı emretti. Sonra thank you, thank you dedi, gayet kendini beğenmiş bir tavırla.

Pavarotti dört yaşındayken masaya çıkarır da söyletirmiş babası bu aryayı. Biz rekorunu kırdık. (MZ’ye selam.)

3- Tinnitus diye bir rahatsizlık var. Şuşşşşşşşşş gibi sesler, tınlamalar, çınlamalar… Olmadık gürültüleri duymak. Ama şizofreni filan değil, bütün gün ve gece ve devamlı buzdolabı gürültüsü dinlemek gibi, ama kafanın içinde! Şimdiye kadar beyinden gelen seslerin daha önce farkedilmemesi de, birden hepsinin birden ortaya dökülüvermesi.

Kulakta bir hasar olursa veya yaşlılık sebebiyle duymada azalma oluşursa, beyin, sessizliğin yerini doldurmak için hiperaktif halde gürültü uydurmaya başlıyormuş. Beyinin sinyalsiz durduğu yerde durması mümkün değil, kendi gürültüsünü çıkartmaya başlıyor bir nevi. Statik gürültü gibi birşey. Bu gürültü halini susturmak mümkün değilmiş. Elektro şok bile denenmiş. Tek çare başka gürültü sunup beynin gürültü ihtiyacını doyurmak imiş. Hastalar kulaklarında kulaklık, devamlı müzik dinleyerek dolaşıyorlarmış. Önce yüksek sesle, sonra yavaş yavaş kısarak. 2000 kişiden fazlasına faydası olmuş. Ama müzisyenlerde faydasızmış. Çünkü seçici oluyorlarmış.

Cehenneme düşenlere soruyorlarmış: Cezalardan ceza beğen:New Age mi? Tinnitus mu?

6 Comments

  1. Bak hic dusunmemistim o gobek deligini neden cizdiklerini. Ne iyi oldu iyi ki belirttin.

    Sen kesin Anatol`deki cevheri gormussun, nasil merak ettim, onu dinlemek isterdim…belki de buyuk bir tenorun dogusuna taniklik etmis olurdum. Video falan koysana, olmadi gelecem ben oraya hem seni hem Anatol`u dinlemeye.

    Beynin gurultu yaratmasi da ne ilginc, ne sinir bozucudur kimbilir…insan delirebilir bile.

  2. Göbek deliğine takıldım ben de. Cidden ya. Ne salağız, yeminle salağız. (Kafa da bir o kadar karışık, heheh)

    Anatol’a da kocaman bir aferin. Öpüyorum

    marruu

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


three × 3 =